CHP Klasiği : “Her Şeyi Ben Yaptım!”

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

CHP, “CUMHURİYET HALK PARTİSİ ON BEŞİNCİ YIL KİTABI” yayınlar. Ancak, içerikte, Osmanlı Eğitimi ile ilgili iddialarını da kendisi çürütür. İşte kitaptan bir bölüm:

“…1923-1924 ders yılından beri Edebiyat Fakültesinden mezun olanların sayısı 228 i kız, 254 ü erkek olmak üzere 482 dir. TıpFakültesinden bu müddet zarfında 5145 mezun çıkmıştır. Hukuk Fakültesinden çıkanların sayısı 184 ü kız, 1459 u erkek olmak üzere 1643 tür. FenFakültesinden çıkanların sayısı 210 u kız, 247 si erkek olmak üzere 457 dir. Bunlara Eczacı Okulundan çıkan 483 talebe sayısı ilave edilirse 1923 – 1924 Yılından beri İstanbul Üniversitesinden çıkanların sayısı 8320 ye baliğ olur.”  (1)

Peki, uzun yıllar boyunca halka ne anlatılmıştır:

-“Kızların okula gönderilmesi; Kız-Erkek karma eğitimi Cumhuriyet dönemi ile başlamıştır. Osmanlı Döneminde modern okullar açılmamıştır.”

Ancak, CHP, “Onbeşinci Yıl Kitabı”na göre: Kızlar Osmanlı döneminde okula gitmiş ve Edebiyat, Tıp, Hukuk ve Fen Üniversitelerini bitirmişlerdir.

Konuyu biraz daha açalım:

Osmanlı Eğitim çalışmaları: (*)

“…taşra (önemli şehirlerin dışında kalan yerleşim alanlarındaki) ilk öğretimin üç ana meselesi (olan bina, öğretmen ve program) komisyonca ele alınmıştır. Fakat daha ilerideki yıllarda, aynı konuların üzerinde yeniden durulması, komisyon kararlarının tam anlamıyla uygulanamadığını göstermektedir. Nitekim Sadrıâzam (başbakan) Sait Paşa’nın 1888 yılında (4 muharrem 1306) hazırladığı maârif (eğitim) raporunda, ilk öğretimin düzeltilmesi için hemen hemen aynı tedbirler değişik bir şekilde ifade edilmiştir.

Buna göre, ilk öğretim iki ana bölümde toplanıyordu :

(1)Çocuk bahçeleri: 4 – 8 yaş arasındaki çocukların çeşitli eğlence ve oyunlar vasıtasıyla eğitimini sağlayan yerler olarak düşünülmüştür. Sait Paşa, eğitimci olmamakla beraber, çocukların ruh ve bedence dengeli şekilde yetiştirilmesinin önemini kavramış ve bunun uygulanmasını istemiştir…

(2)Sıbyan (iptidaî) okulları : 8 – 14 yaş arasındaki çocukların devam edecekleri yerlerdir. Bunların yanında sanatöğretimine mahsus atölyelerin açılması isteniyorsa. Bununla Sait Paşa, hayata dönük, hem ferdin hem de devletin menfaatine uygun bir ilk öğretim tasarlıyordu. Böylece halkın, pratik amaçlara dönük olan bu okullara daha fazla rağbet edeceğini hesaplıyordu…(2)

Sait Paşa’nın bu görüşleri, günümüz için inkâr edilemeyecek bazı hakikatleri ortaya koyması bakımından çok manidardır.

Evvela, Cumhuriyet devri maarifçilerinin (eğitimcilerinin), Türk maârif (eğitim) tarihini bilmediklerini veya hiç dikkate almadıklarını göstermektedir.

Zira, ilk ve orta okulun birleştirilmesi ve hayata dönük sekiz yıllık bir ilk öğretim fikri, yeni eğitimcilerimiz tarafından yeni ve çağdaş reform tasarısı olarak, (bunu) Sait Paşa’dan keşfetmekten öteye gidememişlerdir…

Bugün, ilk ve orta okullarımız sadece okuma yazma bilen, bankalara müstahdem olabilen, üretime katkısı olmayan, başı boş veya hedefsiz nesiller yetiştirmekten öteye bir iş yapmamaktadırlar.

Zaten, bu iki okulun görevi ve hedefi tesbit edilmiş değildir. Dolayısıyla, ne ferdin ne de devletin menfaatine uygun eğitim yapmaktadır. Sait Paşa’nın görüşleri nasıl arşiv belgeleri arasında unutulup gitmişse, aynı şekilde Anadolu’da “Sanayi Medreseleri” kurma projeleri de hatıra getirilmemiştir.  

Bugünkü mevcut eğitim çıkmazımız ve çelişkimiz maarifçilerimizin (eğitimcilerimizin) geçmişteki tecrübeleri ve düşünceleri yok saymalarından ileri gelse gerekir..”

