“Ilımlı İslam” projesi Haçlı Seferlerinin nöbeti Kültür Emperyalizmine devretmesidir (2)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

Karşısındakini aptal görenler yaşamda en fazla  kaybedenlerdir.

Kamuoyu Batı’nın köleliği yasakladığını düşünür. Bu bir aldatmacadır.  Hikayesi; Afrika’da madenlere işçi bulunamaması sonucu Afrika’dan dışarıya köle ihracı durdurulmasıdır. Bir aldatmaca daha vardır. Modernleşme adı altında ithal edilen kültür, aslında taklit yolu ile hizmet edilerek yüceltilendir.

Hazır “aldatma” konusuna gelmişken,  “Dinler arası diyalog” oyununu da açalım;

Bilindiği gibi Musevilik ve  Hıristiyanlık, ilkeleri açısından orijinalliğini muhafaza edememiş, çeşitli zamanlarda tahrif edilerek, değiştirilmiştir.

Ancak, İslam Orijinaldir ve öyle de kalacaktır.

Şimdi, bir masa etrafında oturduk ve…

Musevilik, Hıristiyanlık ve İslam dinini (ilkelerini) konuşuyoruz…

-Bir tutam Musevilik,

-Bir tutam Hıristiyanlık,

-Bir tutam da İslam ilkelerinden  alarak başladık konuşmaya…

-Nedir amaçlanan?

 Diyalog ile yeni bir dünya din anlayışı meydana getirmek!

Bu mudur, “Dinler arasındaki diyalog?” oyununun anhası ve minhası?

Geçtiğimiz günlerde gazetelere Almanya’dan bir haber okumuştuk;

“Almanya’nın Hagen kentinde bir eve giren hırsız yaşlı bir kadın cesediyle karşılaşmış. Hırsızın çıkardığı gürültü üzerine durumu farkeden komşular polisi aramışlar.

Çöplerle dolu evde cesedi bulunan yaşlı kadının 5 yıl önce öldüğü tespit edilmiş. 5 yıl boyunca yaşlı kadını ne arayan olmuş, ne de soran.

Komşular da yanı başlarında yaşayan kadının akıbetini hiç mi hiç merak etmemişler.”

Şimdi bu haberi, Ilımlı İslam ve konu ile ilişkilendirmek için biraz gerilere gidelim…

Martin Luther (10 Kasım 1483 – 18 Şubat 1546 Alman keşiş, teolog, üniversite profesörü, protestanlığın babası ve Lüterciliği yayan kişidir.

Almanya’nın Eisleben şehrinde doğan Martin Luther, Erfurt Üniversitesi’nde okudu. Ailesine yaptığı bir ziyaret dönüşü, Erfurt yolunda yıldırım çarpma tehlikesiyle karşılaşınca keşiş olmaya karar verdi.

21 yaşındayken Aziz Augustin tarikatına bağlı bir manastıra girip ilahiyat eğitimine başladı ve aynı yıl rahip oldu. Ertesi sene Wittenberg Üniversitesi’nde doktorasını tamamlayarak ders vermeye başladı. O günlerde, Roma’nın görevlendirdiği bir Dominiken keşişi olan Johann Tetzel, Wittenberg civarında endüljans (*) satıyordu.

Luther manastırdaki günlerinden beri sorguladığı bu uygulamaya karşı bir eleştiri yazdı. “Endüljansın Kuvvetine Dair Tezler” başlıklı, 95 maddeden oluşan bu metni 31 Ekim 1517 günü piskoposlara gönderdi ve aynı zamanda birer mektupla endüljans konusundaki vaazlerin teolojik açıdan sağlam bir zemine oturtulmasını istedi.

Martin Luther’in bu tezleri üniversitenin bülten panosu sayılabilecek bir yer olan Wittenberg Saray Kilisesi’nin kapısına astığı yolundaki, ancak yıllar sonra yayılan rivayet kanıtlanmış değildir.

Sonuçta bu tezler Almanya’da ve komşu ülkelerde Luther’in kendisinin de öngörmüş olmadığı bir hızla yayılınca sadece endüljans satışlarında bir düşüş yaşanmakla kalmadı, bu olay bütün Reformasyon hareketinin başlangıcı oldu.

1521 yılında Luther İmparator V. Charles tarafından Worms Kurulu’na ifade vermek üzere çağrıldı. Yolda Erfurt, Eisenach, Gotha ve Frankfurt’ta vaazlar verdi ve Worms’a büyük bir kalabalık eşliğinde zafer kazanmış komutan edasıyla girdi.

Burada kendisinden yazmış olduğu kitaplardaki heretik fikirlerinden vazgeçmesi istendi. Luther şöyle bir ifade verdi:

-“Kutsal Metinler ve akıl yoluyla ikna edilmediğim sürece papalar ve konsillerin otoritesini kabul edemem. Zira bunlar kendi aralarında çelişmekte ve benim vicdanım da sadece Tanrı’nın sözüne bağlıdır.

Bu sebeple hiçbir görüşümden dönmüyorum çünkü kişinin vicdanına rağmen yazdıklarını inkâr etmesi doğru ve güvenilir olmaz. Tanrı yardımcım olsun”. (1)

Buradaki gerçek;

Kilisenin, Tanrı adına inananlarına yapmadığı zulüm kalmadığıdır.

Bir gerçek daha vardır;

Batıda kilise ve devletin, görünenin ve dillendirilenin aksine ele ele vererek halklarına zulüm yaptığıdır.

Bu nedenle Laik (Devlet ve Kilisenin birbirlerinin alanına karışmamaları) anlayış, özellikle Hıristiyanlar için su, hava kadar gerekli olmuştur.

Ancak, tahrif edilerek bir avuç Hıristiyan din adamının zenginleşmesinin ve zulüm yapmasının aracı haline getirilen uydurma din kurallarını iyileştirelim derken ortada din adına hiçbir değer kalmamıştır.

Özetle…

Kaş yapalım derken insanlığın iki gözü ve bir vicdanı çıkarılmıştır.

Ve bu yol bizi sürecin sonunda Almanya’da insanlığı, beş yıl evvel öldüğü halde varlığı kimsenin umurunda olmadığı için unutulan yaşlı kadının cenazesine getirecektir…

Bu kuyu çok derin…

İnmeden evvel istedik ki etrafını biraz daha açalım…

Resim, internet ortamından alınmıştır.

(*) Endüljans nedir?  “Hıristiyan Katolik Kilisesi’nin günah bağışlaması ve bu amaçla çıkarttığı belge. Önceleri, günah işleyenlerin, günahlarının tamamının ya da bir bölümünün bağışlanması biçimindeydi. Daha sonra işlenen günahlar için Kilise’nin Tanrı katında aracılığı anlamına gelir oldu. Kilise bunu para karşılığında yapıyordu. Roma’da yapılmakta olan ünlü Sen Piyer Kilisesi’nin tamamlanabilmesi için Papa 10. Leon günahkarlar için bir af çıkardı. Aftan yararlanmak için para karşılığı satılan ve “endüljans” adı verilen af belgesinden edinmek yeterliydi. Almanyalı bir din adamı olan Martin Luther bu duruma ve Kilise’nin zenginliğine karşı çıktı. Endüljans kavgası denen bu çatışma, Reform hareketinin önemli nedenlerinden biridir.”http://www.sohbet35.net/etiket/enduljans-nedir/

(1) Vikipedi

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*