Sanayi Devrimi, sonuçları itibariyle üzerinden bir yüz yıl geçmeden yıkılmaya başladı. Gerçeğinde insana ve çevresine hayır getirmeyen bir düzenin sürdürülmesi mümkün değildir. Peki, neden? Sanayi Devriminin: her ne kadar dönemin  talebi, bu talebe uygun ortamı ve biraz da şans ile gerçekleştiği söylense de; gerçeğinde bunun arkasında, insanın doyumsuzluğu ve  açgözlülüğü […]

Jack London’ı ve ünlü eseri “Uçurum İnsanları”nı biliriz. London, eserinde: Yaşadığımız Dünya’daki insanın gerçeğini bize yaşarayak aktarırken; Hiçbir eserinde bu kadar kalp ağrısı çekmediğini ve gözyaşı dökmediğini ifade eder. … -Uygarlık (Sanayileşme), insanlar için bir kurtuluş mu, -Uygarlık, insanların refaha kavuşmasının en kestirme yolu mu, -Uygarlık: yoksulun, zayıfın, hak ve […]

  Bir değil iki üniversite bitiren, 18 ay içerisinden yenilikleri, gelişmeleri izlememişse, kazandığı her şeyi tüketmiş olmaktadır. Tükenişini, önceki üniversite eğitimleri de kapatamamaktadır. (1) … Alim Olmak, Okuduğuna Mahkûm Olmak, Okuduğuna Hakim Olmak! Okuryazarlık: bir yazıyı okumak değil, okuduğunu anlamak ve onu yeniden yorumlayarak ondan yeni fikirler üretmektir. Kişi: Okur […]

  Sömürgeciler, 19. Asrın sonunda Avustralya ve Afrika dahil tüm dünyayı aralarında paylaşmıştır. Hızlanan sanayileşme için gerekli hammadde-enerjinin henüz paylaşılmayan son kaynağı ise, Osmanlı Devletidir. Osmanlının dağılmasını, “Milliyetçilik Hareketleri”, Fransız Devrimi’ne bağlayanlar bu gerçeği gözardı etmemelidir. Geçen bölümde Japonların kalkınmasında itici kuvvet olarak gösterilen, “Ülke içerindeki sağlanan birlik”, Osmanlı Devletinde […]

  Dünya kamuoyuna Japon kalkınmasının parlak ışıklar altındaki vitrini gösterilmiş, bu işin pişirildiği mutfak, arka plan gözlerden uzak tutulmuştur. Bu bölümden itibaren, son iki yüz yıldan bugüne, sanayileşme hamlemizde nerede hata yaptığımızı görmek adına: Bilgimiz ve deneyimimizin izin verdiği ölçüde, Osmanlı ve Japonya’nın kalkınma hamlesi eş zamanlı olarak aktarılmaya çalışılacaktır. […]

  Bir şirket, devlet, önce fikri temelde kurulur, doğru politika ile hayata geçer, akademik bilgi ile başarı kazanır, kökleşir, kalıcı olur. Bu sıralama doğru mudur? Osmanlılar ve Cumhuriyeti kuranlar, yaklaşık 300 yıllık bir süreçte samimi ve iyiniyetle yola çıkmalarına, köklü bir devlet geleneğine sahip olmalarına rağmen bu konuda sınıfta kalmışlardır. […]

  Bizler ne yazık ki gerçek manada sanayileşemedik ve “Sanayileşme Çağı’nı da kaçırdık. İçerisinde bulunduğumuz, 21’nci asır, “Nükleer Teknoloji Çağı’dır. Bu çağın gereklerini de ancak “Bilgi Toplumları” yerine getirebilmektedir. “Bilgi Toplumu” Olmanın şartını, “Soğuk Savaş” ustalarından, ABD (eski) Dışişleri Bakanı, Nobel ödülü sahibi diplomat Kissinger şu sözlerle vurgular; -“21. asırda […]

Bir kamuoyu ile paylaşılan, Eski ve “Yenidünya düzeni” vardır; bir de paylaşılmayan gerçek düzen!  Gerçekte dünyayı yöneten siyasetçiler midir? Yoksa onlar birileri adına yönetimde görev mi almaktadır? Gerçekte ülke halkını ezen siyasetçiler midir, yoksa onları kullanan “karar vericiler” mi! Eski ve Yeni dünya düzeni ile Küreselleşme ana konumuz olacaktır. Elbette […]

Eğitim

↓