Cumhuriyetlerde: Heykel ve Nutuk Üzerinden Siyaset (7)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

Türkiye’de (gerçek manada) düşünce ve ifade hürriyeti var mıdır ?

Anayasa’nın 26.Maddesini okuyarak buna siz karar verebilirsiniz :

“Türkiye Cumhuriyeti Anayasası MADDE 26
VIII. Düşünceyi Açıklama ve Yayma Hürriyeti
Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet, resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir.


(Değişik: 3.10.2001-4709/9 md.) Bu hürriyetlerin kullanılması, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.

(Üçüncü fıkra mülga: 3.10.2001-4709/9 md.)
Haber ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümler, bunların yayımını engellememek kaydıyla, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin sınırlanması sayılmaz.
(Ek: 3.10.2001-4709/9 md.) Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.” (1)
* * *
” TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI
BİRİNCİ KISIM
GENEL ESASLAR
I. Devletin şekli
Madde 1 – Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
II. Cumhuriyetin nitelikleri
Madde 2 – Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde,
insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan,
demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.

IV. Değiştirilemeyecek hükümler
Madde 4 – Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3üncü maddesi hükümleri, değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.

V. Devletin temel amaç ve görevleri
Madde 5 – Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.

VI. Egemenlik
Madde 6 – Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.
Türk Milleti egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır.
Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz.” (2)
* * *
Sade bir vatandaş olarak, yukarıda verilen anayasa maddeleri yorumlanırsa :
Düşünce ve İfade Özgürlüğü ile ilgili olarak : Düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla açıklayabilirsin.

Ancak :
– Millî güvenlik,
– Kamu düzeni / güvenliği,
– Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin, ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması,
– Suçların önlenmesi ve suçluların cezalandırılması,
– Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması,
– Başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının, yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.


Özetle : Ülkeniz ve ülkenizde yaşanan hiçbir (önemli / hayati) olay hakkında, özellikle de “beyzadelerin” (!) keyfini kaçıracak bir görüş belirtemezsiniz.  Örneğin, ünlü bir işadamı veya büyük bir özel banka hakkında (olumsuz) görüş belirtemezsiniz…
* * *
Şimdi de diğer maddelere geçelim :
I. Devletin Şekli
Madde 1 – Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
Madde 6 – Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.
Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır.
Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz.
* * *
Yukarıda aktarılan maddeler, (aşağıda tekrar vurgulanan maddelerle birlikte) yine sade bir vatandaş gözü ile yorumlanırsa :
Madde 6 – Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.
Madde 4 – Anayasanın 1inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.

Soru 1 : Egemenlik (irade, kayıtsız şartsız) Milletin değil mi ? Öyle ise, neden şartlar gerektirdiğinde Millet yeni bir anayasa yapamıyor, mevcudu değiştiremiyor ?
Ancak, Asker darbe yapabiliyor ve kendine göre de pekalâ bir Anayasa yapabiliyor (1982 Anayasası) 

Soru 2 : Anayasa’daki: “Atatürk Milliyetçiliğine bağlı” ifadesiyle,  (Eski adı: Halk Fırkası, sonraki ve bugünkü adı ile)  Cumhuriyet Halk Partisi’nin ilkeleri, anayasaya girmiş olmuyor mu ?
Anayasalar, halkın katılımı ile yapılmaz mı veya değiştirilmez mi
?
* * *
İnsanlar için Özgürlük neden önemlidir ?

Tohum/Tarla ile, İnsan/Düşünce arasındaki benzerlikler nedir?


– Özgürce düşünce ve ifade hürriyeti yoksa, orada Cumhuriyet-Demokrasi de yoktur. Özgürlük, Cumhuriyetin temelidir. Bu konuda hiç kimse “Ama !”larla kendisini aldatmamalıdır.


– Birisi sizi bir kafese kilitlediğinde, orada yiyecek ve su aramak özgürlüğünüz (imkanınız) yoktur. Sansür de böyledir. O da sizi “düşünmeme” kafesine kilitler, bilgi aramanızı (toplumun gelişmesini), üretmenizi engeller.

