Her derde deva irtica! Aczimendiler, Fatma Şahinler, Ali Kalkanlar

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

sarmusak

 

“Çevik Bir’e Şok Suçlama Aczimendiler’i kışlada eğitilip postmodern sürece hazırlandığını iddia eden Zihni Çakır, o komutanı da açıkladı.. 23 Ağustos 2008 / 07:08. Ergenekon’un Çöküşü 1 ve 2 ile Kod Adı Darbe kitabının yazarı Gazeteci Zihni Çakır’ın tutuklu bulunduğu cezaevinden gönderdiği 2. mektup gündemde damgasını vuracak…

Projenin kudretli komutanı; çevik bir

JİTEM’in kurucusu olduğu belirtilen emekli Albay Arif Doğan’ın gözaltına alınmasıyla, 28 Şubat sürecinde Aczimendi şeyhlerini eğiten askerlerin isimlerini saklamanın anlamı kalmadığını belirten Çakır, gündemi sarsacak iddialarda bulunuyor.

İlk mektubunda Aczimendi şeyhleri Müslüm Gündüz ve Ali Kalkancı’nın, ‘kudretli bir komutan’ın emri ile köylerinden alınıp önce uçakla İstanbul’da bir kışlaya daha sonra da Eskihisar’dan feribotla Yalova’ya götürülerek bir villada eğitildiğini belirten Çakır, bu projenin dönemin en etkin komutanı Orgeneral Çevik Bir ve Ergenekon sanığı emekli Tuğgeneral Veli Küçük’ün olduğunu belirtiyor.

Çakır’a göre, Yolava’da gerçekleşen buluşmanın organizatörleri olan Çevik Bir ve Veli Küçük’ün görev emrini yerine getirenler ise dönemin Jandarma Bölge Komutanı ve Bursa Garnizon Komutanı Tuğgeneral Nuri Güneş ile Yalova İl Jandarma Alay Komutanı Albay Arif Doğan.

Müslüm Gündüz’ün gece yarısından sonra saat 02.00 sularında Merkez Karakol’un geçici komutanı olan Astsubay A.R.K’nin jandarmaya ait devriye aracı ile Topçular feribot iskelesinden aldırıldığını öne süren Çakır, Müslüm Gündüz ve Ali Kalkancı’nın eğitime tabii tutulduğu villa hakkında da çarpıcı bilgiler verdi.

Villanın sahibi olan İran asıllı uyuşturucu kaçakçısına dönemin İçişleri Bakanı Saadettin Tantan tarafından T.C. vatandaşı kimliğinin verildiğini belirten Çakır, 1. mektubunda bahsettiği Aczimendiler’e ilk eğitimi veren ‘dini bilgisi yüksek gazeteci’nin kayınpederinin o dönem TSK’da general olduğunu söylüyor. (1)

* * *

(CNN TÜRK) 28 Şubat’ın sahte şeyhi Ali Kalkancı, babasının Almanya’da emekli olmasının ardından ailesiyle Türkiye’ye döndüğünü, 1992 yılında da “Çarşamba” cemaatinin etkisi altına girdiğini söyledi.

İlkokul mezunu Kalkancı’nın şeyh olma süreci ise çok ilginç…

“Seyit olduğum için bir gece rüyamda insanlara faydalı işler yapmam gerektiği ile ilgili rüya gördüm. Bu rüyadan sonra Balat’taki evimi Tekke yaptım.

1995 yılında Emire Ersoy ile evlendim. Bu evlilik nedeniyle ilk eşimle aramız açıldı ve ayrıldık. 1996 yılında tekkemize gelen Fadime Şahin’le tanıştım.

Mürşit ile mürit arasındaki ilişkiyi aşması nedeniyle onu ikaz ettim. Bir senaryonun parçası gibi beni bir takım olaylara çekmek istemesi nedeniyle kendisini kovdum.

Fadime Şahin daha sonra benimle yapamadıklarını Müslüm Gündüz’le yaptı. Ardından da 28 Şubat sürecinde bir komplonun içine çekildim.”

Seks skandalı…

Aczimendi tarikatının lideri Müslüm Gündüz, Fadime Şahin’le basılmış, ardından da Ali Kalkancı’nın zikir ayinlerine gelen Şahin’i iğfal ettiği iddia edilmişti.

Bu tarikat ve seks skandalları olay yaratmış, aylarca haberlere konu olmuştu.

“Ergenekon örgütüne üye misiniz?” sorusuna “Hayır” yanıtını veren Kalkancı, “Ergenekon sanığı eski binbaşı Zekeriya Öztürk’ü tanıyor musunuz?” sorusuna “Evet” yanıtını verdi.

“Benden şantajla para alırlardı. Her seferinde de büyükleri olarak Veli Küçük’ün ismini kullanırlardı. 28 Şubat sürecinde Ümit Oğuztan ve adamları beni zorla alıkoydular. Beni Strateji Dergisi’ne götürdüler.

Oğuztan sakalımı kesmem gerektiğini söyledi. Takım elbise ve kravat getirdiler. Sonra JİTEM üyesi olduğunu öğrendiğim bir kişi sakalımı zorla kesmeye başladı.