Sonuçları ile rakamlarla Osmanlı Cumhuriyet dönemi eğitim çalışmaları: (**)

Osmanlı dönemi (Sadece Müslümanlar) Cumhuriyet dönemi için bu ayrım yapılmamıştır.Osmanlı (1897)Cumhuriyet (1935)

7-14 Yaş Arası (İlkokul Çağında)
 2.000.000    2.900.000
İlkokul’da Okuyan Öğrenci Sayısı      848.943        647.360
İlkokul’da OkuyanÖğrenci Sayısına Göre Okullaşma Oranı     % 42,4        % 22

İlkokul’da Okuyan Erkek Öğrenci Sayısı
      % 57      % 27,8
İlkokul’da Okuyan Kız Öğrenci Sayısı      % 26       % 16,2

 …

Osmanlıda modern eğitim ile ilgili ilginç bilgiler:

– 1848’de ilk muallim (öğretmen) mektebi, aynı yıl Harbiye’de kurmay sınıfı, 1850’de Darülmaarif adı verilen lise, 1851’de ilk bilim akademisi sayılan Encümen-i Daniş açıldı.

–1846’da Darülfünun (Üniversite) binasının temeli atıldı.

-1857’de Avrupa’ya öğrenci gönderildi. Mülkiye Mahreç Mektebi (1859), Telgraf Mektebi (1860) gibi bazı meslek okulları açıldı.

-Mekteb-i Sanayi (Sanayi Okulu) açıldı (1865).

-Darülfünûn (İstanbul Üniversitesi) faaliyete geçti (1868).

-Mekteb-i Sultani (Galatasaray Lisesi) açıldı (1868).

-Darülmuallimat (Kız Öğretmen Okulu) açıldı (1870).

-Darüşşafaka açıldı (1873).

-Mekteb-i Maadin (Maden Mektebi) açıldı (1874).

1859: İstanbul’da ilk kız rüşdiyesi (ortaokulu) açılır. Taşrada ilk kız rüştiyeleri 1883’te açılacaktır. 1906’da tüm imparatorlukta (gayrımüslim okulları hariç) 85 kız rüşdiyesi ve 25 karma rüşdiye vardır.

1869: Dört yıllık ilköğretim kız ve erkek çocuklar için mecburi kılınır. 1895’te ilkokul yaşındaki İslam kızlarının %35 kadarı (712.423 nüfusun 253.349’u) ilkokullara kayıtlı görünür.

1873: İlk kadın öğretmen atanır. 1881’de ilk kez bir İslam kadın, bir okul kapanma töreninde söylev verir.(***)

www.canmehmet.com

Açıklama ve kaynaklar:

(*)ABDÜLHAMÎD DEVRÎ EĞİTİM SİSTEMİ, Prof. Dr. BAYRAM KODAMAN, (TÜRK TARİH KURUMU, 1999, 3. Baskı)

(**)-Arşiv Belgelerine Göre Osmanlı’da Kadın, Sy.277~287 (T.C. Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı, Yayın No:137).

(***) Yanlış Cumhuriyet,

(1) “CUMHURİYET HALK PARTİSİ ON BEŞİNCİ YIL KİTABI”

(2) Sait Paşa, Hatırat, c. I, s. 572. Sait Paşa’nın bu görüşleri, günümüz için inkâr edilemeyecek bazı hakikatleri ortaya koyması bakımından çok manidardır. Evvela, Cumhuriyet devri maarifçilerinin (eğitimcilerinin), Türk maârif (eğitim) tarihini bilmediklerini veya hiç dikkate almadıklarını göstermektedir. Zira, ilk ve orta okulun birleştirilmesi ve hayata dönük sekiz yıllık bir ilk öğretim fikri, yeni eğitimcilerimiz tarafından yeni ve çağdaş reform tasarısı olarak, (bunu) Sait Paşa’dan keşfetmekten öteye gidememişlerdir. Bu yüzden de, Türkiye Cumhuriyeti’nde gerçek ve öngördüğü gibi altı yıllık, hayat veya iş okulları köylerde ve şehirlerde açılıp ziraat, sanayi ve tekniğe ait bilgiler öğretilse ve biraz da aritmetik, tarih ve terbiye dersleri okutulsa idi, durumumuz bugünkünden çok farklı olurdu. Bugün, ilk ve orta okullarımız sadece okuma yazma bilen, bankalara müstahdem olabilen, üretime katkısı olmayan, başı boş veya hedefsiz nesiller yetiştirmekten öteye bir iş yapmamaktadırlar. Zaten, bu iki okulun görevi ve hedefi tesbit edilmiş değildir. Dolayısıyla, ne ferdin ne de devletin menfaatine uygun eğitim yapmaktadır. Sait Paşa’nın görüşleri nasıl arşiv belgeleri arasında unutulup gitmişse, aynı şekilde Anadolu’da “Sanayi Medreseleri” kurma projeleri de hatıra getirilmemiştir.  Bugünkü mevcut eğitim çıkmazımız ve çelişkimiz maarifçilerimizin (eğitimcilerimizin) geçmişteki tecrübeleri ve düşünceleri yok saymalarından ileri gelse gerekir.(Bayram Kodaman, Sahife:83)

-TÜİK – İstatistik Göstergeler (1923-2009)

-Osmanlı Devleti’nin İlk İstatistik Yıllığı – 1897 (T.C. Başbakanlık Devlet İstatistik Enstitüsü).Tarihi İstatistikler Dizisi, Cilt 5. Hazırlayan : Prof. Tevfik Güral

Daha fazlası ve kaynaklar için bakınız: http://www.canmehmet.com/haksizlik-karsisinda-dilsiz-seytan-olmayan-matmazel-esmeraldaya-vefa-borcumuzdur-1.html

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SPAM ENGELLEME SORUSU

*

↓