CHP, Halkın Vermediği İktidarı, Şirinlik Yaparak Amerika / NATO’dan Alabilir mi?

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

 

 

Türkiye’yi NATO’ya CHP sokmuştur. Uçak Fabrikaları, İnönü-Bayar ikilisince kapatılmıştır.

 

Ali Fethi Bey, Paris Büyükelçiliği’nden dönüşünde, Mustafa Kemal Paşa’nın önerisiyle (12 Ağustos 1930 tarihinde) Serbest Cumhuriyet Fırkası’nı (Partisi’ni) kurdu. Ancak, Serbest Cumhuriyet Fırkası (SCF), kısa sürede geniş bir halk desteği kazanarak Cumhuriyet Halk Fırkası (M. Kemal Paşa’nın Partisi) yönetimini kaygılandırdı.

SCF’nin iktidara ancak cumhurbaşkanıyla (M. Kemal Paşa ile) çatışarak gelebileceğini kavrayan Fethi Bey, bunun çok ağır sonuçlar yaratacağı inancıyla, (yaklaşık üç ay sonra) 17 Aralık 1930’da Dahiliye Vekâleti’ne (içişleri bakanlığına) başvurarak SCF’nın feshedildiğini açıkladı. (1)

Mustafa Kemal Paşa, kendi onayıyla kurulan partiye, halkın büyük ilgisi karşısında :

“…Bu vefasızlık neyin nesi ?” diye sorduğunda, kendisine Halk dışarıda kaldı.” (2-a) yanıtı verilir.

* * *

Peki, Halk neden dışarıda kaldı ?

Halk; beklentilerine ve değerlerine sahip çıkılmadığında, kendisini yönetenleri sorgulamaya başlayacaktır.

Beni gerçekte kim yönetiyor ?

Seçtiğim temsilcilerim mi ?

– Seçmediklerim, birilerinin atadıkları mı ?

Bu noktada, Cumhuriyet ve Demokrasi konusuna açıklık getirilmelidir.

Cumhuriyet, “Temsili Yönetim”dir.

Elbette, seçimler (şaibesiz) serbest, seçilenler halkın tercihi ve halkın özgürlüğünün / haklarının savunucuları ise…

Yok eğer (!); seçimler güdümlü, (temsilciler) seçilenler yalnızca birilerinin tercihi ve (göstermelik olarak) meclisten çıkartılan yasalar da halkın rızası hilâfına yapılmışsa; öne çıkan temsilciler, halkın çıkarlarına uzak ve ilgisiz kalacak, doğal olarak da halk, (beklentileri ve kabul görmemiş değerleri ile) dışarıda kalacaktır.

Gerçeğinde de, Cumhuriyet yönetimlerinde ‘devlet’ öne; Demokratik yönetimlerde ise ‘kişi hakları’ öne çıkmaktadır. (3)

Tarih, ibret alınmadığı için mi tekerrür eder ?

  1. Dünya Harbi’ni (Almanya’nın yenilgisi üzerine) Demokrasi Cephesi denilen Müttefikler kazanmış ve sıra, ülkelerin demokratik esaslara göre düzenlenmesine gelmiştir.

“Dünya ve Türkiye, 1945 ilkbaharına böyle bir havada girerken, ‘Dünyaya uyum sağlamak için’ içeride de gözler Milli Şef İnönü’ye çevrilmiştir. Çünkü, Türkiye’de otoriter rejim bütün özellikleriyle sürüyor, her şey İnönü’nün iki dudağı arasında, söylediklerine göre cereyan ediyordu.

