“Cenazeyi öldürene kaldırtırlar” Türkiye’nin güçlenmesi Rusya’nın ve ABD’nin işine mi gelmektedir(5)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı
Bir devletin gücü;  nitelikli eğitim-öğrenim görmüş halkı ile doğru orantılır.

Bir devletin gücü; nitelikli eğitim-öğrenim görmüş halkı ile doğru orantılır.

 

Aşağıda, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Türkiye’yi neden desteklediği ile, ziyaretinin muhatap devletlerin ajansları tarafından nasıl yorumlandığı; Rus, İngiliz, ABD, Alman haber ajanslarının değerlendirmeleri ile verilmektedir.

Hatırlanması için ilk dört bölümün kısa bir özeti;

-Osmanlı İmparatorluğu, 1774’te Ruslarla yapılan, Küçük Kaynarca Antlaşması ile, 3 Büyük Devlet’ten biri, olma vasfını kaybeder. Ruslarla yapılan 1853 Kırım Savaşı nedeni ile yaptığı ilk dış borçlanma sonucu da, hem, “Endüstrileşmeyi kaçırdığı için ekonomisi çağdışı kalmış olan devlet” ünvanını alır, hem de borçların ödenemesi sonucu; Avrupalı devletlerin mali denetimi altına girer. Rusların attığı kazık Osmanlı dönemi ile sınırlı kalmaz; 1945 Yılında Stalin’in, “Boğazlar ve Doğu Vilayetlerinde bazı illeri tekrar konuşalım!” örtülü tehdidi ile, Türkiye NATO’ya girer.,

Batı’nın Dünkü sömürgeleri, bugünün “Yenice Sanayileşen ülkeleri” olmuştur. Batı sömürgelerini kaybetmekle kalmamış, bu ülkeleri karşısına “rekabetçisi devletler” olarak görmüştür. Özetle; (Kendine gelişmiş) Batı için deniz (kaynaklar) bitmiştir.

ABD Ulusal Güvenlik Konseyi Danışmanı Z.Brzezinski, 1980’lerdeki silahlanma yarışının Sovyet tehdidinden kaynaklanmadığını, Bu, daha çok Moskova’nın kaynaklarının askeri sektöre aktarmasını sağlamak ve böylece birleşik bir ekonomik ve siyasal krize yol açmak için” yapıldığını açıklar.

-ABD’nin dışişleri bakanlığı ve ulusal güvenlik danışmanlığı görevlerini yürüten Condoleezza Rice yaptığı son konuşmalarının birisinde;

-“…ABD’nin dünyadaki meselelerin çözümünde ”liderlik etmediği” takdirde iki gelişmeden birinin meydana geleceğini belirten Rice;

-”Ya hiç kimse liderlik etmeyecek ve kaos olacak, ya da bizim değerlerimizi paylaşmayan birileri bu boşluğu dolduracak. Liderlik etmede isteksiz olamayız ve geriden liderlik yapamazsınız. Demektedir.

Ancak, ABD’nin yeni gerçekleri, liderliği sürdürmesine izin vermekte midir?

-Gayri Safı Milli Hasıla’nın bir yüzdesi olarak sivil araştırma geliştirme için yapılan harcamalar ile ilgili rakamlar Birleşik Devletler ve dünya çapındaki en korkunç iki rakibi (Japonya-Almanya) arasındaki farkın nasıl büyüdüğünü açıkça göstermektedir:

Devletler       1978        1984         1988

Japonya         2.6            2.6           2.9

Almanya        2.1            2.5            2.7

ABD              1.6            1.8            1.9

-Verilen bilgiler, artık, Amerika’nın teknoloji performansının onun, Tek belirleyici, “Süper Devlet!” imajını desteklemediğini göstermektedir.

-Birleşik Devletler’in rekabet gücünün düştüğünü gösteren diğer örnekler kritik teknoloji ve makine imalatını da içermektedir. Japonya’nın yan iletken (bilgisayar cipsleri) sanayiindeki küresel Pazar payı 1981’de % 37.4’den 1988’de % 51’e yükselirken, aynı yıllarda Birleşik Devletler’in payı % 48.9’dan % 35 civarına düştü.

Ve bir ülkenin, “Küresel Güç” (belirleyici) olabilmesinin gereği;

-Küresel düzeyde, tüm unsurları ile güçlü bir orduya;

-Küresel düzeyde etkin, istihbarat kuruluşlarına;

-Küresel Düzeyde etkin medyaya;

-Kürsel Güç sahibi devletlerle işbirliği yapan (Medya-Sermaye-Finans alanındaki) Yerel Unsurlar’a;

-Küresel Düzeyde etkin Büyük Şirketlere sahip olmasıdır.

