İngilizlerin gözetiminde yaptırılan Yunan İşgali ile Osmanlılar Türkleştirilir. “Üç Maymun!” hikayesi (son)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı
Gerçeklerinizle yüzleşmeden, eski defterleri kapatmadan, (sorunları çözmeden) yeni bir başlangıç mümkün değildir.

Gerçeklerinizle yüzleşmeden, eski defterleri kapatmadan, (sorunları çözmeden) yeni bir başlangıç mümkün değildir.

Çok önceleri bir yerde mutluluk içinde yaşayan bir maymun krallığı ve aynı yerde bir de şeytan yaşarmış. Bu maymun ülkesinde bir inanca göre şeytanı gören lanetlenir ve bu lanetlenmiş olan da krallığı felakete götürürmüş.

Bu krallıktan üç maymun ormanda bulundukları sırada şeytanla karşılaşırlar.

Maymunlardan biri şeytanı görmemek için gözünü kapatmış ama sesini duymuş,

Diğeri kulağını kapatmış ama şeytanı görmüş,

Üçüncü maymun ise hem sesini duymuş hem de görmüş ama kimseye söylememek için ağzını kapatmış ve hemen oradaki bir ağacın kavuğuna gizlenmişler.

Olayı kimseye anlatmamak için birbirlerine söz vermişler.

O günden sonra krallıklarının geleceği için bu üç maymun hep birlikte biri gözünü, diğeri kulağını, üçüncüsü de ağzını kapatarak yaşamaya başlamışlar.”

“Görmedim…Duymadım…Konuşmadım!”

Osmanlının tasfiyesi ile kurulan Yeni Devlet’in oluşturulmasına giden  tüm yollar  (Büyük Britanya) İngiltere’ye çıkmaktadır.

Birinci Dünya Savaşı’nı kaybetmemizin sonucunda, 30 Ekim 1918’de yapılan Mondros (Teslim Belgesi) Antlaşması ile birlikte ülkemiz, dönemin büyük devletleri (galipler) tarafından Kasım 1918 tarihinden itibaren işgal edilmiştir.

Mondros Antlaşması’na göre;

-Osmanlı Devleti, Ordusunu terhis ederek, silahlarını teslim edecektir. Bunlarla beraber işgalci devletler, gerek gördükleri durumlarda ülkenin dilediklerini yerlerini işgal edebileceklerdir.

-Bu “işgal edebilirler” maddesi, ilerleyen süreçte Osmanlı Devleti ve Hükümeti’nin elini kolunu bağlamıştır.

-İşgalciler, yaklaşık altı aylık bir suskunluk (hazırlık) döneminden sonra kafalarındaki uzun vadeli planı uygulamaya sokarlar.

-Bizimle birlikte, I. Dünya Savaşı’nda yenilmiş olan Almanya ile yaklaşık beş ayda imzalanan “Barış Antlaşması”,  Osmanlı Devleti (Varisleri ile) ancak beş yılda yapılacaktır.

İşgalciler neden bir “Barış Antlaşması” için “Beş yıl” gibi çok uzun bir süreye ihtiyaç duymuşlardır?

-Osmanlı Devleti üç kıtada büyük topraklara ve bu topraklar üzerinde zengin enerji ve hammadde kaynaklarına sahiptir.

-İşgalciler tarafından önceden fiili olarak el konulan Osmanlı topraklarının yasal bir zemine oturtulması gerekmektedir.

-Gerek Osmanlı İmparatorluğu’nun tasfiyesi ve gerekse Yeni Devlet’in yapılandırılmasının yanında, işgalcilerin kendi aralarındaki paylaşımın detaylandırılması ancak uzun sürelerde mümkün olabilmiştir.

Mustafa Kemal Paşa’nın, 19 Mayıs 1919’da “Samsun’a çıkması ve nihayetinde Yunanlıların ülkemizi terk etmeleri ile ilgili tüm süreç,

Ülkemizi işgal eden devletlerin gözetiminde gerçekleşmiştir.

Bu basit bir ifadesi ile,

-İşgalciler, ilk planda Osmanlı Hükümeti ile Ankara Hükümeti;

-İkinci planda, Yunan ordusu ile Türk Ordusu arasındaki ilişkilerde (Antlaşmada) “Trafik Polisliği”, gözetmenlik yapılmış olmasıdır.

Türk Ordusu İzmir’e girdiğinde, ordumuzu karşılayan İngiliz ve Fransız subaylardır.

Tekrar edilirse;

-İşgalciler, (özellikle ingilizler) Lozan Antlaşması ile (24 Temmuz 1923) ülkemizi terk etmiş gözükseler de, Boğazlar ve başka meselelerin teminatları  için olsa gerek!  1936 yılına kadar ülkemizde kalmışlardır.

-Yakın Tarih’imizi (Resmi tarihi) dikkatli okuyanlar, bize düşman olarak, “Yunanlılar, Ermeniler ve Rumlar” ın gösterildiği dikkatlerinden kaçmayacaktır.

-Gerçeğinde bu halklar ülkemizi işgal etmemişlerdir. Bunlar, Osmanlıların bir parçasıdır.

-Bu halklar, bir süreçte ve bir plan gereği; Rus, İngiliz, Fransız ve ABD tarafından, ayrı bir devlet kurmaları için oya gibi işlenmiş, silahlandırılmış; Osmanlının sıkıntılı dönemlerinde, Onlar Osmanlı ile dışarıda savaşırlarken, kuklaları da içeriden Osmanlının altını oymaya başlamışlardır.

-İstiklal Savaşı ile ilgili tüm (resmi) kutlamalarda dikkat edildiğinde düşmanlar; Ya Yunanlılar, ya Ermeniler, ya da Rumlardır.

-Ortada, ülkemizi işgal ederek tasfiye edenlerden; ne İngilizler vardır, ne Fransızlar, İtalyanlar, ne de Amerikalılar…

-Hatta Yahudiler de…

-Gerçeğinde, Rumlar ve Ermeniler ülkemizden ayrıldıklarında onların mallarına ne olmuştur dersiniz?

-Sahi ya!

-Bu insanların evleri, tarlaları, fabrikaları servetlerinin üzerine kimler oturmuştur?

-Kimler mi?

-Cumhuriyet’in kurulmasından sonra ağaların, paşaların mallarının listelerine bakılırsa bunlar orada net olarak görülecektir.

-Ancak bunların bir yerde anlatıldığını görmemişsinizdir. (Bu konu ve malların akibeti bir yazı ile ayrıca açıklanacaktır.)

-“İngilizler olmadan Osmanlı imparatorluğunun yıkılışı da konuşulamaz, TC’nin kuruluşu da.. Teoride doğru bir çerçeve değil. O zamanki İngiliz yazışmalarına bakarsanız kimbilir neler çıkar..”(1)

Sonsöz…

-Osmanlının Tasfiyesi ve Yeni Devlet’in kuruluşu ile ilgili olarak ilk üç bölümde yeteri kadar malzeme sunulmuştur.

Sonrası meraklılarına ve araştırmacılarına kalmaktadır.

Resim;web ortamından alınmıştır.

(1) Star gazetesi yazarı Mehmet Altan

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*