Seçilmişleri etkisizleştiren eleman “Derin Devlet” gerçeği (1)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

ABD, Rusya, Türkiye veya İran’da, dış politika ve savunma stratejilerini kimler belirlemektedir? Dışişleri veya istihbarat örgütlerinin uygulamalarında irade sahibi kimlerdir?  Bu alanlar, halk egemenliğine kapalı mıdır? Bu durumda Cumhuriyet rejimlerini tanımlayan, “Halk Egemenliği” anlayışı dostlar alışverişte görsün babında mıdır?

Prof. Peter Dale Scott, “The Road to 9/11”(11 Eylül Yolu) başlıklı kitabın yazarıdır.

Kitabında, “Derin Devlet”i şöyle tanımlamaktadır;

“Derin devletten kasıt; istihbarat ve güvenlik birimleri tarafından organize edilen, uyuşturucu parası gibi illegal yollardan finanse edilen, şiddete, işkenceye, fâili meçhullere karışan, statükoyu, mevcut çıkar ilişkilerini ve en önemlisi orduyu korumaya çalışan, düşünürleri, aydınları, dînî grupları ve kimi zaman anayasal hükümeti ezen, onlardan gelen tehditleri bertaraf eden paralel bir gizli devlet yönetimi.”

Prof. Scott, bahsekonu kitabında ülkemizden ve “Susurluk olayı”  olarak bilinen kazadan da bahsetmektedir.

“Derin devlet” tabiri Türkiye’den geliyor. 1996’da içerisinde bir milletvekili, bir polis müdürü, bir güzellik kraliçesi ve çok sayıda cinayet işlemiş “Bozkurtlar” denilen paramiliter bir suç örgütünün de liderliğini yapan bir önemli bir uyuşturucu tüccarının bulunduğu bir Mercedes’in yaptığı kaza (Susurluk olayı) akabinde bu tabiri ortaya attılar.

O gün Türkiye’de bir milletvekili ile polis müdürünün, aramakta olduğu bir suç makinasıyla aynı araçta olduğu, bu insanların devlet namına suçla mücadele ettikleri iddiasında olduğu açığa çıktı.

Düşünün, sizin namına suç işlediğiniz devlet, insanlara yüzünü gösteren devlet değil, gizli bir devlet, örtülü bir yapı. Türkiye’de buna “derin devlet” diyorlar.

Ben de uzun süredir “derin politika”dan bahsediyordum. O yüzden kitabımda bu tabiri kullandım. Görünür olmayıp örtülü kalan kasıtlı yada kasıtsız tüm bu tür siyasi uygulamaları ve düzenlemeleri ”derin siyaset” olarak tanımladım.

Kısaca “derin devlet” (tanımlaması) bana ait değil, Türkiye’den geliyor.

-“Her ne kadar Türkiye’deki yapıyla birebir örtüşmese de Amerika’da bugün gördüğümüz şeyin paralel bir gizli devlet yapısından aşağı kalır yanı yok. Kamuoyu ile görünmez karanlık güçler arasındaki uçurum veya etkileşim alanı sanıldığından daha az…” (1)

-Tüm modern demokratik toplumların güçlü ulusal güvenlik bürokrasileri vardır. Derin devlet, görünürde hizmet veren siyasi liderlerden daha fazla güce sahip bir bürokratik oluşum mudur?

Bir eski üst düzey ABD terörle mücadele yetkilisi, Pakistan (Taliban vb) sorunu şu şekilde tarif etmiştir;

-“CIA, Kongre ve Beyaz Saray’ın bilgisi-iradesi- dışında Meksika’nın uyuşturucu kartellerini mi desteklemektedir?

Ergenekon, cumhuriyetin kuruluşundan bu yana, Türkiye’nin laik kimliğinin koruyucusu olarak askeri “derin devlet “imi temsil etmektedir?

