CIA ile Vatikan’ın Fethullah Gülen projesi ile büyük resimde hedefledikleri nelerdir (1)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

altin-artis

Gülen imparatorluğunun küresel değerinin 25 ila 50 milyar dolar…Beş kıtada doksan ülkede 2000 okul ve yedi üniversite…(1) Bu devasa varlığı sorgulamadan ve arka planda amaçlanana geçmeden, “Yeşil Sermaye!” ile etiketlenerek yokedilen Anadolu insanlarının halis niyetlerle ve sıfırdan oluşturdukları Kombassan’la kısa bir karşılaştırma yapılacaktır.

Kombassan Holding kurucu başkanı Haşim Bayram TBMM’de anlatmaktadır:

-“Faisal Finans`ı aldıktan sonra tehdit edildim. BDDK ve Hazine`den baskı gördüm. `Sabaha kadar satın, yoksa el koyacağız` dediler. Biz de geri verdik. O dönemde sıkıntımızı gören bazı emekli generaller devreye girdi. `İşinizi hallederiz` deyip, bizden 25 milyon dolar para istediler…

–Bayram, Amerika`da aldıkları marketler zinciri `Hit or Miss`in genel müdürünün Amerika Merkezi Haberalma Örgütü (CIA) ajanı çıktığını söyledi… ‘Eğer önümüz kesilmeseydi, bugün 5 milyar dolar ciro yapan, 100 bin kişiye istihdam sağlayan bir kurum olacaktık.` ifadelerini kullanıyor.

-Bayram, eroin taşındığı bahanesiyle uçaklarının koltuklarının yırtıldığını, tehditlerden sonra kağıt fabrikalarının iki defa yakıldığını söylüyor.

-Bayram, engellemelerden dolayı Alfa Air gibi  bazı firmaları kapatmak zorunda kaldıklarını, eksi Başbakan Necmettin Erbakan`ın yıkıldığı gün Petlas`ta 45 milyon dolara el konulduğunu kaydediyor.

-Faisal Finans`ı devretmelerinin altında da aynı baskıların olduğunu dile getiren Bayram en yetkili ağızlardan kendisine `Kombassan`ın banka sahibi olmasını hiçbir zaman istemeyiz.` denildiğini aktarıyor.

-Bayram`a Faisal Finans`ın devri için 2 defa yazı gelmiş. Birincisinde `Devredeceksiniz. Biz Kombassan`ın banka sahibi olmasını istemiyoruz.` denilirken ikinci mektupta ise `Bu gece devretmezseniz kapatacağız` ibaresi yer alıyormuş.

-Bayram, `Ağlaya ağlaya devrettim. Satarken zarar ettik. Ama hiçbir şansımız yoktu. Şimdi suç bizde mi devlette mi? O zaman en sağlam banka o idi.` diye soruyor. `SPK`ya emir veriliyordu, onlar da yapıyordu. Ama biz bütün davaları kazandık. Tedbir koydular,

-TBMM Holdingleri Araştırma Komisyonuna bilgi veren Kombassan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Haşim Bayram,holdingin 40 şirket ve 25 bin çalışanı bulunduğunu…Son üç yılda 3 katrilyon cironun yanı sıra 2.5 milyar dolarlık da yatırım yaptıklarını söyledi…

-Holdingin yaklaşık 80 bin kişiden 800 milyon Euro para topladığını…Dünyanın 8-10 aile tarafından yönetildiğini, aynı sistemin Türkiye`de de geçerli olduğunu söyleyen Haşim Bayram, Koç ve Sabancı ailelerinin birçok alanda kendilerine engel çıkardığını anlattı.

-Bayram, (Uçak lastiği üreten) Petlas Lastik Fabrikası`na `kort bezi` almak için Sabancı Grubu`na müracaat ettiklerini anlatarak, `Peşin parayla, kendi paramızla bize mal vermediler` dedi. (2)

Açıklananlar öğrenilen:

-Bir tarafta, (içeriden topladığı paraları dışarı aktaran) dünya genelinde 2000 okul, 50 milyar dolarlık büyüklüğe ve kaynağa ulaşan (içerden-dışardaki güç odaklarınca korunan) bir yapı;

-Diğer tarafta ülke kalkınması için, ülkenin 70 sente muhtaç” olduğu dönemlerde (dışarıdan içeriye kaynak getiren) ülkeye yatırım için çırpınan Anadolu çıkışlı iş adamları ile, bunların CIA, ülke yönetimi, bürokrasisi, büyük -yerel- sermaye ’den yediği kazıklar!

