“Yeni Devlet” gerçeği, Demirel’e göre, “Millet (neye) hazır değil!” Başına gelenlere mi, ipinin ucundakilere mi? (6)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı
"Birdamla petrol bir damla kandan daha değerlidir." İngiltere Başbakanı Winston Churchill, Savaşların arka planını böyle açıklamaktadır.

“Birdamla petrol bir damla kandan daha değerlidir.” İngiltere Başbakanı Winston Churchill, Savaşların arka planını böyle açıklamaktadır.

 

Devletin yapılanmasında, “İrade sahibi halktır.” Dediğinizde; sistemin üzerinde kurulduğu, “Kuvvetler Ayrılığı”,  anlayışı, Halk İradesinin neresinde duracaktır? Üzerinde mi, paralelinde mi, aşağısında mı? Gözden kaçırılan, tartışılması istenmeyen bunlardır.

Basit örneklerle nelerin kastedildiğini açıklayalım.

Krallık, Sultanlık, Çarlık vb. yönetim anlayışları, dönemin şartlarına uymuyor denilerek bir tarafa bırakıldı.

Yerine neler getirildi?

Cumhuriyet; Egemenlik, babadan oğula geçmesin, devlet başkanını halk seçsin;

Demokrasi (Halkın çoğunluğu), devlet politikasını şekillendirmede eşit hakka sahip olsun.

Bugün, Demokrasi’nin, Aydınlar, Sivil Toplum Kuruluşları, Medya ve Halkın (ortaklaşa) yaptığı yasaları titizlikle uygulayan (Bağımsız) bir yargı sistemi ile ancak yürüyebildiğini sokaktaki kediler dahi öğrenmiştir.

Ancak, Yargı, “Kuvvetler Ayrılığı!” anlayışında (kastedilen) bir güç, belirleyici olmamalıdır. Böyle olduğu iddia edilirse, orada (halkın tepesine binmek için!) farklı bir oyun, beklenti vardır.

Şimdi bunları, Fransa, Rusya ve Türkiye’ye (Osmanlıdan sonrasına) uyarlayalım.

-Fransa’da Kral gitti, Yaşasın yeni Kral! Kim O? Büyük Sermaye;

-Rusya’da Çar gitti, Yaşasın yeni Çar! Kim O? Tek Parti Saltanatı;

-Osmanlıda Sultan gitti? Yaşasın yeni Sultan! Kim O? Tek Parti Saltanatı. (Enver Paşa Çok yaşa!)

Bu kadar mı?

Hiç olur mu?

Şenlik şimdi başlıyor…

-Cumhuriyet ve Demokrasilerde seçim var… seçim var!

-He ya…

-Şimdi seçimlerden iki Anayasa seçimine (oylamasına) gidelim…

-Halkın (silahların gölgesinde girdiği ve) yüzde doksanların üzerinde -mecburen-  onayladığı 1980’nin darbecisi general Kenan Evren Anayasası ile, 2013’ün Yıldız darbecisi, Mısır’ın yeni efendisi General Abdülfettah el Sisi Anayasası’na…

-Burada biraz soluklanıyor ve Mustafa Kemal Paşa’ya kulak veriyoruz.

Seçimleri Jandarma kazandı…

-“Yıl 1930, Belediye seçimleri yapılır. Ali Fethi Okyar liderliğinde Serbest Cumhuriyet Fırkası, daha ülkenin her yerinde teşkilatını kuramadığı halde, birçok yerde seçimi kazandı. Ama sandıktan çıkamadı!

Bu olguyu seçim sonrası, Halk Fırkası Antalya Milletvekili Rasih Kaplan’ın;

-“Paşam, fırkamız seçimleri kazandı!” Sözüne karşılık,

Atatürk’ün acı bir tebessümle verdiği yanıt en güzel şekilde açıklar;

-”Seçimleri jandarma kazandı!” (1)

-Demek ki neyin gölgesinde bir seçim yapılırsa,

-Örneğin;

-Silahların gölgesinde yapılırsa, silahlar;

-Sermayenin gölgesinde yapılırsa, sermaye;

Medya’nın gölgesinde yapılırsa seçimi medya kazanmaktadır.

-Burada da bir ara vermemiz gerekmektedir.