– Size göre yanlış / doğru olan bir düşüncenin ifadesini durdurduğunuzda, sosyal gelişimi de durdurmuş olursunuz. Geçmişte düşüncelerini açıklayan birçok bilim adamlarının, bugünlere ne kadar büyük katkı yaptıkları daha iyi anlaşılmaktadır. İlerleme, düşünce özgürlüğü ile mümkündür.

– İlim; nefes alarak yaşar ve gelişidir. Özgürlük, fikir üretmek için aldığımız nefestir.

– Sabit görüşler ve eskimiş vizyonlar zaman içerisinde sertleşir ve dağılma eğilimine girer. Bu nedenle “yenilenme”, “yeni” düşüncelerin sonucudur.

– İktidarlar öldüğünde, gerçekler(i) de onunla ölür. “Zaman testi”ne (ve bunun getirdiklerine) dayanamazlar.

– İfade özgürlüğü bilgiyi üretir ve onu tohum misali yayar. Yayılan bilgiler olan “tohumlar”, binlerce (kafada) tarlada hayat bulur, yeşerir.

– “Neden bilgi toplumu olamıyoruz ? ”
Bu cevabı çok basit olan bir soru! Bilgi üretecek kafaları / tarlaları, kopartır/kuraklaştırırsanız ortada ne fikir ne de bir ürün bulabilirsiniz.
* * *
Yazı dizimizdeki altı bölümü kısaca özetleyerek, “Heykel ve Nutuk’la Siyaset” dizisini sonlandırıyoruz :
Yeni (Devletin) kimlik oluşumunda Atatürk Heykellerini, Nutuk’u, “sekülerleşme ve tektipleştirme”yi bir bütün olarak görmek gerekir. Bunlar “Batılılaşmak” ile Batı’ya entegre olmanın gerekleridir.


Burada sorulması gereken şudur : Bir bütüne (Batıya) entegre olmak (Batılılaşmak), kısa ve uzun vadede insanımıza ne sağlamıştır ?


Yeni kurulan devlet, mevcut siyasi – ekonomik – kültür ve medeniyet değerlerini sıfırlamak durumundadır, ki böylece kendisine yer açabilsin. Ancak bir toplumun Kültür ve Medeniyetini değiştirmek ve bunda da başarılı olmak, sanıldığı gibi kolay değildir.


Bakınız, bu hususta Harvard’lı ünlü İktisat Profesörü ne demektedir :
“Otuz yılımı yatırım, istihsal (üretim) ve iktisadi gelişme meselelerine verdim ama sonunda şunu anladım ki, bütün bu meseleler bir toplumun sosyal yapısı ile orada çarpışan fikirler ve karşılıklı menfaatlerle karşı karşıya gelince hiçbir sonuç vermez. Bizim ekonomik dediğimiz meseleler, aslında sosyal ve kültüreldir.”


İktisat Profesörünün görüşü yorumlanırsa : 
“Halk için, halkla birlikte” dediğinizde; getirdiğiniz sistem halkın sosyal dokusuna (değerlerine) uymalıdır. Uymadığında; “dönüştürme, kalkınma” planları, “Halka rağmen halk için !” dayatmasına dönüşür.
Dönüşür ancak; bu kez de halk, ayak sürümeye başlar.

Sonsöz :
Halkın, omuz (gönül) vermediği hiçbir meselede bir başarı şansı yoktur.
www.canmehmet.com

AÇIKLAMA VE KAYNAKLAR :
(Yazı dizimizin içerdiği konular ve diğer kaynaklar için, özellikle 1 ve 6 no’lu yazılarımıza bakabilirsiniz).
(1) https://www.turkhukuksitesi.com/mevzuat.php?mid=5514
(2) https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.2709.pdf

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SPAM ENGELLEME SORUSU

*

Next Post

Batı Seviciliği ve nedenleri (1)

Çar Oca 22 , 2020
Önceki Yazı Sonraki Yazı Cumhuriyete adeta taptırılan bir ülkede İngiliz Krallığının üyeleri, tüm şirinlikleri (!) ile 7/24 ülke medyasında, milletimizin gözüne neden sokulmaktadır ? Veya neden her çocuğumuz (ileride bir mesleğin gereği olarak kullanacaklar hariç) İngilizceyi öğrenmek zorunda bırakılmakta ve bu nedenle tam olarak öğrenemediği, böylece de yararlanamadığı yabancı bir lisan için, […]

Eğitim

↓