“Cenazeyi öldürene kaldırtırlar” Yıkılan Osmanlı denge olabilmesi için mi diriltiriliyor? (4)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı
Bir devletin gücü;  nitelikli eğitim-öğrenim görmüş halkı ile doğru orantılır.

Bir devletin gücü; nitelikli eğitim-öğrenim görmüş halkı ile doğru orantılır.

 

Bir ülkenin, “Küresel Güç” olabilmesinin gereğini ve maliyetini, “Amerikan Küresel Gücünün Yapıları”nı örnekleyerek değerlendirirsek bakalım karşımıza çıkacak olanlar nelerdir?

Amerikan Küresel Gücünün Yapıları

-“Birleşik Devletler hegemonyasının dünya çapında büyümesi, birbirileriyle ilişkili bir grup kurumun etrafında oluşturulmuş güç yapılanmaları ile sağlanmaktadır: bunlar kara kuvvetleri, deniz kuvvetleri, uzun erimli müdahale kapasitesine sahip hava kuvvetleri; muhaliflere zarar vererek müşterilerine destek olan çok geniş bir gizli istihbarat ağı; tüm dünyaya yayılmış ve uluslararası siyasal ve ekonomik gerçeklikleri Amerikan tanımlarıyla yayan muazzam bir kamu ve özel kitle iletişim ağı (medya); ve özellikle Üçüncü Dünya’da resmi (kamu) ya da gayri resmi (özel) Birleşik Devletler işletmelerine bağımlı muhtelif işbirlikçi sınıflardır….

Bush yönetiminin son dönemlerinde istihbaratçılar ve Birleşik Devletler Kongresi mensupları, Amerika’nın dışarıdaki ekonomik rekabetini artırmak için CIA’nın işe daha çok karışması gerektiğine ilişkin pek çok öneri yaptılar.

Kimileri müttefiklerin ve ticari ortakların izlenmesini, hatta Birleşik Devletler şirketlerine yararlı olabilecek işletme sırlarının çalınmasını önerdi. Eski CIA başkanı Amiral Stansfield Turner:

“Sırları askeri hazırlıklarımız için çalıyoruz. Ekonomik alandaki rekabetimiz için neden çalamayacağımızı anlayamıyorum.”Diyordu. Senato İstihbarat Komitesi başkanı David Boren gibi diğerleri ise, dış ekonomik ispiyon mekanizmalarının bozulduğunu söylüyorlardı. Reagan’ın CIA müdür yardımcısı ve Bush’un CIA müdürü Robert Gates yabancı hükümetler arasındaki “gizli anlaşma”ların ve onların Amerikan çok uluslu şirketlerine “zarar veren” denizaşırı ülkelerdeki kapitalistlerinin daha yoğun olarak gözlenmesini ve Birleşik Devletler ticaret sırlarını korumak için hem CIA’yi hem de FBI’ı içen daha aktif bir program uygulanmasını öneriyordu. (1)

Yukarıdakileri okuduğumuzda; ABD ve Almanya ile ilgili olarak, siyasetçilerin telefonlarının  dinlenmesi konuları aklımıza gelmiş midir?

Eğer gelmişse, uluslararası siyasette tesadüfler değil, organize işler! akla gelmelidir.

Küresel Güç olabilmenin maliyeti’ni özetlersek;

– Küresel düzeyde, tüm unsurları ile güçlü bir ordu;

– Küresel düzeyde etkin, istihbarat kuruluşları;

– Küresel Düzeyde etkin medya;

– Küresel Güç ile işbirliği yapan yerel; Medya-Sermaye-Finans şirketleri;

– Küresel Düzeyde etkin Büyük Şirketler.

Bu noktada yazılanlara kısa bir ara vererek, konu ile ilgisini okuyana bırakarak bir haberi aktarıyoruz.

“1 trilyon dolarlık ikaz

Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu, 2023 yılında 1 trilyon dolar dış ticaret hacmi hedefi bulunan Türkiye’nin ekonomik büyümesini istikrarlı olarak sürdürebilmesinin, “Çevre denizler ve onların bağlantılı olduğu mücavir deniz havzaları üzerinden yaptığı ticaretin düzenli akışına ve ekonomisinin ihtiyaç duyduğu enerjiyi kesintisiz temin edebilmesine” bağlı olduğunu vurguladı.