Bu noktada yorumu okuyana bırakarak, Alman Asıllı Amerikalı stratejist (gazeteci-yazar) William Engdahl kaleminden Fethullah Gülen olayına geçiyoruz:

-ABD’li Stratejist William Engdahl’a göre “Fetullah Gülen CIA’nın Türkiye ayağıdır!

“…Tüm deliller Fetullah Gülen’in, Türkiye’deki kurumlarda darbe yapmak ve Avrasya bölgesinde istikrarsızlık yaratmak için kullanılan bir CIA unsuru olduğunun kanıtıdır!”

ABD’li gazeteci Engdahl, Fetullah Gülen’le ilgili bulgularını The GULEN – Bir Gladyo Projesi belgeselinde anlatır:

 Amerikan’ın “Demokrasiyi geliştirmek” kisvesi altındaki operasyonlarının, Ortadoğu’da sınırları tekrar çizmek ve yükselen bağımsızlığın önünü kesmekle alakalı olduğunu saptadım. Gülen’in de bu stratejinin bir parçası olduğunu anladım. Gülen’e 3 kişinin araya girmesiyle, kendisine üstün meziyetli yabancı statüsünde kalıcı oturma izni çıkarıldı:

-Eski Türkiye Büyükelçisi Morton Abramowitz,

-CIA ile bağlantıları olan George Fidas ve

-CIA’nın kritik isimlerinden Graham Fuller yardımcı olmuşlardı.

Fuller, CIA ve Pentagon’un İslamcı cihadı silah olarak kullanma ve dünya çapında kaos yaratma politikasının mimarıdır.

Orta Asya ve Kafkaslar’da Gülen’in açtığı Türk okullarındaki İngilizce öğretmenleri CIA ajanıydı. İlk olarak 500 “öğretmen maskeli” ajan, bu okullar sayesinde Orta Asya’ya sızdı. Tüm deliller Gülen’in, Türkiye’deki kurumlarda darbe yapmak ve kendilerinin Doğu Türkistan” dediği, Çin’e kadar uzanan Avrasya bölgesinde istikrarsızlık yaratmak için kullanılan bir CIA unsuru olduğunu kanıtlamaktadır.”(3)

ABD’li Stratejist gazeteci, yazar William Engdahl, Fethullah Gülen ve hareketini anlatmaya devam etmektedir:

-15 Temmuz’da Türkiye’ye yapılan başarısız darbe girişimi…CIA’in Türkiye’deki birincil varlıkları, kaçak Türk varlıkları Fethullah Gülen’in ağları aracılığıyla başlattığı bir darbe oldu.

-Washington, Erdoğan’ın dış politikadaki dönüşüyle ??Rusya ve muhtemelen Suriye’nin Esad’ı ile uzlaşmasından mutlu değildi.

Fethullah Gülen,  “kim” değil, daha çok “ne” dir?

-“Bütün güç merkezlerine ulaşana kadar hiç kimse varlığınızı fark etmeden sistemin arterlerinde hareket etmelisiniz … Tüm dünyayı omuzlayıp taşımak için şartlar olgunlaştığınız zamanı beklemelisiniz … Siz Devletin tüm gücünü kazanana kadar beklemek zorundasınız …

Fethullah Gülen Hareketi, Türkçe’de Cemaat ya da “Toplum” olarak da biliniyordu. Onların odak noktası, Hizmet, ya da İslam cemaatine “hizmetin görevi” olarak tanımladıklarıydı. Tuhaf bir şekilde, Türk hareketi, Pennsylvania, Saylorsburg’un merkezindeydi.

2008 yılında ABD Hükümeti’nin açtığı dava dosyalarında Gülen’in imparatorluğunun küresel değerinin 25 ila 50 milyar dolar arasında olduğu tahmin ediliyor. Bağımsız denetim yapılmadığı için kimse ne kadar büyük olduğunu kanıtlayamadı. Gülen’in özel bir ABD Green Card’ın daimi ikamet statüsüne ilişkin dilekçesi üzerine yapılan duruşmada ABD Mahkemesinin ifadesinde, bir sadık Cemaat gazeteci Gülen’in imparatorluğunun nominal boyutunu şöyle anlattı:(4)

Konunun açılması ve anlaşılması adına aşağıda iki küçük not aktarılmaktadır.

Özel görevle Ülkemize gönderilen Amerikalı Misyoner Cyrus Hamlin’in  (1863 Yılı) kurduğu Robert Koleji’nin bilmeyenimiz nerede ise yoktur.

Peki, O Okulun kuruluş hikâyesini bilir misiniz?

