1687’de Lipova Kalesi savunmasında Avusturyalılara esir olan ve on iki yıl esarette kaldıktan sonra kurtulan Temeşvarlı Osman Ağa 1724’de kaleme aldığı hatıratının sonunda şunları yazar: “Dünya müminin cehennemi, kâfirin İse cennetidir. “(1) Bu cümle sahih -doğru- olmayan bir hadistir ve XVIII. Yüzyıl başlarında Osmanlı aydınlarının içine düştüğü karamsarlığı aksettirir. […]

Bu sözler (öngörü-kehanet) 1850 Yılına aittir. Osmanlı İmparatorluğu’nun Türk kanında canlanacağını ve sonsuza kadar yaşayacağını dünyaya ispat etmek için canını dişine takarak savaşmışlardır. Bugün de onurlarını korumak için çarpışmaktadırlar… (1) O yıllar, Osmanlı İmparatorluğu için bir kırılma noktası, ilk dış borç alımının arefesi, (1853) Kırım Savaşı’nın hemen öncesidir. Ve ortada […]

ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Danışmanı Z.Brzezinski, 1980’lerdeki silahlanma yarışının Sovyet tehdidinden kaynaklanmadığını, Bu, daha çok Moskova’nın kaynaklarının askeri sektöre aktarmasını sağlamak ve böylece birleşik bir ekonomik ve siyasal krize yol açmak için” yapıldığını açıklar. “(1) Bu ifadeden anlaşılan; rekabetçiyi batırmada en kestirme yol, onu gereksiz bir silahlanma yarışına sokarak, borçlandırmak […]

  Osmanlı İmparatorluğu, 1774’te Ruslarla yapılan, “Küçük Kaynarca Antlaşması” ile,  3 Büyük Devlet‘ten biri olma vasfını kaybeder. Rusların verdiği kayıplar bunlarla sınırlı değildir. Osmanlı İmparatorluğu’nu yıkma düşüncesi ile çıkardıkları Kırım Harbi, Osmanlıya ilk dış borçlanmasını yaptırır ve Osmanlı ekonomik bağımsızlığını kaybeder. Ancak bu dış borcun bedeli sadece ekonomik bağımsızlığın kaybedilmesi […]

Bilmemek (çok) tehlikeli değildir. Asıl tehlikeli olan bilmediğini bilmemektir.   NATO’yu anlamak için Papa’yı, Papa’yı anlamak için Para’yı; Para’yı anlamak için Antik Yunan’ın anlaşılması gerekmektedir. Özetle, Otu çek köküne bak! … Tarihimizi dikkatli okuyanlar, Yaklaşık yüz yıl ara ile birbirine benzer iki olay görürler: -Birincisi, 1853 Kırım Savaşı; Aktörler: İngiltere-Fransa-Osmanlı […]

  Türkiye, kendi kaynakları, tasarrufları ile değil, borç para ile büyümektedir. Borçlanarak büyümek; sürekli artan bir cari açık, kabaran bir dış borç, daha da önemlisi, alınterimizin, emeğimizin faiz ödemelerine gitmesidir. Önceki yazılanlardan seçmeler; –Bilgi çağında nitelikli eğitilmiş-öğrenimli bir halkınız yoksa başınız derttedir. -Halkın nitelikli eğitimi-öğrenimi için tek şart; “Ama”sız düşünce-ifade […]

  Bir devlet; halkını çağının gereklerine göre hazırlıyor, ihracatını artırıyor, artan zenginliğini de düşük gelirlileri gözeterek dağıtıyorsa; biliriz ki o ülke mutlu insanların ülkesidir ve doğru yönetilmektedir. Ülkemiz son yıllarda ciddi manada değişmektedir. Elbette ülke vatandaşı bu değişmelerden kendi yararına, refahına olumlu katkılarını görmek isteyecektir. Bu anlayışla, 1999-2012 Dönemi basit […]

5

İnsanın, mutsuzluk kaynağı olan üç uygulaması vardır; Din, Felsefe ve ekonomi. Din; hoşgörü. Felsefe; Adaletli düşünce. Ekonomi; mal takasıdır. Ve bunlar, bir bütünün ayrılmaz parçasıdır. Sorun, insanın bunları bağımsız hale getirmesindedir. Ve meraklısına arşiv de olabilmesi için basit örnek ve rakamlarla, Cari açık-dış borç gerçeğimiz… … Cari açık, -“Yurtiçinde üretilerek […]

İnsanın, uyum ve ahenk sağlayamadığı için mutsuzluk kaynağı olan üç uygulaması vardır; Din, Felsefe ve ekonomi. Din; hoşgörü ve saygı. Felsefe; Ahlak ve adalet. Ekonomi; Malın (mal ile) takasıdır. Bunlar ayrılmaz bir bütündür. Bağımsız hale getirilmeleri sorunların kaynağıdır. Ve sonuçları ile çok konuşulan, ancak gerçekleri tam olarak dile getirilmeyen, dış […]

Osmanlı neden battı? Yaygın ve yanlış ifadesi ile, “Padişahlar aldıkları borçlarla saraylar yaptırdılar!” Peki Türkiye? “Hımmm… Siyasetçiler yolsuzluk yapıyor?” Ne kadar İlginç! Demek ki biz aslında zenginmişiz de, yöneticilerimiz hırsızmış! Okuyanlar lütfen bu soruyu önce kendilerine de sorsunlar ve cevaplarını içerikte verilenlerle karşılaştırsınlar. Peki, neden borçtan kurtulamıyoruz? Konu çok basit, […]

Eğitim

↓