Fransızların Suriye’ye olan ilgisi tarih kadar eskidir (2)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

"Kraliçe Beatrix'in başörtüsü ülkeyi karıştırdı!" Ancak, Ticaretin olduğu yerde karışan sadece paradır.

 

Haçlı Seferleri’nin nedeni sorulduğunda cevap; “Avrupa’nın fakirliği, Kudüs ve dini hassasiyettir.” Ancak bu doğru değil, kocaman bir aldatmacadır. Tek neden; Ticaret Yollarının Kontrolüdür.

Bu -gizli- amaç için uzun yıllar, dini sebepler bahane edilerek her iki taraftan yüzlerce milyon insan, sadece daha fazla kazanmak isteyen bir avuç zengin-tefeci için  kaybedilmiştir.

Anlatılacaklar, yaklaşık bin yıla ait bir zaman diliminin ticari penceresinden görülenlerin özetidir.

Bunlar bilinmeden; ne Osmanlının yok edilişini, ne cumhuriyetin kuruluşunu, ne de Hilafetin kaldırılmasını anlayabilir; ne de kendimize sağlıklı bir gelecek planı çizebiliriz.

Açık tabiri ile bunları öğrenmeden; suyu döverek yağ çıkarmaya çalışır, kendi etrafımızda gözleri kapalı olarak döner, birilerinin tarlaları için kuyudan su çıkarmaya devam ederiz.

Günümüzdeki Suriye meselesi, sadece ticaret yollarının hakimiyeti, Akdeniz  için diğer Ortadoğu ülkeleri gibi kaşla göz arasında halledilememektedir?

Çünkü son yüzyılda oyuna; İtalya, İngiltere, Fransa, Almanya’nın yanında Amerika, Rusya ve Çin girmiştir.

Şimdi her şeyin başı olan paranın, ticaretin izini takip ederek meseleleri anlamak için biraz gerilere gidiyoruz.

Ceneviz Cumhuriyeti,

12. yüzyıldan 1805 yılına kadar İtalya Yarımadası’nın Kuzey Batısında bugünkü Cenova kenti civarında hüküm sürmüş bir kent devlettir. Denizcilik yoluyla gelişen Cenovalılar, güçlü denizcilikleri sayesinde doğuda birçok imtiyazlar elde etmişler, birçok devleti hâkimiyetleri altına almışlardır.

Bizans İmparatoru Mihael VII’ye yaptıkları yardımlar karşılığı İstanbul’un Galata semtini ve İzmir limanından faydalanma husûsunda geniş imtiyazlar elde ettiler. Ayrıca Boğazlar üzerinde bâzı haklar ve Karadeniz’de Trabzon, Kefe gibi daha birçok limanı kontrolleri altına aldılar.

Osmanlı Devleti sınırları dâhilinde ticâret serbestîsi elde etmek için, kuruluş devrinde harekete geçen Cenovalılara ilk imtiyâzı Sultan Birinci Murad vermiştir (1387).

Bütün ticaretleri Doğu Akdeniz ve Yakındoğu ile olan Cenevizlilerin, Osmanlı Devletinin gelişmesiyle gelir kaynakları birer birer ellerinden çıktı.

İstanbul’un Fâtih Sultan Mehmed Han tarafındanfethi esnâsında Galatalı Cenevizliler tarafsızlık sözü vermelerine rağmen, sözlerinde durmamaları üzerine ellerindeki ticârî imtiyazların bâzıları alınmıştır. Zağanos Paşa ile 3 Haziran 1453’te yaptıkları anlaşmaya göre, yıllık vergi ödeyecekler, kilise kuramayacaklar, gayrimenkul hakkına sâhip olmayacaklardı.

Böylece Galata (Cenevizlerden)Türklerin eline geçmiş oluyordu.

Sakız, Limni, Amasra ve Kefe’deki Ceneviz kolonileri bir iki sene daha varlıklarını sürdürdülerse de Fâtih Sultan Mehmed bunları ortadan kaldırdı. Sakız Adası 1566’ya kadar vergi karşılığında varlığını sürdüydüyse de Kaptan-ı Deryâ Piyâle Paşa adayı aldı ve Ceneviz kolonisine son verdi.”

Venedikliler,

-Venedik kenti başlangıçta Bizans İmparatorluğunun bir parçasıydı. 9. yüzyılda bağımsız oldu. Orta Çağın ortalarında büyük bir deniz filosu kurarak Akdeniz ülkeleriyle yaptığı ticaret sonucu zengin bir ülke haline geldi. 1204 yılında Konstantinopolis’i (İstanbul) talan eden Dördüncü Haçlı seferinin başını çekti. Venedik bu seferin sonucu olarak Girit adasını eline geçirdi.

1271-1295 yılları arasında Venedikli tüccar Marko Polo ilk defa Avrupa’dan İpek Yolu’nu izleyerek Çin’e kadar ulaştı.

Osmanlı Devleti’nin Yunan yarımadası, Sırbistan, Arnavutluk, Bosna-Hersek’i fethetmesiyle Venedik birden bire Osmanlı Devletiyle deniz ve kara komşusu haline geldi.

1463 – 1478 arasında süren uzun bir savaş sonunda Venedik Osmanlı Devletiyle barış anlaşması yapmaya razı oldu. Venedikliler Arnavutluk’ta İşkodra ve Akçahisarı, Ege’de Limni ve Eğriboz adalarını ve Güneybatı Peleponnesos’ta Maina Yarımadası’nı Osmanlılar’a bıraktı.

Osmanlılar da Mora, Arnavutluk ve Dalmaçya’da aldıkları Venedik topraklarından bazılarını iki ay içinde iade etmeyi kabul ettiler. Venedikliler iki yıl içinde 100.000 duka altın tazminat ödemeye söz verdiler, ayrıca Osmanlı İmparatorluğu’nda ithalat ve ihracat vergisi ödemeden serbest ticaret yapabilme hakkı için yıllık 10.000 duka ödemeyi de kabul ettiler.

1489 yılında Venedik donanması Kıbrıs’ı ele geçirdi. Ama 1571 yılında adayı Osmanlı Devletine kaybetti. 1645 yılında Girit’i, 1669’da adadaki Kandiye kalesini, 1718’de de yakın küçük adacıkları Osmanlı Devletine bırakmak zorunda kaldı.

Yazıyı uzatmamak için Suriye’nin, Avrupalılar başta olmak üzere; Amerika ve Rusya-Çin’e ne kadar önemli olduğunu gelecek yazıya bırakıyor ve yazılanları özetliyoruz;

-İtalya’nın (Kent devletleri, Cenevizliler ve Venedikliler üzerinden) Osmanlı ile geçmişte ciddi bir hesabı, halk tabiri ile kuyruk acısı vardır.

Devam edecek…

Resim;http://www.focushaber.com/fotogaleri/kralice-beatrix-in-basortusu-ulkeyi-karistirdi-f-3721/1

Ana Kaynak; “YAKIN-DOĞU TİCARET TARİHİ” W. HEYD, Türkçeye Çeviren; Ord. Prof. ENVER ZÎYA KARAL, TÜRK TARİH KURUMU BASIMEVİ, ANKARA  2000

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*