Bu nedenle mi, 1960, 1971, 1980, ve 1997 askeri baskılarla demokratik olarak seçilmiş hükümetleri devirmiştir?

Gerçeğinde, Laik kimlik bahane edilerek, seçilmiş hükümetler sistemin dışında mı tutulmaktadır?

Tanrı, Devlet, Bayrak ve Milliyetçilik gibi kutsal kabul edilen değerler, “Derin Devlet’ yapılandırılmasının görünür bahaneleri midir?

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, 17 Nisan 2005 tarihinde, konuyla ilgili şunları söylemektedir;

“Derin devlet, devletin kendisidir. Askerdir, derin devlet. Cumhuriyet’i kuran askerler, devletin yıkılmasından daima korku duyar. Halk bazen sağlanan hakları suiistimal eder, yürüyüş hakkı verildiğinde gidip cam çerçeveyi indirerek, polisle çatışır.

Derin devlete ülkenin muhtaç olması, ülkenin yönetilememesinden kaynaklanır. Derin devlet şu anda devrede değil. Derin devlet, kanaatlerine göre, devleti yıkılma sınırına getirmediğiniz sürece hareket halinde değildir.

Onlar ayrı bir devlet değil, ama devlete el koydukları zaman derin devlet olurlar.”

Demirel,  “Bizim ülkemizde iki devlet var. Bir derin devlet var, bir devlet var. Asıl olması gereken devlet yedek, yedek olması gereken devlet asıldır” dedi.

12 Eylül 1980 askerî yönetiminin başı olan Kenan Evren,

-“Sayın Demirel doğru söylüyor. Derin devlet biziz. Devlet zaafa uğradığında el koyarız. 1980’de Demirel’in suçu yoktu. Daha yeni gelmişti, ne yapalım onun dönemine rastlamıştı” diyerek Demirel’in görüşlerine destek verdi.” (2)

-Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AGOS gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesinin ardından, 26 Ocak 2007 tarihinde şu sözleri dile getirir;

-“Derin devletin varlığına katılmıyorum diye bir şey yok, katılmıyorum olur mu, neden olmasın.  O her zaman olmuş. Türkiye Cumhuriyeti döneminde başlamış bir şey de değil. Ta Osmanlı’dan.

Bu gelenekten gelen bir şey zaten ama bunu minimize etmek, mümkünse yok etmek, bunu başarmak gerek.” (3)

Yakın çevremizden de bir örnek verirsek;

-“Arap Dünyasında “Derin devlet” ve eş dost kapitalizmi: Askerler, siyasi elitler ve işadamları arasında oluşturulan geleneksel ittifak,  Batılı hükümetler tarafından, ekonomik çıkar ve güvenlik sistemi adına desteklenmiştir.(4)

Bunların bizimle ve sık sık yapılan darbelerle bir ilgisi yoktur!

Yoktur herhalde…

Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılan, dünyada bir “Derin Devlet” gerçeğinin olduğudur.

Gelecek yazıdan itibaren;

-Bu gizli ve derin yapının kime, neye hizmet ettiği,

-Bu yapının, cumhuriyet ve demokrasi anlayışı ile yanyana geldiğinde neyi sıfırladığı,

-Halkın Egemenlik Haklarının, bir çizgi-sınırdan sonra yukarıda açıklanan Kutsal Değerler öne sürülerek yok mu edildiği?

-Veya gerçeğinde, sandık, sepet, cumhuriyet’ in çocuklara bir masal mı? olduğu

iddiasına sorgulanarak bir cevap aranacaktır.

(1)Prof. Peter Dale Scott, “The Road to 9/11” (11 Eylül Yolu)

(2)CNN Türk’te yayınlanan Ankara Kulisi adlı program, 17 Nisan 2005,

(3)Kanal 7’de yayınlanan İskele Sancak adlı program,

(4)Derin Devlet,  Behind Bars, ÇARŞAMBA, OCAK 11, 2012, ForeignPolicy.com, Justin Vela .

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*