Atatürk döneminde demokrasiye geçememenin gerekçesi olarak Devrimleri korumak gösterilmişti. İnönü, kendi döneminde harp sıkıntılarını gösteriyor. Artık, Devrimlerin tehlikeye gireceği endişesi yoktur. Çünkü bunlara ‘tutmuş’ gözü ile bakılıyordu. Sonra, bunları korumak için kurulacak partilerle ‘muvazaa anlaşmaları’ yapılacaktır.” (4)

İnönü’ye göre, Tek Parti düzeni ilelebet yaşayamaz. Yıkılırsa birçok kazanımlar heba olur. İnönü’nün bundan kastı, bir halk ayaklanması veya darbe anında Atatürk’le beraber yaptığı devrimlerin tehlikeye girmesidir. Yumuşak bir geçişle bunlar korunmalıdır. (İnönü’nün Demokrasiye Geçiş İsteği, 19 Mayıs 1945 tarihli Nutku*)

İnönü: “Amerika’ya Demokrasiye Geçeceğimizi Müjdeleyiniz”.

Bunun bariz belgesi, 5 Mart 1945’de Dışişleri Bakanı Hasan Saka’nın başkanlığındaki heyetle San Fransisco’ya giden Feridun Cemal Ekin’in yazdığı bir hatıra yazısında şöyle dile getirilmiştir: “Amerika’ya Dışişleri Bakanı rahmetli Hasan Saka’nın başkanlığı altında, benim de delege olduğum geniş bir heyetle katılacaktık. Cumhurbaşkanımıza veda ettim. İnönü bana şu kayda değer sözleri söyledi :

‘Amerikalılar çok partili demokrasiyi ne zaman kuracağımızı sizlere sorabilirler. Bu soruya şöyle cevap verirsiniz : Savaş bitince, bu amacı gerçekleştirmek Cumhurbaşkanımızın en aziz arzusudur.’ (5).

Dikkate değer nokta şudur ki; Cumhurbaşkanı, San Francisco’daki devletlerin delegelerine ve özellikle Birleşik Amerika’ya, Türkiye’de çok partili hayatın yakında başlayacağı hususunda teminat gönderirken, Türk kamuoyu, rejimde bu türlü bir değişiklik yapılacağı hakkında henüz kesin bir bilgi sahibi değildi. (6)

İnönü, Celal Bayar’a Demokrat Parti’yi kurdurtacak (**), ancak işin sonunda Mustafa Kemal Paşa ve İnönü’ye başbakanlık yapmış olan Celal Bayar canını kurtarsa da, İzmir Amerikan Koleji mezunu olan Adnan Menderes (İngiltere-Amerika’nın Iraktaki çıkarlarına engel olmuş olmalı ki), düşürülen uçaktan sağ kurtulsa dahi, idamla muhalefetin bedelini ödeyecektir.) (***)

Sonradan yaptırtılan darbelere bakılınca, aslında ABD ve Avrupa, bizlerin (gerçek) demokrasiye geçmesini istememektedir.

Peki, neden ?

Çünkü halkın seçtiği bir liderle kimse oynayamaz ve uluslararası ikili anlaşmalarda, Arap ülkelerinin diktatörlerine olduğu gibi, (devirmekle) tehdit edilerek diledikleri anlaşmaları yaptırtamazlar. (Dileyenler, 12 Eylül darbesinden sonra verilen tavizlere ve Yunanistan-NATO meselesine bakabilirler.)

* * *

Batılılar (ABD / NATO), Neden bir ülkede darbe yaptırtır ?

“…Darbe sürecinde İran’da görevli bulunan İngiliz subay, elçi ve konsoloslar, gayet gizli davranarak, askerlere ve darbenin diğer figüranlarına para dağıtmışlardır. Darbe sonrasında İngiliz elçi Loraine’den İran tahtını isteyen Rıza Han (Şah), emeline ulaştıktan sonra İran’ı İngiltere adına yönetmeye başlamıştır.” (7)

Yazılanlardan anlaşılan : Dış devletler, 3. bir ülkedeki bir darbeyi destekliyorsa bu, o darbecileri kendilerine “Vekil” tayin etmiş olmalarındadır. Bu anlayışı büyük bir örtü olarak, benzer durumlara yayabilirsiniz.

www.canmehmet.com

Açıklama ve Kaynaklar :

(*) İnönü’nün 19 Mayıs Nutku: Açıkçası Türkiye, demokratikleşmesi için İnönü’den gelecek bir açıklamayı beklerken, İnönü’nün 19 Mayıs 1945 tarihindeki Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla, Ankara’daki, 19 Mayıs stadında verdiği nutukta, demokrasiye geçiş isteğini dile getirmesi hem sürpriz oldu hem de sürpriz olmadı. Sürpriz oluşu, geniş halk kitlelerine yönelikti. Sürpriz olmayışı bir kısım aydın ve bürokratlar nezdinde idi. Çünkü bunlarda İnönü’nün demokratikleşme mesajı verme ümidi çok kuvvetli idi.

