Galat-ı meşhur serisi; “Dost ve Kardeş İngilizler ” Ve bize yaptıkları güzellikler!

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

Dost ülke medyasında "sıkı dostlarınız!" varsa, Çanakkale'de 'Anzak Koyu'nuz bile olur!

Dost ülke medyasında “sıkı dostlarınız!” varsa, Çanakkale’de ‘Anzak Koyu’nuz bile olur!

Türk Kamuoyunun gözünden titizlikle kaçırılmış iki benzer bir farklı yaşanmış üç olay anlatılmaktadır. Bunlar öğrenilmeden: dünü ne dost ve düşmanları ile öğrenebilir, ne de geleceğimizi doğru olarak yapılandırabiliriz.

Birinci Olay:

..Osmanlı Devleti’nin Balkan Harbi’nde uğranılan yenilgiden sonra donanmaya ehemmiyet verilmesi zaruri hale gelmişti. Bunun için hemen bir “Donanma Cemiyeti” kuruldu, gemi satın almak için halktan yardım toplanmaya başlandı ve İngiltere’ye silahları ve cephanesiyle birlikte 1911’de ve 1912’de iki zırhlı gemi siparişi verildi.

Zırhlıların teslim alınacağı sırada yani 28 Haziran 1914’te Saraybosna’da Avusturya-Macaristan veliahdının öldürülmesi bahane edilmesiyle, I. Dünya Savaşı patlak verdi.

Siparişin en  başından beri (Savaş Gemileri’ni teslim etmemek için) bahane arayan İngiltere, Rusya’nın da gönlünü (Gemileri teslim etmeyerek) hoş tutmak için savaşı ileri sürerek gemilere el koydu. (1)

İngiltere hem gemileri teslim etmedi, hem de gemiler için halktan toplanan paraları…

“İngilizlerin Lozan Anlaşmasındaki bir başka oyunu da alacak-borç ilişkilerinde yaşanmıştı. İngilizler, Osmanlıdan kalan borçları Türkiye Cumhuriyeti üzerine yüklerken, 58. Madde de ise Osmanlı hükümetince ısmarlanan ve İngiltere’nin 1914 yılında el koyduğu savaş gemileri için ödenmiş paraların Türkiye’ye geri verilmesi isteğinden vazgeçileceği hükmünü koydurmuştu..” (2)

İkinci olay: Aynı çukura kaç kez düşülür?

Türkiye’nin İngiltere’ye ısmarladığı 4 denizaltı ve uçak filosu’na ne oldu?

…Türkiye II. Dünya Savaşı dönemi savaş öncesinde İngiltere’ye ısmarladığı 4 denizaltı ve uçak filosundan oluşan siparişlerini teslim almak üzere, Refah Şilebi  23 Haziran 1941 tarihinde Mersin limanından ayrıldı.

Fakat Refah Şilebi Kıbrıs adasının l0 mil doğusunda bir denizaltı tarafından batırıldı. Şilep’te bulunan Türk askeri birliği dâhil 195 yolcudan ancak 32 kişi kurtulabildi. İngilizler hemen şilebi vuran bu denizaltının Almanya menşeli olduğunu beyan etti.

İngilizler çok üsteledikleri halde II. Dünya savaşında Türkiye’yi Almanlara karşı savaşa sokamamıştı. Almanlar ise bunun bir İngiliz oyunu olduğunu ve Türkiye ile bir husumetlerinin olamayacağını beyan etti.

Nitekim daha sonraki yıllarda İngiltere’de tutuklanan Alman casusu İrlanda kökenli Genny MC Obriden’in açığa çıkan bilgilerinde, İngiltere’nin Türkiye’yi savaşa sokmak için provokasyon yaptığını belirtti.

Türkiye, Refah Şilebi olayının hemen ertesinde denizaltılarını almak için İngiltere’ye tekrar bildiri yaptı. Fakat İngilizler Akdeniz’in güvenliği olmadığı için bu teslimatı yapmayı reddetti.

Yıllar geçmesine rağmen İngiltere, Osmanlı döneminde Sultan Osman ve Reşadiye harp gemilerinde olduğu gibi, cumhuriyet döneminde de bu denizaltıları hiçbir zaman Türkiye’ye teslim etmedi.” (3)

Üçüncü olay: Allah beni dostlarımdan korusun, düşmanlarımı ben hallederim!

Karadeniz’in kuzeyinde Türkiye’den yüzlerce mil uzakta yer alan Ukrayna’daki Çernobil Nükleer Güç Santralı 26 Nisan 1986 tarihinde saat 01.23’te kazaya uğradı ve radyasyon yaymaya başladı.