Deniz Kuvvetleri Komutanı Bülent Bostanoğlu bir beyanatında aşağıdaki konuların altını çizmektedir;

Türkiye’nin güçlü bir devlet olarak dünya sahnesine çıkma potansiyeli, birincil derecede ekonomisinin büyümesi ile ilişkilidir.

– Türkiye’nin 2023 yılında toplam dış ticaret hacminin 1 trilyon dolara yaklaşacağı düşünüldüğünde donanmamıza deniz ticaret yollarının bölgesel ve küresel ölçekte güvenliğinin sağlanmasında daha fazla görev düşecektir.

Şimdi kaldığımız yerden devam ederek, Yabancı Haber Ajansları’nın, Putin’in ziyareti ile ilgili değerlendirmelerine bakıyoruz;

-Rusya’nın ambargosu Türkiye’ye yaradı (Almanya-dw.de)

Rusya’nın Ukrayna krizi nedeniyle kendisine yaptırım uygulayan ABD, AB, Kanada ve Norveç’ten yaptığı gıda ithalatını 1 yıllığına kesmesi, Türkiye’nin gıda ihracatında meyvelerini vermeye başladı. 2014’ün ilk 6 ayında Rusya’ya süt ürünleri ihracatı yaklaşık yüzde 500 artarken, 6 ay öncesine kadar 50 ton olan beyaz et ihracatı 6 bin tona çıktı. (1)

Devlet Başkanı Putin’in Ankara ziyaretinden flaş bir sonuç çıktı (Rusya haberler)

Putin, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la düzenlediği ortak basın toplantısında, Rusya’nın şu ana kadar beş milyar dolara yakın harcadığı Güney Akım doğal gaz boru hattı projesinden Avrupa Birliği’nin olumsuz tutumu nedeniyle vazgeçmek zorunda kaldığını söyledi ve “Bu koşullarda projeyi gerçekleştirme şansımız yok” dedi. Türkiye açısından bu açıklamanın asıl önemi Putin’in, “Türkiye’nin talebi doğrultusunda Mavi Akım doğal gaz boru hattını hem genişletmeye hem de ikinci bir hat yapmaya hazır olduklarını” söylemesi oldu. Rusya lideri, “Böylece bunun hem Türkiye’ye ek doğalgaz sağlaması hem de Yunanistan sınırına kadar giderek buradan yeniden ihracının sağlanması ihtimali belirdi” dedi.

Putin, Suriye konusunda diplomatik bir dil kullandı

Ortak basın toplantısda Putin’in Rusya ile Türkiye arasında Suriye konusunda yaşanan görüş ayrılığıyla ilgili bir soruyu diplomatik bir dil kullanarak geçiştirmeyi tercih ettiğine işaret eden Başlamış, “Buna karşılık Erdoğan Moskova tarafından desteklendiği bilinen Suriye lideri Beşar Esad için ağır ifadeler kullandı.

Gövde gösterisi açısından Putin’in Ankara ziyareti başarılı

Genel olarak ziyaretin sonuçlarını değerlendiren (gazeteci Cenk) Başlamış, “Batı’nın ambargosu altındaki Rusya’nın izole olmadığını gösterme fırsatı vermesi açısından Putin için Ankara ziyareti gövde gösterisi niyeti taşıyordu. Bu açıdan başarıya da ulaştı…”(2)

Güney Akım akışını değiştirdi: Türkiye için ne anlama gelir? (Rusya haberler)

1 Aralık Pazartesi günü Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Avrupa Komisyonu’nun Güney Akım ile ilgili tutumu nedeniyle projenin gerçekleştirilmesine devam edemeyeceğini açıkladı.

Avrupa’nın yeni ilave kaynaklar olmadığı durumunda doğal gaz tedariğinde Rusya’ya muhtaç olduğunu biliyoruz.

Bu arada projenin Türkiye’ye yönlendirilmesi Türkiye’nin de şöyle işine geldi. Neticede Türkiye Güney bölgesinde bir doğal gaz koridoru olma çabasında. Yani bir taraftan Azerbaycan’dan, bir taraftan Türkmenistan’dan, bir taraftan Rusya’dan gidecek gazın Türkiye üzerinden Avrupa’ya iletilmesi konusunda Türkiye adımlar attı. Hatta dış politikadaki çoğu stratejisini bunun üzerinde kurdu. Aynı şekilde yine Irak’tan gelecek olan, Doğu Akdeniz’de keşf edilmiş yeni gaz rezervlerin de Türkiye üzerinden Avrupa’ya iletilmesi konusunda Türkiye’nin şu anda çalışmaları olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla enerji koridoru olma yolunda bu kadar çok adım atan hükümet için bu son yapılan teklifin de son derece çekici geldiğini düşünüyorum.” (3)

Rusya-Türkiye: Doğalgaz hatlarıyla gelen ortaklık (İngiltere-BBC)

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Türkiye ziyaretinde öne çıkan en önemli maddelerden biri, Rus doğal gazının Avrupa’ya Bulgaristan değil, Türkiye üzerinden taşınması projesi oldu.

