Filistin Olayları ve İsrail Devletinin kuruluşu kontrol edilen medya ile dünyaya ters yüz edilerek aktarıldı (2)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı
1909'da, (İttihat Terakki'yi kuran) Yahudi Emanuel Karasu (dahil 4 kişi) Sultan Abdülhamid'e azil kararını bildirir. İnsan olmak farkında olmaktır. Kendi gerçeklerini bilmektir.

1909’da, (İttihat Terakki’yi kuran) Yahudi Emanuel Karasu (dahil 4 kişi) Sultan Abdülhamid’e azil kararını bildirir. Ve bir Çin’li düşünür; “Hem kendini, hem rekabetçini tanırsan girdiğin tüm savaşlardan galip ayrılırsın!” demektedir.

Aramızda kaç kişi bir Yahudi ile bir Siyonist’in farkını bilmekte; kaç kişi, Yahudilerin bilgi-para birikiminin kaynağını tahmin edebilmekte; kaç kişi, Arap-İsrail Savaşı’ndaki gerçek tarafları görebilmektedir?

Bu dizinin ana teması, Araplar veya Yahudiler veya diğer bölge insanları değildir.

Ana tema; Araplar ve Yahudilerin de içerisinde olduğu kimi bölge insanının; kişisel çıkar veya farklı beklentilerle;

Sömürgeci anlayışta olanlara hizmet ederek bölge ve kendi halkına ihanet etmesi’dir.

Yahudiler, (zekâlarını) Bilgi ve Deyimlerini, kendi (doğuştan gelen) yeteneklerine değil, dünya üzerine dağılmalarına borçludur.

Borçlu oldukları (fırsat); “Çok yaşayan bilmez, çok gezen bilir!” İfadesinde anlatılmak istenenlerdir.

İnsan sınırlı ömre sahip bir varlıktır. Bu doğrultuda insanın değeri, içerisinde bulunduğu yaş ile değil, sahip olduğu bilgiyle doğru orantılıdır.

Çok gezen insanlar; çok farklı anlayıştaki insanları, kültürleri ve olayları görerek,  görmeyenlere göre daha isabetli kararlar alabilmekte ve şahit olduklarından hareketle daha fazla işe yarar bilgi üretebilmektedir.

Yahudilerin de en büyük şansı (elbette yaşadıkları zorlukları da ifade ederek) dünya üzerine dağılmaları, gerçeğinde dağılmak zorunda kalmış olmalarıdır.

Yahudiler, bilgi ve deneyimlerini artırdıkları ölçüde işhayatında da altın değerinde olan bir sır‘rı öğrenirler.(1)

Öğrendikleri bu sır; “birikimlerini (deneyimlerini) kendinden sonra gelen kuşaklara aktar!” Öğüdüdür.

Bu aktarımlar, zaman içerinde mevcut birikimlerin, “Geometrik” bir biçimde ve nesilden nesile katlanarak artışına ve intikaline neden olmuştur.

Yahudilerin (yeteneklerinin, sırlarının) ol hikayesi budur.

Öğrendikleri bir değer daha vardır.

Kendi inanışlarına sıkı sıkıya sarılmak, alemi “Laik!” yapmaktır.

İsrail Devleti bu anlayışla kurulmuştur.

İnançlarından hareketle, bir “Din Devleti” olarak.

Peki, toprakları ellerinden gaspedilen Filistin halkı için kurulacak devlete nasıl bir gömlek biçmektedirler?

Filistin’de kurulacak Devlet, (samimi olmayan-dinsiz) Laik Anlayış üzerine kurulmalıdır. (*)

Sonrasını tahmin edebilirsiniz;

“Filistin Laiktir, Laik kalacak!

Kalmazsa halkı hiçbir zaman rahat bir nefes alamayacaktır!

Sonrası bildik hikayedir!

-“Koşun Dostlar! Yangın var! İrtica var!”

Neden (samimiyetsiz!) “Laik anlayış” üzerine inşa edilmelidir?

Neden mi?

Bunu dizinin en son cümlesinde açıklayacağız.

Gerçeğinde orada da açıklamayacak sadece bir ipucu vereceğiz.

Bize bununla ilgili çok önemli bir gerçeği,

Bu diziden sonraki gelecek konunun ilk konuğu,

JEAN-LOUiS MiCHON (FRANSA) Anlatacaktır.

“Ama ben o zamana kadar çatlarım!” diyenler olursa;

-“İSLÂM ŞEHRİ” (**) İsimli eseri bulsunlar ve okusunlar.

“Bu eser,  Cambridge (İngiltere) Doğu Araştırmaları Enstitüsü’ne bağlı Ortadoğu Merkezi’nde 19-23 Temmuz 1976 tarihleri arasında düzenlenen kollokyumdan seçme metinleri ihtiva eden bir kitaptır ve Unesco tarafından yayınlanmıştır.”

Artık iki kısa giriş bölümünden sonra konuya başlayabilir, dibi görünmeyecek kadar derin kuyuya inebiliriz.

 

Devam edecek,

-İsrail Ve Filistin Yetkilileri BM’de konuşuyor….

Resim; http://istihbarat-tarih.blogspot.com/2012/11/osmanly-ykp-iki-devlet-kurduk.html’dan alınmıştır.