Çernobil kazasından hemen sonra, Türkiyeli basın Doğu Karadeniz’deki gıda maddelerinde radyasyon görüldüğünü ve buna paralel olarak kansere yakalananların sayılarının arttığını büyük manşetlerle gazetelerde ve televizyonlarda yayınlamaya başladı.

Bu konudaki tüm ilim adamları ve uzmanlar, Türkiye için bir tehlike olmadığını beyan etseler de Bab-ı âli basını aynı yayınlara devam etti. Bab-ı âli basınının bilirkişi niteliğinde Türkiye aleyhine yaptığı yayınların odak noktası sonra belli oldu.

İngilizler, Türkiye’den ithal ettikleri fındık üzerinde radyasyon olduğunu belirterek ithal ettikleri fındıkları iade etti ve ithalatını kesti.

Hâlbuki dünya ve Avrupa standartlarına göre gıda maddelerinde ki radyasyon standardı 1200 Bq/kg’ı geçmemeliydi. Türk fındığı ise 600 Bq/kg’dan daha az radyasyon ihtiva ediyordu.

Aslında olaylar geliştiğinde Doğu Karadeniz bölgesinde Çernobil’den doğan herhangi bir ters durum yoktu. Hatta Karadeniz’de yetişen karalahana denilen bitkide normal şartlardaki üretimlerinde dahi fındıktan daha fazla radyasyon oranı vardı. Fındık meselesinden hemen sonra Karadeniz çaylarının da radyasyonlu olduğu Bab-ı âli sayfalarında büyük manşetlerde yer aldı.

Bu arada TAEK (Türkiye Atom Enerjisi Kurumu) Başkanı Ahmet Yüksel Özemre’nin, “tehlike yoktur” mealindeki beyanları ve çabaları dikkate alınmadı. Hatta TAEK başkanı Bab-ı âli basınının bastırmasıyla 6 Nisan 1987 tarihinde görevden aldırıldı.

Bu meselenin bir İngiliz oyunu olduğu ve Bab-ı âli basınının da buna bilerek alet olduğu sonradan ortaya çıktı.

İngilizler, Çernobil olayını gündeme taşıyarak Doğu Karadeniz’de üretilen çayların piyasaya girmesine darbe vurdurdu, Türk toplumu İngiliz oyunlarına yönlendirildi, binlerce ton Türk ürünü çay imha edildi.

Akabinde Türkiye’deki çay piyasası İngiliz çaylarıyla dolduruldu ve Avrupa piyasasındaki Türk çayı da yok ettirildi. Böylece Avrupa çay pazarının yüzde sekseni İngiltere ve Hollanda menşeli firmaların eline geçti. Türkiye piyasasında, İngiliz çayları çok rahat bir konumda yerini aldı..”(4)

-Çernobil nedeni ile ortaya çıkan Radyasyonlu çay efsanesi nedir?

Bir İngiliz çay firmasının ticari bir oyunu olup Çaykur’u Avrupa’dan 10 yıl uzaklaşması neticesi ihracatımızın çok azalmasına ve yurt içi piyasada önemli, bir pay elde etmesi ile sonuçlanmıştır.

Zaten Avrupa da tek çay üreticisi ülke Türkiye’dir.

İngiltere de 1 gr çay yetiştirilmemesine rağmen dünya piyasasına Çin, Hindistan ve Tayland’dan getirilerek harmanlanan İngiliz çayları hakimdir. Bu olay ticari ahlaka aykırı olarak kullanılmış ancak oldukça da tutmuştur.

Çay’la yan yana olan fındıkta neden radyasyon var denilmedi?

Çünkü Avrupalı çikolata üreticileri için tek kaynak Türk fındığı olduğu için ne bir yazı nede “radyasyonlu fındık” kelimesi bile Avrupa basında çıkmamıştır.

Görüldü gibi konu tamamen ticari çıkarlar çerçevesinde kullanılmıştır. .”(5)

Resim;web ortamından alınmış, yazı tarafımızdan düzenlenmiştir

(1)Yazının tamamı için bakınız; http://www.aksiyon.com.tr/aksiyon/haber-3404-34-ingilizlerden-iki-gemi-alacagimiz-var.html   24 Ocak 1998 / HAŞIM SÖYLEMEZ

(2) İngilizler ve Planlar -Stratejik Yaklaşımlar Dizisi, Mehmet Ali Bilgin, İskenderiye Basım Yayın Dağıtım

(3)A.g.e. (İngilizler ve Planlar -Stratejik Yaklaşımlar Dizisi),

(4) A.g.e.

(5)Nükleer teknoloji bilgi pltf. Daha fazlası için bakınız:  http://www.canmehmet.com/turkiyenin-nukleer-teknoloji-gercegi-radyasyon-cayda-var-findukta-yok-2.html#sthash.UM8FFmbx.dpuf

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*