İnönü, nutkunda demokrasiye geçmeye yönelik isteğini şöyle dile getirdi: “Memleketimizin siyasi idaresi, Cumhuriyet; kurulan halk idaresinin her istikamette ilerlemeleri ve şartlarıyla, gelişmeye devam edecektir. Harp zamanlarının ihtiyatlı tedbirlere lüzum gösteren darlıkları kalktıkça, memleketin siyasi ve fikri hayatında demokrasi prensipleri daha geniş ölçüde hüküm sürecektir. En büyük demokrasi müessesi olan Büyük Millet Meclisi, ilk günden itibaren idareyi ele almış ve memleketi demokrasi yolunda mütemadiyen ilerletmiştir.

Büyük Meclisin şimdiye kadar parlak bir surette ispat ettiği hakikat, halk idaresinin, memleketi serbest düşüncelere ve hürriyet hayatına alıştırmaya eriştirmesi, geçmişte olan otoriter idarelerden daha kuvvetli olmuştur. Büyük Meclis, az zamanda büyük inkılaplar geçirmiş bir memleketin, sarsıntılara uğramadan, daha ziyade ilerlemesini temin edecektir.

Türk Milleti, İkinci Cihan Harbi’nde, siyasi ve mânevi bakımdan temiz ve başarılı bir imtihan geçirmiştir. Büyük Millet Meclisinin kudretli elinde olan millet idaresi, demokrasi yolunda olan gelişmesinde devam edecektir.”  (İnönü, Söylev ve Demeçleri, 1919 -1946, C. I, s. 442)

(**) Bakınız : http://www.canmehmet.com/yenilmis-galipler-inonu-celal-bayara-dpyi-anlasmali-kurdurdu-ve-menderes-harcandi-4.html

(***) Uçak ve fazlası için bakınız : http://www.canmehmet.com/bir-mektup-ve-yikanan-bulasiklar-anne-ne-olur-affet-bizi-gec-geldik.html

(1) Daha fazlası için bakınız : http://www.canmehmet.com/m-kemal-pasa-abdde-oldugu-gibi-bizde-de-cumhurbaskanini-halk-secer-chpye-soruyoruz-baskanlik-sistemine-itiraz-ettiginizde-1.html

(2-a) Daha fazlası için bakınız : http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=111374

(2-b) “Serbest Fırka Hatıraları”. Yazar : Ahmet Ağaoğlu. Sahife : 46 – 48 – 327.    Daha fazlası için bakınız : http://www.canmehmet.com/bir-ortu-daha-kalkiyor-demokrat-parti-chp-tarafindan-kurduruldu-ve-menderes-feda-mi-edildi.html

(3) Daha fazlası ve kaynaklar için bakınız : http://www.canmehmet.com/chp-cumhuriyeti-ataturk-muhalefetin-artmasi-karsisinda-soruyor-bu-vefasizlik-neyin-nesi-cevap-halk-disarida-kaldi-2.html

(4) “Saklanan Gerçekler : Demokrasiye Nasıl Geçtik”. Yazar : Süleyman Kocabaş. Sahife : 27.

(5) A.g.e, Sahife : 30.

(6) “Türkiye’de Demokrasiye Geçiş, 1945-1950”.  Yazar : Rıfkı Salim Burçak. Sahife: 45 – 46.  (“Nihat Erim, İnönü, Demokrasi ve Dış İlişkiler”. Milliyet, 14 Ocak 1974’den.)

(7) Daha fazlası için bakınız : http://www.sosyalarastirmalar.com/cilt6/cilt6sayi27_pdf/karadeniz_yilmaz.pdf

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*