Rusya’ya ait doğalgaz şirketi Gazprom da, Bulgaristan’dan geçmesi tasarlanan Güney Akım projesinin iptalini açıkladı.

Uzmanlar, Türkiye’nin yeni “enerji merkezi” olarak görüldüğü bu projeyi BBC Türkçe‘ye değerlendirdi.

‘Türkiye daha da bağımlı hale geliyor’

Uluslararası enerji danışmanlık şirketi FGE’de enerji piyasası uzmanı Cüneyt Kazokoğlu’na göre ise Rusya ile Türkiye arasında varılan anlaşma “Türkiye’nin doğalgazda, nükleerde ve genel anlamıyla enerjide Rusya’ya daha fazla bağımlı hale geldiğini gösteriyor.”

‘Türkiye eksen genişletiyor’

Karagöl, AKP hükümetinin 2002’de başlattığı ‘eksen genişlemesi’ politikasını Rusya ile ticari ilişkileri geliştirerek sürdürdüğünü belirtiyor.(4)

Times: Rusya Avrupa’ya ‘savaş’ açıp Türkiye’yle yakınlaştı (İngiltere-bbc)

İngiliz Times gazetesi Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Türkiye’ye boru hattı anlaşması önererek, Avrupa’ya “doğalgaz savaşı ilan ettiğini” yazdı.

Putin’in 25 milyar sterlin (yaklaşık 31 milyar euro) tutarındaki güney Avrupa planını iptal ettiğini yazan gazete, hattın Türkiye’den geçmesinin önerildiğini ve böylece Moskova ile Ankara’nın yakınlaşabileceğini belirtti.

Haberde Türkiye’ye dair şu ifadelerle devam ediyor:

“Devlet Başkanı Putin, Rusya’nın ihracat haritasını yeniden şekillendirmek için Türkiye’deydi. Putin, Avrupa Birliği’nin Güney Akım doğal gaz boru hattı planlarını onaylamayı reddetmesi, hattı kullanılamaz hale getirdi, sonucunda da Avrupa’nın zorda kalacağını özetledi.”

‘Rusya Türkiye’nin önemini daha iyi kavradı’

“Rusya ve Türkiye 2020 yılı itibariyle ticaret hacmini 20 milyar sterlinden (yaklaşık 25 milyar euro’dan), 60 milyon sterline (yaklaşık 75 milyar euro’ya) çıkarmayı planlıyor.”

“Rusya’nın Ukrayna müdahalesinin ardından ABD ve AB’nin ülkeye yaptırımlar uygulaması nedeniyle, Moskova bölgesel ticaret ortağı olarak Türkiye’nin önemini daha iyi kavradı.”(5)

Türkiye ve Rusya: Hassas dengeler üzerinde işbirliği (İngiltere-bbc)

Putin’in ziyareti öncesinde iki ülke arasındaki ticari ilişkiler son yılların en iyi seviyesine ulaşmış durumda.

Kremlin’in Ukrayna politikası nedeniyle Avrupa Birliği (AB) ve ABD bir dizi yaptırımı devreye sokmuş durumda. Rusya ise yaptırımlara karşılık olarak AB’den yaş meyve-sebze alımını durdurdu.

Orta Doğu’da yaşanan sorunlar nedeniyle Türkiye’nin, Ukrayna krizi nedeniyle de Rusya’nın ticaret pazarlarının daralması iki ülkeyi ticari işbirliğine yaklaştırıyor.

Siyaset-ticaret ayrımı

“Ülkeler ikili ticari ilişkileri farklı bir konu olarak ele alıyor. Siyasi sorunlara çözüm arayışındansa ekonomik işbirliğine odaklanıyorlar” diyen Has, bu yaklaşımı Türkiye-Rusya ilişkileri arasındaki en zayıf halka olarak tanımlıyor ve şöyle devam ediyor:

“Ticari ilişkiler son 10 yılda çok gelişse de bunun bölgesel krizler karşısında siyasi işbirliğine dönüştüğünü göremiyoruz.”