Beni tuttukları odadan seslerini duyuyordum. Star, Show TV, Kanal D, ATV’yi aradılar. Benimle ilgili pazarlık yaptılar. ‘Cem Bey, Ali Kalkancı’yı sana getiriyorum. Büyük reyting alacaksınız’ dediklerini duydum.

Sonra da programa çıkmam karşılığında Uzan’dan 3 milyon dolar aldıklarını öğrendim. Turgut Büyükdağ, ellerinde eşim Emire Kalkancı’nın porno görüntülerinin olduğunu söyleyip bana şantaj yaptı.”

Ergenekon kapsamında, geçen yaz savcılara ifade veren bir “gizli tanık”, Ali Kalkancı ile Fadime Şahin’in 28 Şubat’a zemin hazırlamak için Ergenekon tarafından görevlendirildiklerini iddia etmişti.

28 Şubat’ın sembol isimlerinden

Ali Kalkancı, Aczimendi tarikatının lideri Müslüm Gündüz ve Fadime Şahin gibi isimlerle 28 Şubat’ın sembol isimlerindendi.

İlkokul mezunu olan Kalkancı, herhangi bir dini eğitimi olmadığı halde Fatih’te tarikat kurup yönetmişti. Erbakan’ın kurduğu Refahyol iktidarı sırasında Kalkancı ve Müslüm Gündüz’ün Fadime Şahin’le seks skandalları patladı.

28 Şubat’ın ardından ortadan kaybolan Kalkancı, sakal kesip, dergahını kapattıktan sonra da işadamı kimliğiyle öne çıktı. Geçen şubatta da uyuşturucudan tutuklandı. Kalkancı, hala cezaevinde. (2)

* * *

Ve Can Dündar’dan….

-“Kırca’ nın başına gelenler bana Aczimendi şeyhi Müslüm Gündüz ‘ü anımsattı. Müslüm efendi ile kim olduğu şüpheli binbir surat ajan partnerini … 28 Şubat sürecini başlatanlar ; halkın gözünde Müslüman imajını lekelemek için olmadık mizansenler sahneledi.

Refahyol hükümetini bitirmek için pimi çeken güçler için uyduruk şeyhlerin ayak altında dolaşan Emire ve Fadimeler zuhur etti birden bire .

Psikolojik harp dairesi çok da başarılı oldu.

Bir Ramazan günü İslami kisveli Aczimendi Şeyhi’nin Fadime ile durduğu odaya polisler, kameralar girdi. Halk dehşete düştü. İftar sofralarındaki laiki-müslümanı ile topyekün bir halkın bu değerler tükenmesi karşısında midesi bulandı.

Her gün televizyonların tekrar tekrar verdiği görüntülerle insanlar teknolojik bir şiddete maruz kaldı .

Zafer medyanındı.

Müslüman imajından sadece laiklerin daha fazla nefret etmesi sağlanmamış Müslüman kesim de bu görüntülerden çok rahatsız olmuş, birbirlerine saygılarını kaybetmişlerdi.

Bu acımasız baskı sonucu pek çok Müslüman özgüvenini kaybetmiş, İslami kisveli aileler birbirleri ile görüşmeyi kendilerine yasaklamış,

Arkadaşlar birbirlerinden kaçar hale gelmiş, pek çok başıörtülü kadın tesettürden vazgeçmişti. “(3)

* * *

“İnsan düşünebilen varlıktır…” Bu ifade elbette doğrudur.

Eğer, düşünebilen varlıklara, bir iddiayı karşı iddiası ile birlikte verir ve olayları tarafsız değerlendirmesine izin verirseniz.

Neden dürüst insanlar ve çocuklar kolay aldanmaktadır?

Onlar tertemiz ve saftırlar…. Herkesi de kendileri gibi değerlendirirler.

Hz. Ali bu gibi durumlar için söylemiş olsa gerek…

-“Müslüman basiretli olur, aldanmaz.”

Bölümün ilk yazısında Merkez Bankası başkanımızın kısa hayat hikâyesi verilmişti…

Öyle bir ocakta, öyle bir ana’nın kucağında yetişen, büyüyen, “helal süt emmiş” bir insanda bir leke olabilir mi?

Elbette olamaz…

Bu insanlardan, değil bir insana, bir böceğe, bir çiçeğe zarar gelebilir mi?

İnsanlarımıza her defasında “irtica” adı altında ve çok açık ifadesi ile zulmedilmiştir, hatta edilmektedir…

Ancak, İlahi adalette olsa gerek, “Ah yerde kalmamaktadır.”

24.08.2010

 

Resim; http://www.aktifhaber.com/ilnur-cevikten-sok-aczimendi-iddiasi-590329h.htm’den alınmıştır.

(1) http://www.stratejikboyut.com/haber/cevik-bire-sok-suclama11024.html

(2) http://www.cnnturk.com/2009/turkiye/11/29/ali.kalkancinin.ifadesinde.one.
cikanlar/

(3) http://www.candundar.com.tr/index.php?Did=3372

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*