“…Rahip Hamlin okula izin alabilmek için devreye sokmadık kişi bırakmaz. Bu arada Cizvitler de boş durmaz, engelleme mücadelelerine devam ederler. Ancak durum bir anda şöyle değişir ve Girit isyanıile sonun başına gelinir.

O sıralarda ABD’li Amiral Farragut Bâb-ı Âli’ye gelmiştir.

Hamlin bu kez şansını bu Amiral üzerinden denemeye karar verir ve okul izni için Amiralden aracılık etmesini ister.

Bunun üzerine Amiral Bâb-ı Âli’den Hamlin’in istediğine müspet cevap verilmesini aksi halde Akdeniz’e Yunanistan lehine zırhlı gemiler göndereceği tehdidinde bulunur.

Etekleri tutuşan Osmanlı bürokrasisi “Farragut’un zırhlılarından birinin Akdeniz’e açılmasındansa iznin verilmesini daha uygun görürler. (5)

Amerikalılar –Savaş gemileri üzerinde yaprıkları tehditle- ne yapmışlardır? Japonyayı serbest ticarete (sömürgeleştirmeye) açmışlar, Osmanlıları da ileriye yönelik, -açtırdıkları misyoner okulları üzerinden- “Amerikanlaştırmışlar!”dır.

Türkiye’de Devlet Personel Dairesinde araştırmalar yapan AID kamu yönetimi başkanı Dr. Richard Podol’un Washington’a yolladığı rapor bu konuda ilgi çekici bir örnek niteliğindedir. Richard Podol, sözü geçen raporunda bir iktisadi yardım teşkilâtı olan AID’nın kamufle edilmiş gizli hedefini açıklıyor ve şöyle diyordu:

-“..10 yıldan fazla bir zamandır Türkiye’de faaliyette bulunan Amerikan Yardım Programı şimdi meyvelerini vermeye başlamıştır. Önemli mevkilerde Amerikan eğitimi görmüş bir Türk’ün bulunmadığı bir bakanlık ya da bir iktisadi devlet teşebbüsü hemen hemen kalmamıştır. Halen bulundukları kuruluşlarda ilerici kuvvet niteliğini taşıyan bu kimselerin kısa zamanda genel müdürlük ya da müsteşarlık mevkiine geçmeleri beklenir. AID bütün çabalarını bu guruba yöneltmelidir.(6)

Tam bu noktada aşağıdaki çarpıcı itiraf açıklanmalıdır;

Yıl 1980 (Darbesi)….

Bizim Çocuklar Başardı!”

Paul Bernard Henze, CIA Ankara Bürosu şefliği yapmıştır. Ülkemizde Kenan Evren gibi cuntacıların yaptığı darbeyi kastederek söylediği;  “bizim çocuklar başardı” sözü ile tanınmıştır.

Bizim çocuklardenilince aklımıza ülkemizdeki yabancı okullar (Robert Kolej başta olmak üzere) aklımıza gelmelidir. Örtüyü fazla kaldırmadan şunu ifade edebiliriz

Ülkemizde anlı-şanlı ne kadar zengin (Holding sahibi) varsa,  ilginçtir, nerede ise tamamı Robert-Boğaziçi (Amerikan okulları) mezunudur. Üstelikte buna, ünlü ‘sağcı-solcu-ortayolcusu da dahil!

Tüm bunlara rağmen karamsar olmaya gerek yoktur.

Milletimiz, hem kendini yönetenlerden, hem de rekabetçilerinden (diğer toplumlardan) daha akılllı-girişimcidir. Biraz ağır davransa da!

 

Devam edecek

-Neden paranın izini takip ederseniz doğru adrese ulaşırsınız?

www.canmehmet.com

 

Resim: web ortamından alınmıştır.

(1) https://off-guardian.org/2016/07/28/what-is-fethulla-gulen/

(2) 2005-10-14 Veli Toprak, Yeni Şafak

(3)http://www.millicozum.com/mc/ozel-yazilar/calan-tehlike-canlari-ve-hakli-cagrilarin-karakacanlari

(4) https://off-guardian.org/2016/07/28/what-is-fethulla-gulen/

(5)Robert Kolej Kuruluş hikayesi: Yararlanılan eser, “Robert Kolej Uğrunda Bir Ömür” İstanbul: Dergâh Yay., Kasım 2012, Daha fazlası için bakınız: http://www.canmehmet.com/robert-kolej-dosyasi-arsa-satan-adam-kiyamete-kadar-onlarin-can-sesini-dinlesin-6.html

(6)Necdet Sevinç, Sanık Yazılar, s.163 (“Ajan Okulları”, Necdet SEVİNÇ, Sahife;21)

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*