HAKKIMDA

                                                                                     

 

Tarih: Tamamlanmamış bir resim, bir hikaye ve gelecektir.

-Tarihi, yapanların değil, yazanların kaleminden öğreniriz. Yazanlar, dönemin iktidar sahipleri veya temsilcileridir.

-Tarih, bilinmeyen bir süreç olduğu için (tamamının) anlaşılması zordur.

-Tarihi, gerçek olarak değil de ; gerçek kabul edilenlerin bir yorumu olarak değerlendirmek gerekir.

-“Tarih, bir anlatıdır …” Tarih, geçmişin yeniden üretilmesi değildir. Tarih bir öyküdür

 

-Tarihle ilgili elimizde çok zengin bilgiler olsa bile, bilmediğimiz muazzam bir miktar vardır. Bu nedenle Tarihçi, bir konuyu yazmaya başladığında, eksik (tek taraflı) bilgilerle başladığını unutmamalı, “Kesin Hüküm”e varmamalıdır.

-Her yeni bulunan bir belgenin/kanıtın, tarih bilgimizi temelden sarsacak kadar önemli olduğu unutulmamalıdır.

-Tarih, kanıtların analizine ve yorumlanmasına dayalı olarak kendi yöntem ve prosedürleri ile bir disiplin temelli tarih görüşüdür. Tarihin (şüphecilikle) bir sorgulama süreci olarak vurgulanması önemlidir. Çünkü öğretmenlere, öğrencilerin sadece “öğrenmek” için değil, müfredatta özetlenen içeriği aktif olarak araştırması gerektiğini işaret eder. Bu sorgulama yaklaşımı: öğrencileri soru sormaya ve cevap aramaya, kanıtları bulmaya, analiz etmeye ve yorumlamaya; geçmişle ilgili farklı bakış açılarını yorumları keşfetmeye ve açıklamaya ve kanıtlara dayanarak kendi yorumlarını geliştirmeye ve kanıtlamaya teşvik eder.

-Öyleyse, Tarih, öğrencilere aktarılacak bir içerik, soyutlanmış bir kavram, yöntem ve beceriler bütünü değil, bunları bir araya getiren bir yaklaşımdır. Öğrenciler geçmişin bakış açılarını incelemek için tarihsel kavramları, yöntemleri ve becerileri uygulayarak tarihsel bilgi ve anlayış geliştirirler.

Tarih, gelecektir. Geriye bakılarak, ilerisini görebilen bir disiplindir.

Bu sitedeki bilgiler: Aslına sadık kalmak, ticari olmamak üzere, aktif link verilerek kullanılabilir,  alıntı yapılabilir.