“..Şimdi şekerim, basın doğruyu yazdığı sürece, ona karşı her zaman tepki ve nefret vardır…

-‘Ben, basını çok seviyorum,’ diyen insanların yüzde 99’u aslında sahtekârdır.

-Sanki bizler birer umacı imişiz gibi, bizimle korkudan ahbaplık ederler.

-Halbuki hepimiz, onlar gibi insanızdır.

-Basın için dünyada ‘Beş büyük kuvvetten biridir… Dördüncü kuvvettir.’ Derler.

-Bu söz, Türkiye için geçerli değil…

-Hakimiyet, elbette, ‘Kayıtsız şartsız milletindir’… O, başka…

-Ama birinci kuvvet, Türkiye’de ordu mu? Hayır… Basındır…

-İkincisi, ordudur…

-Çünkü orduyu, ihtilallere basın hazırlar…” (Erol Simavi-Hürriyet gazetesi eski sahibi)’ (2)

-Meraklıları hatırlayacaktır, Bunlardan çok sonra

-Kim başbakanı köşkünün önünde Tişörtle uğurlamıştır?

-Kim?

-Sahi ya! Kim?

-Nerede kalmıştık?

-Seçimin üzerine kimin gölgesi düşerse’de

-Şimdi konuya dönebiliriz.

-Dönemiyoruz! Burada bir ara daha vermemiz gerekmektedir…

Yıl 1909…

Sultan 2. Abdülhamid,  zorla alınan ve “Seni millet azletti’ İfadelerini içeren bir fetva ile tahtan indirilmiştir. Olacakları önceden büyük bir isabetle tahmin eden Sultan daha sonra (31 Mart 1909 tarihinin önemini)  Başkâtip (Ali Cevat) Beye anlatmaktadır;

-”Bu gazetelerin makam-ı saltanat ve hilâfete bu kadar tecavüz etmelerine bakılır ise, bundan böyle ne padişahlığın ve ne de hilâfetin ehemmiyeti kalmayacaktır. Zan edersem ben hatem-ül mülûk  (son padişah ) olacağım” (3) Diyecektir.

Koskoca Sultan 1909 Yılında belirleyici olarak neyi görmektedir?

Medyayı (Gazeteleri)

Gerçeğinde, Fransız (Sermaye) devrimine kadar gazetecilik, habercilikti. Bu Tarihten sonra “habercilik” yerine “İknacılık!” sanatına bırakmıştır.

Bir gerçeği daha not düşelim.  Sermaye Devrimi‘nden  sonra çocukların haklarından Tarihçiler! Büyüklerin haklarından Medya (Gazeteciler) gelmektedir.

Artık meraklıların kafasında nasıl bir, “Yeni Devlet” kurulduğu ve Sayın “Bir Bilen!”  Süleyman Demirel’in, neden?

-“Millet bir asır daha gerçeklerini öğrenmeye hazır değil!” anlamındaki ifadesinin hikmetinin şekli sisler arasından ağır ağır seçilmektedir.

Devam edecek…

Amerika “Yeni Devlet’in neresinde?

 

www.canmehmet.com

Resim;http://www.lazland.com/komikresimler/857/golge_oyunu.htm

(1)Hasan Basri Bilgin; “Son Çorba” Tarih ve Politika 2002 Sahife; 115 (Daha fazlası için bakınız;  http://www.canmehmet.com/chp-siyasi-parti-olmadigi-icin-mi-secim-kazanamamistir.html#sthash.9rR44fBi.dpuf

(2) Babıâli Tanrıları: Simavi Ailesi İrem Barutçu, Birinci Basım: Aralık 2004

(3)Daha fazlası için bakınız; http://www.canmehmet.com/demirelin-millet-gercegi-ogrenmeye-hazir-degil-dedigi-yeni-devlet-mayalaniyor-5.html#sthash.DzwHKm6c.dpuf (Değişmeyen gündem 31 Mart  05 Nisan 2011 06:33 ramazanblc@gmail.com Ve ; 31 Mart Olayı ile ilgili daha geniş bilgi için; “İkinci Meşrutiyetin İlanı ve Otuzbir Mart Hadisesi (2. Abdülhamid’in Son Mabeyn Başkatibi Ali Cevat Bey’in Fezleke’si), Faik Reşit Unat, Türk Tarih Kurumu Yayınları

686 Toplam Ziyaretçimiz 2 Günlük Ziyaretçimiz

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*