(*) “..dünya Yahudilerinin Filistin’de bir Yahudi devleti kurulması idealine büyük ölçüde sahip çıkması ve bu uğurda fedakârlıktan kaçınmayışlarıdır. Filistinliler de, İsrail devletinin kuruluşuyla birlikte anayurtları olan Filistin’de güvenliklerini sağlayacak bağımsız bir Filistin devletinin kurulması için çaba göstermeye başlamışlardır. Vakıa, bu ideallerine bağlılıkta Yahudilerin kendi ideallerine olan bağlılıktaki güç görünmüyordu. Birbuçuk yılı aşkın süredir devam eden ve genç kuşak Filistinlilerin sürüklediği direniş hareketi, bu görünümü biraz değiştirmiş durumda. Ancak, burada önemli bir farka işaret etmek gerekiyor; Yahudilerin bir devlet kurma idealindeki ekseni, dini motifler —Yahudilik— oluştururken, Filistinlilerin mücadelelerine eksen olarak seçtikleri motifler giderek millî boyutlara dönüşmüştür.

Müftü Emin Hüseyin’in mücadeleyi başlatışı hatırlanırsa Filistin mücadelesinin de başlangıçta dini boyutlar üzerine bina edilmiş olduğu görülür. Emin Hüseyin’in çizgisi, bugün HAMAS’la yeniden canlanıyor. Dini boyut, harekete hiçbir faktörün sağlayamayacağı bir dinamizm getiriyor. Tekerlekli sandalyesinden kalkamayan Ahmed Yasin —HAMAS liderlerinden— bundan dolayı îsrail’li yetkilileri ürkütüyor.

Yahudiler açık bir şekilde bir Yahudi devleti tasarlamışlarken bugün Filistinliler laik bir millî devlet ;—çoğunluğun temsilcisi olarak kabul edilen FKÖ bunu başından beri açıklıkla ifade ediyor— peşindedir.  Buysa, mevcut görünümüyle çok çok yeni bir millî Arap devletinin doğuşuna şans tanımaktadır. (Ortadoğu Değişen Dengeler, YUSUF YAZAR, Seha Neşriyat, İstanbul 1989)

(**) Yazar (kitabında) ilginç bir not aktarmaktadır; “…Geleneksel Müslüman şehirlerinde (Halife ya da Sultanın yönetiminde) kanunların yorumlanması ve uygulanmasıyla uğraşan temel kurumlar şunlardır: (a) el-Vali ya da el-Amil (yani il yöneticisi), yardımcısı eş-Şurta (polis); (b) el-Kadı (yani hakim), yardımcısı onaylanmış tanıklardan oluşan bir grup veya noterler  (Şuhud ya da Udul); (c) el-Muhtesib ya da Sahibü’s-Suk (yani Pazar yerlerinin ve kamu ahlakının denetleyicisi), yardımcısı çeşitli mesleklerin başkanları (Arifler veya eminler) ve şehirlerdeki mahallelerin başkanları; ve (d) bunlara ilaveten şeriatın hükümleri uyarınca, İslam şehirlerinde özerk bir statüye sahip olan ve bu yüzden idari açıdan özel bir kategori oluşturan Korunan Cemaatlerin (Zımmiyyun), yani Yahudilerle Hıristiyanların liderleri vardı…”

(Konuşmacı (Muddessir Abdurrahim) Yahudi-Hristiyan liderlerin uygulamaları ile ilgili bir açıklama yapmaktadır. Canmehmet);

“Bu konuda örnek olarak bakınız, Encyclopaedia of islam’ın II. cilt, s. 227. Memluklerin idaresindeki Şam’a dair incelemesinde, N. Ziadeh  Melchite Hıristiyanlarının Batrak’ın  atanmasıyla tanınan ayrıcalığa dair ilginç alıntılar aktarıyor:

-“Hıristiyanlık kurallarına göre Cemaat tarafından işlerinin denetleyicisi seçilmesinden  sonra… kendi inancının kanunlarına göre yönetmelidir… kendi miras ve evlilik kanunlarına göre davalara bakmalıdır… Bütün daireler, kiliseler, manastırlar onun yetkisi altındadır”, (s. 87.) Yahudiler ve öbür Hıristiyan Cemaatleri de aynı muameleyi görmüşlerdir. Ayrıca engizisyondan sonra ve hattâ ondan önce Avrupa’daki Yahudi ve Müslüman azınlıkların durumları arasındaki zıtlık ibret vericidir. (“İslam Şehri”, MUDDESSİR  ABDURRAHİM/SUDAN , sahife;53)

(1)”...Tora’nın (Tevrat) 5. Kitabı olan Devarim’in Vaethanan bölümünde şu sözler çok ünlüdür: “Onları oğullarına öğret, evinde oturduğunda, yolda yürüdüğün sırada, yattığında ve kalktığında onlardan bahset.” Burada söz konusu olan, bir insanın çocuklarına Tora eğitimi vermesi gerektiği öneminin vurgusudur. Tora’nın varoluşundan beri Yahudilerin eğitime verdiği önem bu bölümde söylenen tek ama çarpıcı cümleyle anılır. Tora eğitiminin yoğun bir şekilde yeni kuşaklara aktarabilen Yahudi kültürünün bu özelliği onu, kaybolmaktan öte yüzyıllar boyunca yaşanan onca zorluğu rağmen bugün bile en etkin bir şekilde ayakta durmasını sağladığı rahatlıkla ileri sürülebilir. Diaspora’da yaşayan seküler Yahudilerin diğer toplumlarla karşılaştırıldığında, ortalamanın çok üzerindeki laik eğitim seviyesinin yoğunluğunu ve kalitesini, Tora’da vurgulanan eğitimin öneminin yönlendirdiği aşikardır, sosyologlara göre. Yoğun eğitim, Yahudilerin ayakta kalabilmelerinin yegâne motoru olmuştur yüzyıllar boyunca…” Yazının tamamı için bakınız; http://www.salom.com.tr/newsdetails.asp?id=89259#.UqrlZyff7MY

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*