Gazeteciler Cemiyeti’ne, Baro’lara, STK’lara, Medyaya ve Hükümete açık mektup

Önceki Yazı
21'nci asırda Çağdaşı-Rekabetçisi olan devletler kadar yüksek teknoloji üretemeyenler, üretenlerine uydu olacaktır.

21’nci asırda Çağdaşı-Rekabetçisi olan devletler kadar yüksek teknoloji üretemeyenler, üretenlerine uydu olacaktır.

 

Türkiye, üretiminin; % 62’sini düşük, % 28’ini düşük-orta,  ancak, %0,3’lük bölümünü yüksek teknoloji ile üretebilmektedir. (1) Bu, acı ve açık ifadesi ile; Türkiye, ihtiyacı olan sivil-askeri yüksek teknolojik mal-malzemeyi üretemediği için (*) alınterini ithalatla dışarıya aktarmakta, bu sonuçla ne cari açığından kurtulabilmekte, ne de refah toplumu olabilmektedir.

..

İnsan, düşünen bir varlıktır. Bu manada İnsan anlamını-değerini düşünerek ve ifade ederek bulabilmektedir.

Bir insanın düşünmesini engellediğinizde, aynı zamanda onun üretmesini de engellemiş olursunuz.

Osmanlı’ya, “Matbaanın çağdaşları devletler gibi erken dönemde ülkeye getirilmesine ve yazılanların çoğaltılmasına engel olduğu; bu nedenle de toplumun fikri yönden gelişemediği” iddiasından hareketle  hala kızıyoruz.

Ancak, bu tespit çok doğru değildir.

Geri kalmamızdaki neden; Osmanlının matbaayı geciktimesi değil, okumayan halk‘tır.

Bugün, “Her yer matbaa!” ve her yerde sayısız kitap olmasına rağmen halkımız yine okumamaktadır.

Yaklaşık, 80 milyon nüfusa sahip ülkemizde en çok satan gazete (görünürde) beşyüzbin;

İlmi-siyasi-tarihi konularda yayınlanan bir kitap veya derginin satışı ise, birkaçbinleri dahi bulmamaktadır.

Norveç, Krallıkla idare edilen, Avrupanın en yüksek kişi başı gelirine sahip ülkedir.

Türkiye, Cumhuriyetle idare edilir ve kişi başı geliri, Norveç’in altıda biri’dir.

Yanlış okumadınız! 6’da biri.

Bir Norveç vatandaşı, bir yılda altı-yedi kitap;

Altı (6) Türk vatandaşı yılda ancak, bir kitap okumaktadır.

Bu tespitten bir sonuca gidilirse;

Norveç okuduğu kitap sayısının fazlalığı oranında  (Yılda 65.000 Dolar) kazanarak, “Refah Toplumu” olmuş;

Türkiye, okumadığı-üretemediği için, halkı, “Refah Toplumu” olamamış, kişi başı geliri yıllık, (10.000 dolar) gibi çağdaşlarına göre oldukça düşük bir seviyede kalmıştır.

Peki, bir ülke insanı neden çok okumakta veya hangi yollarla okumaya özendirilmektedir?

İnsan –çocuk- eğitiminde, etkili olan, “söz-kuru laf” değil, olumlu örnekler’dir.

Aile büyükleri okumayan bir ailede, çocuklarda kitap-dergi okumayacaktır.

Peki, Aile büyükleri neden okumamaktadır?

Özellikle, Kuran, İslam okumayı, hayati derecede önemli göstermesine ve kuvvetlice önermesine rağmen?

Yukarıda da ifade edildiği gibi İnsan düşünerek üreten varlıktır.

İnsanın kaliteli düşünmesi, Katma Değerli-kazançlı fikir-mal üretebilmesindeki ana etken;

Bilgi sahibi olması ve daha da önemlisi, edindiği bilgilerden yeni bilgiler üretmesinde’dir.

İlk sanayi Devrimi’ni yapan İngiltere Devleti değil, İngiliz halkı’dır.

Çünkü İngilizler;

Anlayabilmek için çok okumakta;

Kavrayabilmek için gezmekte ve araştırmakta;

-Olumsuz bir durumda, meselelerinin nedenlerini ve yönetenlerini sorgulamaktadır.

Değerli Gazeteciler Cemiyeti, Barolar, STK’lar, Sendikalar, Medya ve Hükümet ilgilileri;

Lütfen!

-Halkın devlet yönetime katılımı ve demokrasi anlayışının daha hızlı gelişmesi için;

-İnternet ortamında yayınlanan haber sitelerine; okuyucu yorumlarının hiçbir engellenmeye takılmadan yazılması ve yazılanların da yayınlanmasına zorunluluk getirilmesini;

Bu, görüş belirtme imkanı-özgürlüğü‘nü istismar edecek okuyucular-yorumcular için de gerekli yasa ve yönetmenlik çıkarılmasına çaba harcayınız.

Yasalara göre suç unsuru taşıyan yorumlar dahi engellenmemeli, bu konuda yorumu yazan doğrudan sorumlu olmalı ve istismar edenlere hızlı bir şekilde caydırıcı yüksek maddi cezalar getirilmelidir.

Bu uygulama bizlere, toplumumuza ne sağlayacaktır?

Görüşünü açıklayan, bilgilerinin yeterli olmadığını, okumadığını, araştırmadığını görecek;

Bilenle bilmeyenlerin bir olmadığını uygulaması ile öğrenecek;

-Özetle, ülkenin geri kalmasındaki ana nedenin, kendi yetersizliğinden kaynaklandığının canlı şahidi olacak;

-Ve sonuçta, kendisi, ailesi, toplumun ve devletin daha hızlı kalkınmasındaki sırrın, kitap okumada olduğunu öğrenecektir.

 

Resim;web ortamından alınmıştır.

(*) 2002’de Ordumuzun ihtiyacı, yüzde yirmi oranında yerli üretimle karşılanırken, bugün bu oran yüzde altmışlara çıkmıştır.

(1) KobiEfor, Haziran 2015

 

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*