Sevr taslağı hedef saptırmaydı. Amaç: Bize ölümü gösterip sıtmaya razı etmekti. Ettiler mi? (Son)

  İktisadi bağımsızlık olmadan siyasi bağımsızlık sadece bir yemden ibarettir. (1) Banker Rothschild bunu şöyle özetler:  Bana bir ülkenin parasının kontrolünü verin, kanunlarını kimin yaptığı umurumda bile değil.” Sahi ya! Kanunlarımızı biz mi yaptık, yabancı danışmanlar mı? Sevr Anlaşması (onaylanmadığı ve uygulanamadığı için taslağı) hakkında 11 bölümde yazılanlar son bölümde kısa notlar halinde özetlenmektedir. Bir […]

Sevr tezgahı ile ”Şark Meselesi”nin halledilmesi, Osmanlının tasfiyesi gözlerden kaçırılmıştır (5)

  Kabul etmek gerekir: İngilizler, siyaseti, adam kullanmayı ve toplum mühendisliğini çok iyi öğrenmişlerdir. Son 200 yıllık süreçte her işimizin içerisinde olmalarına rağmen tepki almamak için ortada fazla görünmemiş, hep taşeron kullanmışlardır. Dün Yunanlılar, bugün Arap ve Kürtler. … Bu bolümde, yazılanların kısa bir özetinin yanında özellikle, Sevr tezgahı ile çözümünün sonuna gelinen “Şark Meselesi”nin […]

Sevr bir amaca hazırlık için oyundur. Ana hedef, toprakların değil kafaların kalıcı işgalidir (4)

  Tarih, kişilerin değil ideallerin bileşimidir. Burada kişi araç, ideal amaç’tır. Kişi, su üzerinde akan çöp misalidir. Kalıcı olan İdeal, suya yataklık yapar ve toplumları bir hedefe kanalize eder. Bu bölümde konunun anlaşılması ve biraz daha açılması adına küçük notlar verilmektedir. Başlıkta neyin kastedildiği ile ilgili olarak aşağıda bir konuşma ve tercümesi bulunmaktadır. İngilizce bilenlerden […]

Milli Mücadele gerçeği; “Araplar bizi arkadan vurdular!” İddiası görüleceği gibi boştur. (2)

  Milli Mücadele’de bir başarı elde edilmişse bu sadece Türkler, Kürtler, Araplar’a değil, tüm İslam Âlemi’ne aittir. Bu gerçeğin üzeri, başarıyı, “Tek kişi”ye indirgemek amacı ile olsa gerek, örtülmüş ve zaman içerisinde unutturularak, bu uğurda; can, kan ve mal vermiş nice Müslümanlar küstürülmekle kalmamış, yaşadıkları büyük hayal kırıklığı ile, İslam Alemi’ni Türklerden uzaklaştırmış ve Türkler […]

Türkiye Başkanlık Sistemi’nin arka planını ve gereğini öğrenmeden “Büyük Devlet” olamayacaktır. (1)

  Hiroşima’ya atılan bombanın haberi Potsdam Konferansı’ndan dönmekte olan Truman’a denizde verildi. Yanlarındakiler (ABD Başkanı) Truman’ın, büyük sevinçle: “Bu tarihin gördüğü en büyük olaydır.” Dediğini aktarırlar. Japon Hükümeti, (Atılan iki atom bombasından) Batı’nın düşündüğü ve hayal ettiği şekilde etkilenmemişti. Bombanın meydana getirdi hasar ve can kaybı, kayıtsız koşulsuz teslimiyeti kabul etmeyen altı kişilik konseyin üç […]

Yabancılar ve içişlerimiz; Batı’nın zorlaması ile çok darbeli çok partili hayat başlıyor (6)

“Müslüman kızlarının geleceği böyle olması temennisiyle, Türk güzelini dünya güzeli olarak seçiyoruz.” Bursa Amerikan Koleji’ndeki üç öğrencinin okullarını şikayet etmesi ile ilgili hikayeden sonra çok darbeli çok partili hayatımızın anlatımına geçeceğiz. Konu 27 Ocak 1928 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nin haberi ile ilgili olduğu ve ülke siyaset anlayışının nereden nereye geldiğini görmek için Cumhuriyet Gazetesi ve yayın […]

“Arap Baharı”nı ve yaşadıklarımızı anlamak için Mısır’lıların gözüyle Osmanlı’yı görmek gerekir

  “Mısır’da Osmanlı ordularının zulmü ve taşkınlığı 1805’de zirveye ulaşmıştı. Osmanlı valisi Hurşid Paşa’nın zaafı ve diğer taraftan da zulmü, ulemanın liderliğinde “Anayasal bir halk” devriminin filizlenmesine sebep oldu…”(*) … Harmanı yel deliyi el döndürür! Ne İslamiyet’i biliyoruz, Ne de Hıristiyanlığı… Ne Osmanlı’yı tanıyoruz, Ne de Avrupalı’ları… Ne Mısır’ı tanıyoruz, Ne de Fransızları… Ne Şura’yı […]

Osmanlı ve Cumhuriyet Genelkurmay Başkanlarının Devlet yönetimi anlayışları (3/3)

  Fransız konsolosu terk ettiği binada kasıtlı olarak bazı evrakları bırakır. Bu evrakları bulan! Şam valisi Cemal Paşa, evraklarda ismi olan, Suriye ve Lübnan aydınlarını toplayarak Şam ve Beyrut meydanlarında idam eder. (*) Bu şekilde Osmanlıya bağlılıkta ısrar eden Arap ailelerinin son direnişleri de kırılır. Sanki herkes elbirliği ile Osmanlıdan kurtulmak istemektedir! … Kaldığımız yerden […]

Osmanlı ve Cumhuriyet Genelkurmay Başkanları devlet yönetim anlayışlarını açıklıyor (2/3)

  Herhalde hiçbir devlet adamı, “Milliyetçilik-Irkçılık!” tuzağına nasıl düşürüldüğümüzü genelkurmay başkanlığı ile sadrazamlık (Başbakanlık) yapmış Ahmet İzzet Paşa kadar açık anlatmamıştır. … Kalınan yerden devamla; “..Öyleyse semavi kanuna aykırı, tarihî gözlemlere ve yenidünyadaki çağdaş sosyal teorilere ters, dünyanın barış ve ilerlemesi için gerçekten zararlı olan ırkçılık sevda ve davaları, bu yaşlı Avrupa’dan ne zaman ve […]

“Resmi Tarih” dosyasını açıyoruz. İşte Osmanlıyı yok eden “31 Mart Vakası” gerçeği (3)

Belgeleri açıklamaya; 31 Mart Vakası ile ilgili Sıkıyönetim Mahkemesi’nin hükümete sunduğu 8 Haziran 1325 Tarihli (21 Haziran 1909) raporla başlıyoruz. Başlamadan, ilk yazıda bahsettiğimiz konuya, 2. Abdülhamid’e hiç hakketmediği halde takılan “Kızıl Sultan” lakabına bir açıklık getirelim. -“II. Abdülhamit’in izlediği iç ve dış siyasetle ilgili çok şey yazmak, övmek ya da eleştirmek mümkündür. Hiç şüphesiz […]