“Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal, Mustafa Kemal Paşayı öldürdü!” (2)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı
Düşünerek bir sonuca gidebilen bir insanın en belirgin özelliği; Farkında olabilmektir.

Düşünerek bir sonuca gidebilen bir insanın en belirgin özelliği; Farkında olabilmektir.

 

Her düzen, uygulandığı ülkenin insanının yapısına, değer yargılarına, davranışlarına uygun düşmeli ve kendi amacı, kendi öğretisi doğrultusunda insan yetiştirmeye özen göstermelidir.(1) Bu noktada yukarıdaki hususun bir soru ile açıklanması gerekmektedir.

-Bir Müs­lü­man Ka­pi­ta­list anlayış ile başarılı olabilir mi, veya bir Müs­lü­man’dan başarılı bir ka­pi­ta­list olur mu?

Her düzenin buna uygun bir insan tipi var. Kapitalist düzenin insanı, bencil, daha çok kişisel çıkarlarını düşünen, ekonomik dürtülerle hareket eden, kazancın hakça olup olmadığı konusunda ahlaki kaygıları olmayan, gerektiğinde acımasız, sömürücü, çifte standart uygulayabilen, yararcı, gösterişçi olduğundan farklı görüntüler verebilen, itici gücü para olan bir tip. Kapitalist sistemin eğitim sistemi, kurumları, iletişim araçlarının kullanımı da bu tip insan yetiştirmeye elverişli. (2)

Burada konunun açıklanması adına bir örnek verilmesi gerekmektedir.

Sosyalist bir düzenin tipik insanı ise, toplumsal sorumluluk ve paylaşma duygusu gelişmiş, davranışlarında kişisel – ekonomik çıkardan çok topluma yararlı olma, başarılı olma güdülerinin egemen olduğu, toplumdan aldığından daha fazlasını topluma vermeye çalışan, üretken, toplum yararına konmuş kurallara uyan, insana değer veren, onu küsümsemeyen, aşağılamayan, insancıl davranan, hak ve adalet duyguları gelişmiş bir insan.

Sosyalist bir düzenin ayrıca, başarılı bir girişimcinin tüm yeteneklerine sahip olmakla beraber bu yeteneklerini kişisel çıkarları için değil, toplumun çıkarlarını ön planda tutan işletme yöneticilerine de gereksinmesi var. Deneyimler gösteriyor ki, bir ülkede, o ülkenin insanının davranışları ile değer yargıları ile uyumlu olmayan bir düzeni kurmaya, başarılı kılmaya olanak yok. (3)

Burada Sovyet Rusya (başarısızlığı) örneği ele alınmalıdır;

….Sovyet Rusya ve Doğu Avrupa deneyimleri, düzenle uyumlu insanın varlığının ve bu tür insan yetiştirilmesinin öneminin yanı sıra,

-(I) Baskıcı, zorgulu (otoriter), tümcül (totaliter) düzenlerin insan yaradılışına uygun düşmediğini,

-(II) Baskı karşısında insanların ancak bir süre sindirilebildiğini, susturulabildiğini,

-(III) Parti gücünün kişisel çıkarlar için kullanılarak partinin yozlaştırılmaması gerektiğini,

-(IV) Bazı kişilere parti üyesi veya benzer sıfatlarla ayrıcalık tanınmasının düzeni sarstığını,

-(V) Dürüst, yansız, etkin bir kamu yönetiminin kurulmasının zorunluluğunu,

-(VI) Merkezi planlama da olsa geniş bir bağımsız çalışan kesimin varlığını sürdürmesini,

-(VII) Tarımda, devlet çiftliklerinin, üretim kooperatiflerinin yanı sıra aile işletmelerine kesinlikle yer verilmesini,

-(VIII) Devlet işletmelerinin başına bu tür işletmeciliğe inanmış, yönetim işlevlerini yerine getirebilecek, başarılı olma, topluma hizmet tutkusu yüksek kişilerin getirilmesi gerektiğini ortaya koymuştur. (4)

Yazılanlar özetlenirse;

-Her düzen, uygulandığı ülkenin insanının yapısına, değer yargılarına, davranışlarına uygun düşmelidir.

-Örnek, İsrail Dün kuruldu. Peki, hangi değerler üzerine? Batı’yı mı (kopyaladı) taklit etti, yoksa kendi Musevi Değerleri’nin üzerine onların ilmi çalışmalarından mı yararlandılar? Veya İran? Nükleer teknolojiye nasıl ulaştı? veya Japonya, veya bir İngiltere, Fransa, Almanya? Birilerini körü körüne taklit ederek kötü bir kopya mı oldular?

-Her düzenin buna uygun bir insan tipi var. Kapitalist düzenin insanı, bencil, daha çok kişisel çıkarlarını düşünen, ekonomik dürtülerle hareket eden, acımasız, sömürücü… (Kul Hakkı”na saygı göstermeye çalışan) Bir Müslüman bunlara ne kadar uyum sağlayacaktır veya sağlayabilecek midir?

-Sovyet Rusya’nın uyguladığı düzen, (kendi) insanının değerlerine uymadığı için başarılı olamamıştır…

-Türkiye’nin başarılı olabilmesi; Devletin ekonomik düzeni ile insan malzemesinin karakterine (değerlerine) uyumlu olmasına bağlıdır.

-Bu manada, “insanımız, 80-90 yıldır neden ekonomik boyutta başarılı olamadı?” Sorusu cevabını bulmaktadır.

Devam edecek…

 

Resim; web ortamından alınmış alt yazılar tarafımızdan düzenlenmiştir.

Kaynaklar;

(1)“EKONOMİDE GERÇEĞİ ARAYIŞ “ ÖZTIN AKGÜÇ, Birinci Basım: Nisan 1991

(2)A.g.e; Sahife;43

(3) A.g.e, Sahife;44

(4) A.g.e.

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*