Muktedirlerin Tarih Kitaplarında neden Kahramanları Değil de Asılanları okursunuz (1)

  Tarih insan beyin kimyasının ortaya çıkarttığı en tahripkâr üründür. Tarih, ne insanlara esrarlı rüyalar gördürmek ne de yaralarını açık tutarak onlara eza ve cefa çektirmektir.(*) Yaşanmışları ebediyete kadar ters yüz edilebilir misiniz? Edemezsiniz. Eğer, edilebilmiş olsaydı: “Tarih, deniz misalidir. Kendisine ait olmayanı uzun süre içesinde barındırmaz.” içerisinden kıyılara sürükleyerek aşağıda örneklerde olduğu gibi sahile […]

Türkiye Başkanlık Sistemi’nin arka planını ve gereğini öğrenmeden “Büyük Devlet” olamayacaktır. (1)

  Hiroşima’ya atılan bombanın haberi Potsdam Konferansı’ndan dönmekte olan Truman’a denizde verildi. Yanlarındakiler (ABD Başkanı) Truman’ın, büyük sevinçle: “Bu tarihin gördüğü en büyük olaydır.” Dediğini aktarırlar. Japon Hükümeti, (Atılan iki atom bombasından) Batı’nın düşündüğü ve hayal ettiği şekilde etkilenmemişti. Bombanın meydana getirdi hasar ve can kaybı, kayıtsız koşulsuz teslimiyeti kabul etmeyen altı kişilik konseyin üç […]

Sarıkamış, Çanakkale ve Filistin Cephelerindeki ağır kayıplar Almanların hatırına mı verildi (5)

  Fakir, açlığı belli olmasın diye kahveye her gidişinde pala bıyıklarına yağ sürermiş.  “Kutlama Törenleri!” misali. Hataları ve sorunları ile yüzleşmeyerek sürekli bir “cila”ya ihtiyaç duyanlar, bir ömür, hataların ve çözülmemiş sorunların tutsağı olarak yaşayacağını bilmelidir. Bizler, birilerinin hırsları ve deneyimsizliği kullanılarak, hiç girmememiz gereken I.ci Dünya Savaşı’na sokulduk ve bu büyük savaşı, hazırlıksız olduğumuz […]

Çanakkale’de tuzağa mı düşürüldük? Yetmemiş ki, Arıburnu’nun ismi “Anzak Koyu” olmuş (2)

      I.Dünya Savaşı’nda en çok zayiatın verildiği cephenin Çanakkale Cephesi olduğu konusunda şüphe yoktur.  Zira I. Dünya Savaşı’ndaki şehitlerin yaklaşık olarak 1/3’ü bu cephede hayatını kaybetmiştir. Bu nedenle Çanakkale Cephesi, I. Dünya Savaşı’nın en kanlı muharebelerinin yaşandığı cephe olmuştur. Çanakkale savaşlarında Osmanlı nüfusunun önemli orandaki daha genç ve eğitimli kesiminin yitirildiği ve Türkiye […]

Ülkeleri parçalayanlar övünerek anlatıyor. Kimler,1095’in Hesabını 1924’de Kapattılar (2)

“Düşte gör!” Bu doğru olmayanı. Doğrusu; “Düşme! Düşeni gör!”   İngiliz İstihbaratı ve Büyükelçisinin yaptırdığı darbeden sonra şimdi de Amerikalıların bir devlet kurmalarındaki payları ve bununla nasıl gururlandıkları anlatılmaktadır. “..Kolejimiz Avrupa’da en iyi olarak, Balkan yarımadasında yeni bir devlet kurulmasına yaptığı etkilerle biliniyor..” (1) … Yabancıların içişlerimize müdahaleleri ve bunların ülke üzerindeki tahribatı ile ilgili […]

“Yeni Devlet” gerçeği; “Ama bize Sevr’i, Lozan’ı böyle anlatmadılar!” (4)

Osmanlı’yı paylaşırlarken Osmanlı’dan onay almayanların, Teslim (Mondros) Antlaşması’ndan 21 ay sonra yaptıkları “Sevr” şantajı ile niyetleri herhalde, İstanbul hükümetini, Osmanlı kamuoyu önünde iptal etmek ve Yeni Hükümet’e meşruluk sağlamak olmalıdır. Kalınan yerden devamla… “..Türkiye teslim alınmıştı. Müttefikler, özellikle İngiltere, kontrolü ele geçirmişti. Almanlara ve Rusya’ya karşı olası bir operasyonun üssü olarak kullanması bakımından, Boğazlar’ın ve […]

“Resmi Tarih” dosyası; 31 Mart Vakası, Yıldız’dan sonra sıra sokağa atılacak Osmanlının servetindedir (7)

  Batı Doğu’ya, Doğu’luların aklını eğitmek için değil, şahsiyetini eğitmek için gitti. (*) Başarılı oldu mu? Happy birthday to you! Yıldız Sarayı’nın yağmalanmasından sonra sıra Sabık Sultan’ın bankadaki parasına gelmiştir. Paranın ellerinden alınışını Abdülhamid’in kızı Ayşe Osmanoğlu ayrıntılı olarak anlatmaktadır; “…Bir gün yine köşkte sıkıntılı bir hava esmeye başladı. Babamın Alman Bankasındaki parasını almak istiyorlardı. […]

Resmi Tarih’ ve “31 Mart Vakası”, Yıldız Sarayı hazineleri yağmalanıyor. İhtilallerde yağma adetten midir (6)

  Yıldız Sarayı’ndaki elmas, inci gibi mücevherler, değeri milyarları bulan tarihî kıymetler, İttihatçılar tarafından açılan mühürlü kapılardan sonra  yağma edilir. (*) … Kaldığımız yerden devamla; “31 Mart 1909 Hadiseyi tertipleyenler facianın sırlarını o kadar gizli tutmuşlardır ki, bizler kışlada hadisenin başından sonuna kadar içinde yaşadığımız halde hakiki sebeplerini göremedik, hatta sezemedik.” (1) “Hürriyet ve meşrutiyete […]

“Resmi Tarih” Dosyası; Şimdi de Org. İzzettin Çalışlar 31 Mart Vakası’nı anlatıyor (4)

  İnsan duygusal –kültürel- olmasının yanında bencil bir varlıktır. İşine geldiğinde, demiri ısıtıp orak, doğruyu çarpıtıp yalak! yapabilmektedir. Birlikte onlarca şahit ve araştırmacının düşüncelerini okuyacak ve onlarca çarpıtılmış, “İşte doğrusu budur!” yalanına şahit olacağız. Buyurunuz cenaze namazına! 21 Haziran 1909 Tarihli sıkıyönetim mahkemesinin raporundan sonra  şimdi de, Mustafa Kemal Paşa’dan bir yaş küçük ve olayların […]

“Resmi Tarih” dosyasını açıyoruz. İşte Osmanlıyı yok eden “31 Mart Vakası” gerçeği (3)

Belgeleri açıklamaya; 31 Mart Vakası ile ilgili Sıkıyönetim Mahkemesi’nin hükümete sunduğu 8 Haziran 1325 Tarihli (21 Haziran 1909) raporla başlıyoruz. Başlamadan, ilk yazıda bahsettiğimiz konuya, 2. Abdülhamid’e hiç hakketmediği halde takılan “Kızıl Sultan” lakabına bir açıklık getirelim. -“II. Abdülhamit’in izlediği iç ve dış siyasetle ilgili çok şey yazmak, övmek ya da eleştirmek mümkündür. Hiç şüphesiz […]