Dünyanın Gıpta Ettiği Medeniyetleri Kuran “Güneş Devlet” Osmanlıya hala neden küfrediyoruz

  Bilmiyor ve bilmediğinizi de bilmiyorsanız, bir okyanusu ancak üzerindeki kayıkla değerlendirirsiniz. Gerçeğinde bir okyanusu değerlendirmek, onun suyunu çekerek içindeki yaşamı görmekle mümkündür. Osmanlı, yıllarca kasıtla beyinlerimize : “bir deli, bir çocuk, bir hain padişah! ” olarak kazındı. Bu anlayış, işgalci batının eseri‘ dir. Ancak bunun henüz farkında değiliz. Çünkü okumuyor, araştırmıyor ve sorgulamıyoruz. … […]

Muktedirlerin Tarih Kitaplarında neden Kahramanları Değil de Asılanları okursunuz (1)

  Tarih insan beyin kimyasının ortaya çıkarttığı en tahripkâr üründür. Tarih, ne insanlara esrarlı rüyalar gördürmek ne de yaralarını açık tutarak onlara eza ve cefa çektirmektir.(*) Yaşanmışları ebediyete kadar ters yüz edilebilir misiniz? Edemezsiniz. Eğer, edilebilmiş olsaydı: “Tarih, deniz misalidir. Kendisine ait olmayanı uzun süre içesinde barındırmaz.” içerisinden kıyılara sürükleyerek aşağıda örneklerde olduğu gibi sahile […]

Türkiye nasıl şahlandı, Ülkemizin ekonomisinin enerjisini yok eden cari açık canavarı nasıl ehlileştirildi (15)

    Çok yakın tarihe kadar petrolümüz ve alacak paramız olmadığı gibi; borçlarımızı ödeyecek yeteneğimizde yoktu. Ülke eğitimi-öğretimi, yapısal çerçevesi dahil, düşünce-ifade hürriyeti ile baskı altındadır. Ülkemizde ne çağın gereğine göre yetişmiş insan kaynağı vardır; ne de ülkemizin ihtiyacı olan yatırımları yapacak sermaye, birikim. Gelişmiş ülke insanı, ülkesinin fikir, düşünce hayatının zenginleşmesi, teknoloji üretilmesi için […]

Osmanlının dönüştürme operasyonu başarılı olsaydı bugün Avrupa Birliği’nde baş köşedeydik (7)

    Napoleon, tüm soruların cevabını önceden vermiştir. “İstanbul kimin olacak? Büyük sual, meselenin esası daima budur! (*) Bir topluma tarihini, “Eskimiş-Geçmiş” olarak göstermek, ona yapılabilecek en büyük ihanettir. Tarih : yaşamın, hayatın kendisi; Tarih, bir milletin yükselmesinde güç, sorunlarının çözülmesinde en büyük dayanak, kaynaktır.  “Öne geçirilebilecek bir geçmiş oluşturulmamış ise gelecek de görünmeyecektir.”  (1) […]

Sevr bir amaca hazırlık için oyundur. Ana hedef, toprakların değil kafaların kalıcı işgalidir (4)

  Tarih, kişilerin değil ideallerin bileşimidir. Burada kişi araç, ideal amaç’tır. Kişi, su üzerinde akan çöp misalidir. Kalıcı olan İdeal, suya yataklık yapar ve toplumları bir hedefe kanalize eder. Bu bölümde konunun anlaşılması ve biraz daha açılması adına küçük notlar verilmektedir. Başlıkta neyin kastedildiği ile ilgili olarak aşağıda bir konuşma ve tercümesi bulunmaktadır. İngilizce bilenlerden […]

Batılılı ilim insanları itiraf ediyorlar: İlim dini olan “İslam, Rönesans’sa kaynaklık etti ve tetikledi (2)

İnkar, bir gerçeğin üzerini örtebilir mi? Bu mümkün olabilseydi, Bugün ne Tarih anlayışı olabilirdi, ne de “Adalet” mefhumu. İşte sadece Hristiyan ilim insanlarının kendi kalemlerinden İslam’ın, Batının ilmine ve Rönesans’sına (Yeniden uyanış!) büyük katkısı. Ve işte bu hakkı teslim eden batılı ilim insanlarının belgeli şahitlikleri; … Başlamadan evvel, batılı kaynaklara göre “Kağıt” ve bu gelişmeye […]

“Türk Düşmanı Bozkurt kitabı”, İngilizlerin PR çalışması mıdır? (Son)

    Kapsamlı bir PR (İtibar yönetimi) çalışmasına en son örnek, başkan Obama’nın dünyaya pazarlanmasıdır. İtibar kaybeden ABD, dünyaya ve sömürülen ülkelere Obama’yı bir kurtarıcı, “Süpermen” olarak sunmuştur. Siyaset, zeki insanın değil, dahi (farklı) insanların işidir. Deha gerçeğinde; sıradan insanın bir görebildiğini, beş görmek; samanlıkta kaybedilen iğne bulunduğunda aramaya devam etmek; farklı olmak, farklıyı bulabilmek; […]

Yasak Kitap ‘Bozkurt’, Mustafa Kemal, Araplar ile İngiliz Elçinin gizli mektubu (7)

  Tam bu sırada -1911 Ekimi’nde- İtalya hiçbir uyarıda bulunmaksızın Kuzey Afrika’daki Trablusgarp’e askeri sevkiyata başlayarak kenti ve kıyının bir bölümünü ele geçirdi. Mustafa Kemal politikayı bir yana itti. Artık yapılması gereken bir işi vardı. Kuzey Afrika’ya gidip İtalyanlarla savaşmalıydı. Suriye ve Mısır’dan geçen uzun kara yolu dışında Türkiye’nin Kuzey Afrika’yla bağlantısı kesilmişti. İtalyanlar denizin […]

Yasak kitap ‘Bozkurt’; M. Kemal ve ittihatçı-Mason-Laz Osman hikâyeleri(6)

  Selanik’te büyük bir devrimci örgüt bulunuyordu; ismi de İttihat ve Terakki idi. Şehirde çok sayıda Yahudi vardı; bunların çoğu İtalyan uyruklu ve İtalyan Mason localarına bağlıydı. İtalyan uyruklu olarak, kapitülasyonlar ve imtiyaz antlaşmaları uyarınca, padişahın baskısına karşı korunmaktaydılar. Evleri polis tarafından aranamıyor ve yalnızca kendi konsolosluk mahkemeleri önünde yargılanabiliyorlardı. İçlerinde Makedonyalı Fethi’nin de bulunduğu, […]

Yasak kitap “Bozkurt”tan; Şeyh Sait isyanı’nın, İngiliz ve Anzak’larla ilgisi (5)

  Çankaya’daki evinde Mustafa Kemal bezgin, hasta, (…………) “halde, suskun bekliyordu. Halkın düşmanca duygularıyla ilişkilerdeki hâkimiyeti elinden kayıp gidiyor, dostları onu terk ediyor, düşmanları da ona saldırıyordu. Tümüyle tükenmiş gibi görünüyordu. Muhalifleri, işinin bittiğinden emindi. Ansızın Iran sınırındaki yüksek dağlarda yaşayan Kürt kabileler ayaklandı. Nakşibendî dervişlerinin kalıtsal reisi olan Şeyh Sait, “Kahrolsun Ankara’nın gâvur hükümeti! […]