Jack London’ı ve ünlü eseri “Uçurum İnsanları”nı biliriz. London, eserinde: Yaşadığımız Dünya’daki insanın gerçeğini bize yaşarayak aktarırken; Hiçbir eserinde bu kadar kalp ağrısı çekmediğini ve gözyaşı dökmediğini ifade eder. … -Uygarlık (Sanayileşme), insanlar için bir kurtuluş mu, -Uygarlık, insanların refaha kavuşmasının en kestirme yolu mu, -Uygarlık: yoksulun, zayıfın, hak ve […]

  Kamuoyunu korkutmanın yolu: “Kadınlar eziliyor, şiddet görüyor, haksızlığa uğruyor ve kurban ediliyor”. Bu konu tartışmaya bile açık değildir. İsterseniz açabilirsiniz! Eğer, yargısız infaz istiyorsanız. Gerçeğinde savaşlarda ölenler, cezaevlerinde (daha çok) yatanlar; madenler, inşaatlar ve tehlikeli işlerde çalışanlar erkeklerdir. Ailenin barınması, korunması, beslenmesi de erkeğin baş görevleri arasındadır. … Asırlardır: […]

    1960’da Gana/Afrika’da kişi başına gelir 180 ; Türkiye’de 380, Güney Kore’de  80 dolar civarındadır. Günümüzde ise bu değerler: Gana’da 1.400; Türkiye’de 10.000, Güney Kore’de 35.000 Dolar seviyesindedir. Açık ifadesi ile, bugün gelişmiş ülkelere yüksek teknoloji ihraç eden Güney Kore Devleti, 1960 Yıllarında Bugünün yoksulluk sembolü Afrika Ülkelerinin yarısı, […]

Okuyarak elde edilen bilgiler bir tarlaya atılan tohum misalidir. Ondan çok sayıda ürün elde edebilirsiniz.   Akıl, ne olduğunu gördüğü halde, niçin olduğunu bilemez. Çünkü “Herkesin gerçeği bilgisi kadardır.” (*) Akıl: Eğer, ilgili konuda bir bilgiye sahipse, size,  bilgileriniz arasında doğru ve yanlışları göstererek, doğrusunu ayırabilmenize, seçmenize yardım edebilir;  bu […]

    Osmanlı ve Cumhuriyet yönetimi Batı tipi kalkınmanın sırrını biliyorlardı da neden uygulamadılar? Biz açıklamalarını yapalım, bunun cevabını siz kendinize göre verirsiniz. -“Ana kapının önünde bir hürriyet heykeliyle karşılaşıyorsunuz; heykelin elinde bir asa vardır ve bir sandalyede oturmaktadır. Görüntüsü ve tavrı izleyenlere şu mesajı verir: –“Ey kıymetli ziyaretçiler, insanlığın […]

  Türkler, Doğu ile Batı arasındaki ticaret yollarını ele geçirmişlerdi. Kara yoluyla yapılan her türlü ticari ilişki bütünüyle Türklerin kontrolü altında gerçekleşiyordu. Bu sebeple Batıyı Doğuya bağlayan bir deniz yolu bulunmalıydı. Bu yol, ya Afrika burnu dolanılarak, ya da Dünyanın etrafında dolanılarak bulunacaktı. Ama, mutlaka bulunacaktı. Columbus’a, Vasco dö Gama’ya […]

  İngiltere ve Fransa’da Sanayii Devrimi gerçekleşmeseydi, “Kadınlar” kimsenin aklına gelmeyecekti. Siz, kimi Batı Medyası ve yerel uzantılarının, Kadın ve “Kadın Hakları’nı parlattıklarına bakmayınız, bu konuda bir samimiyet yoktur. … “Batı” Olarak kastedilenler: Avrupa ve -Avrupalıların karması- Amerika’dır. Bu toplumlarda kadının Sanayi Devrimi’ne kadar, bırakınız bir hakkı, kadının toplumda bir […]

  Bakmayın siz birilerinin, “Kadın Hakları!” dediğine. Kutsanan kültürlerde “Kadın”, akıllara ilk kez ona ihtiyaç duyulan “Sanayi Devrimi”nde gelmiş. -Ne yani ondan önce “Kadın” Kadın değil miymiş veya kadın yok muymuş? -Düşünülen, “Dişi” manasında varmış elbette, “Kadın”mış; Ancak: hakkettikleri, yüklendikleri, ürettikleri, etkeni oldukları ve illa özellikleriyle “Kadın” olmadan önce başka […]

  Hristiyan Batı’yı Sanayi Devrimi’ne götüren süreç, Kilise ve Devletin okuma-yazma baskısı ile başlamış, okumanın getirdiği sonuçların görülmesiyle birlikte, “okuma-yazma” çaresi olmayan bir hastalığa dönüşmüş ve bu alışkanlık artarak günümüze kadar gelmiştir. Geçen bölümden devam: Benzer şekilde XVII. Ve XVIII. Yüzyıl Amerikası, Protestan kitap alışkanlığının uzaktaki bir başka örneğidir. Okuma […]

Eğitim

↓