Hiçbir yönetim şekli, halkına doğrudan zenginlik ve refah sağlayamaz. Devletin amacı da bu değildir. Devlet; toplum içerisinde huzuru, adaleti ve adaletli bir gelir paylaşımı sağlayarak, ancak “hak ve halkın iktidarı (sesi)” olabilir.  … Geçen bölümlerde son bin yılın fotoğrafı çekilerek “Derebeyleri, Krallar, Parlamenter Monarşiler ve Cumhuriyet Yönetimleri”nin uygulamaları sergilenmişti. Feodal […]

Batı’daki (geçici) refahın, “Sanayi Devrimi – Aydınlanma – Cumhuriyet – Demokrasi” ile fazlaca bir ilgisi bulunmamaktadır. Öyle olsaydı, ilk sanayileşen ülkelerden İngiltere ve Fransa, bugün ekonomik darboğaza girmez, halk sokaklara dökülmez, caddeler savaş alanına çevrilmezdi. (*) Aşağıda verilen bilgilerden, bu refahın ve kaynağının 1789 Fransız İhtilali, Aydınlanma ve 1850’de başlayan Sanayileşme ile bir […]

29 Ekim 1923’de Cumhuriyet ilan edildikten sonra, başta halkın refahı olmak üzere ekonomi, özgürlük ve adalet alanındaki değişiklikler, olayın birinci derecedeki tanıkları tarafından aşağıda aktarılmaktadır. Bu konuda ilk sözü, Mustafa Kemal Paşa tarafından kendisine Muhalefet Partisi (Serbest Cumhuriyet Fırkası) kurma görevi verilen eski Paris büyükelçisi, eski başbakan, TBMM Başkanlığı ve milletvekilliği […]

“Hükümet” ile “Hükümettekiler”in amaçları farklıdır. Hükümet; halkın yararına toplumun yasalarının uygulanmasını denetlerken; hükümettekilerin amacı, iktidarda kalmak ve devletin kontrol alanını ve gücünü genişletmektir. Hükümet, zenginlik-refah üretemez. Ancak hükümettekiler, toplumun ürettiği zenginliğin vatandaşlar arasındaki paylaşımına adaletli bir yön verebilirler. Toplumun %50’sinin ürettiği zenginliği, nüfusun %1’inin almasını hiçbir şekilde açıklayamazsınız. Maalesef günümüzde tüm gelişmiş […]

“Cumhuriyetin atası” olarak da kabul edilen 1789 Fransız İhtilali, bizdeki cumhuriyetin de atasıdır. Bu ihtilal, bir devrim / ihtilal midir; yoksa birilerinin örtülü operasyonu mudur? Bir olayda ulaşılan sonuç, o sorunun en doğru ve kısa yoldan cevabıdır. Bununla birlikte, bir hareketin uzun vadeye yayılan (sosyal – kültürel ve ekonomik) yansımaları elbette […]

“Kazanmanın ahlakı yoktur” anlayışı ile sermaye sahiplerinin kendilerine göre geliştirmiş oldukları Cumhuriyet ve Demokrasi’nin son bin yıllık olgunlaşma (!) serüveni incelendiğinde, ekonomik boyutta kazananlarının “Halk, Kadınlar, Çocuklar ve Çevre”nin olmadığı, aşağıdaki tabloda çok açık olarak görülmektedir : Dünyanın En Çok Satış Yapan Şirketleri ve Satış Gelirleri : 1.Walmart (Perakende) : 514 […]

İnsanlar, artan ekonomik güç, ilim ve teknikteki büyük ilerlemeye rağmen giderek mutsuzlaşıyor, strese ve depresyona giriyor. Peki neden? Bu, “Parayı takip et” formülü ile aşağıda açıklanmaktadır : Gelişmiş (zengin) ülkelerdeki büyük harcama kalemlerine sırası ile baktığımızda : 1) Konut: %33 2) Ulaştırma: %16 3) Yiyecek: %16 4) Şahsi sigorta-emekli aylığı: […]

Gelir adaletinin olmadığı; halkın, emeğinin karşılığını tam olarak almadığı bir düzenin, Halk Egemenliği’ne dayalı olduğunu iddia etmek, sadece bir aldatmacadır. Son bin yılda Orta – Yeni – Yakın çağları yaşamamız ve geliştirilen bunca araç-gereç dikkate alındığında; Derebeyliklerin / Mutlak Monarşi’lerin yıkılarak Cumhuriyet yönetimlerinin kurulması, toplumlara adalet, özgürlük ve gelir paylaşımında adalet sağlamış mıdır?  Aşağıda son […]

Bir yönetim şeklinin (Cumhuriyetin), halkın refahı üzerinde doğrudan bir etkisi bulunmamaktadır. Ekonomik meseleler aslında sosyal ve kültüreldir. Bu konu ile ilgili çarpıcı örnekler aşağıda verilirken; Batılıların dayattığı ve sadece mutlu bir azınlığa sağlanan sahte “Kalkınma – Refah”; büyük sermaye ve onun özü olan haksız servet ediniminin bir sonucudur. (Sözde) kendine […]

İngiltere, kimilerine göre “Demokrasinin beşiği” olarak bilinir… Bakalım, gerçekte beşiği midir; yoksa insan ve haklarının bir mezarı mıdır ? Bu noktada İngiliz diplomat, şair ve yazar olan Wilfrid Scawen Blunt (1840-1922) tarafından yazılan “İslam’ın Geleceği” isimli kitaptan kısa bir alıntı aktararak konuya devam ediyoruz : … “…Hıristiyan misyonerler yavaş yavaş Afrika’ya girmeye başladılar. Ancak öbür dünyadakini saymazsak, […]

Eğitim

↓