Savunma ve Havacılık Dergisi’nin bugün piyasaya çıkacak olan sayısına değerlendirmelerde bulunan Oramiral Bostanoğlu, “Türk milleti tarihi boyunca denizciliğe önem verdiği dönemlerde güçlü ve müreffeh olmuş, ihmal ettiği dönemlerde ise büyük çöküşler ve kayıplar yaşamıştır” diyerek, şunları söyledi:

Enerjide dışa bağımlıyız

“Geleceğe yönelik projeksiyonda, Türkiye’nin güçlü bir devlet olarak dünya sahnesine çıkma potansiyeli, birincil derecede ekonomisinin büyümesi ile ilişkilidir. İthalat ve ihracat mallarının ortalama yüzde 90’ından fazlası deniz yoluyla taşınan, hâlihazırda bilinen ve işletilebilen enerji kaynakları açısından büyük oranda dışa bağımlı olan Türkiye’nin, ekonomik büyümesini istikrarlı olarak sürdürebilmesi; çevre denizler ve onların bağlantılı olduğu mücavir deniz havzaları üzerinden yaptığı ticaretin düzenli akışına ve ekonomisinin ihtiyaç duyduğu enerjiyi kesintisiz temin edebilmesine bağlıdır.

Bu bağlılık nedeniyle bölgesel ve küresel istikrara son derece duyarlı durumda olan Türkiye’nin refahı arttıkça enerji ihtiyacı artacak; bu da dünya üzerindeki enerji bölgelerine, deniz ulaştırması açısından kritik geçit ve boğazlara bağımlılığımızı ve hassasiyetimizi artıracaktır.

Türkiye’nin 2023 yılında toplam dış ticaret hacminin 1 trilyon dolara yaklaşacağı düşünüldüğünde donanmamıza deniz ticaret yollarının bölgesel ve küresel ölçekte güvenliğinin sağlanmasında daha fazla görev düşecektir.”

“Çevre denizlerimizdeki deniz yetki alanları sınırlarının uluslararası hukuk çerçevesinde yapılacak antlaşmalar ile belirlenmesi önem arz etmektedir” diyen Bostanoğlu, Ege Denizi konusunda da uyarılarda bulunarak, şunları söyledi:

“Ege Denizi’nde Lozan Antlaşması ile kurulan ve 1995 yılında TBMM açıklaması ile teyit edilen dengenin muhafaza edilmesi hayati önemi haizdir. Denizlerin serbestliği ilkesi dünyada tüm denizci devletler tarafından kabul gören, doğrudan ülkelerin güvenliği ile ilgili olan ve teamül hukuku haline gelmiş bir kavramdır. Denizlerin serbest kullanımını sadece prensipte savunmak değil, uygulamak da hayati bir konudur. Bu çerçevede, mevcut açık deniz alanlarının muhafazası önceliklerimizdendir.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki önceliği ise Kıbrıs Sorunu gibi uzun süreli sorunların ve 2010 yılından bu yana Kuzey Afrika ve Orta Doğu ülkelerinde yaşanan gelişmelerin olumsuz yansımalarının en aza indirilmesinin yanı sıra deniz yetki alanlarındaki menfaatlerimizin korunmasıdır…” (2)

Değerli Paşa’mız beyanatında hangi konuları vurgulamıştır?

 –Türkiye’nin güçlü bir devlet olarak dünya sahnesine çıkma potansiyeli, birincil derecede ekonomisinin büyümesi ile ilişkilidir.

– Türkiye’nin 2023 yılında toplam dış ticaret hacminin 1 trilyon dolara yaklaşacağı düşünüldüğünde donanmamıza deniz ticaret yollarının bölgesel ve küresel ölçekte güvenliğinin sağlanmasında daha fazla görev düşecektir.

Devam edecek…

 

 

Resim: Web ortamından alınmış, alt yazı tarfımızdan düzenlenmiştir.

Kaynaklar;

(1)James Petras-Morıs Morley, “İmparatorluk mu? Cumhuriyet mi? Amerika’nın Küresel Gücü ve iç Çürümesi” (1996)

(2) Daha fazlası için bakınız; http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/162883/1_trilyon_dolarlik_ikaz.html

 

 

615 Toplam Ziyaretçimiz 1 Günlük Ziyaretçimiz

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*