Rusya’nın NATO endişesi

Ancak USAK’tan Kerim Has’a göre Rusya ve Türkiye’nin işbirliğini bir adım öteye taşıması için siyasi sorunları gözardı etmekten vazgeçmesi gerektiğini savunuyor.

Türkiye’nin Rusya ve NATO arasında bir arabulucu dahi olabileceğini söyleyen Has’a göre yeni fırsatlar ancak mevcut sorunlarla yüzleşilirse ortaya çıkabilir (6)

Putin: Türkiye üzerinden yeni boru hattı kuracağız (Amerikanınsesi)

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ortak basın toplantısında, Rusya’nın, Almanya’nın ardından Türkiye’nin ikinci büyük ticaret ortağı olduğuna dikkat çeken Vladimir Putin, Mersin’de inşa edilmesi planlanan Akkuyu Nükleer Enerji Santrali projesinde ne maddi kaynak ne de süre sorunu olmadığını söyledi. Putin, projenin güvenliği konusunda da “Fukuşima’dan ileri seviyede teknolojiler kullanılıyor. O yüzden güvenlik konusunda şüpheniz olmasın” dedi.

Putin: “Esad rejimi’nin seçimlerde desteğe sahip olduğunu gördük.”

Erdoğan, 100 milyar dolar hedefi etkilenmez mesajı

Suriye konusunda Rusya ve Esad yanlısı politika izleyen bir diğer ülke olan İran ile Türkiye olarak ortak çalışma yürütmek istediklerini kaydeden Erdoğan, 100 milyar dolarlık ikili ticaret hacminin hedeflendiğini ve bunun görüş ayrılıklarından etkilenmeyeceği mesajını verdi.

Akkuyu’ya ÇED Raporu’na dava geliyor

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Baran Bozoğlu, Amerika’nın Sesi’ne yaptığı açıklamada, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Akkuyu için ÇED Raporu’na onay vermesindeki zamanlamayı “manidar” bulduklarını dile getirdi. Bozoğlu, “ÇED’in onaylanmasına rağmen aslında içeriğinde çok ciddi eksikliler olduğunu görüyoruz. Raporda, radyoaktif atıkların bertaraf edilmesiyle ilgili çözümler bulunmuyor,’ dedi.

Bozoğlu: Nükleerde Rusya’ya hammadde bağımlılığı sürecek

Türkiye’nin, Akkuyu Nükleer Enerji Santrali’nin inşaatındaki amacı “enerjide dışa bağımlılığı azaltmak” olarak açıkladığını anımsatan Bozoğlu, “Ancak santralde kullanılacak nükleer yakıt çubukları, yani hammaddesi yine Rusya’dan gelecek. Dolayısıyla yine dışa bağımlı bir enerji sektörü alanı daha yaratılıyor,” diye konuştu.(7)

Putin ve Erdoğan Suriye Konusunda Uzlaşamadı (Amerikanınsesi)

İstanbul’dan rüzgar gibi geçen ve Suriye krizine farklı yaklaşan Rusya Cumhurbaşkanı Putin’le Başbakan Erdoğan İstanbul’da bir araya geldi.

Görüşme sonrası yapılan basın toplantısına Rusya liderinin Suriye’yle ilgili sözleri damga vurdu. Putin Şam hükümetinin avukatı olmadıklarını vurguladı.

‘Suriye rejiminin avukatı değiliz, bizi Suriye’nin geleceği kaygılandırıyor’

Bir gazetecinin ‘Suriye’deki kimyasal silahların Türkiye’ye karşı kullanılma(ya)cağının garantisini verebiliyor musunuz?’ sorusunu yanıtlayan Vladimir Putin, ”Suriye’de nükleer silah yok. Biz Suriye rejiminin  avukatı değiliz. O rejimi korumuyoruz, bizi kaygılandıran Suriye’nin geleceğidir” dedi.

“Yakın zamanda yapılan hataların tekrarlanmasını istemiyoruz” cümlesiyle sözü Arap Baharı’na getiren Rusya Devlet Başkanı, Libya’dan örnek verdi.

Putin, “Biliyorsunuz Libya’daki militanları bazı rejimler nasıl desteklemişti. Sonuçta ABD büyükelçisinin ölümüyle neticelendi. Biz Türkiye ve dünya ile beraber çalışmalarımız sürdüreceğiz” diye konuştu.

‘Duvarda silah varsa oyunun sonunda patlar’

Türkiye ve Rusya 11 işbirliği anlaşması imzaladı (8)

Putin’in Türkiye ziyaretinin perde arkası (Almanya-dw.de)

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna’daki gelişmeler nedeniyle Batı’nın ülkesine yönelik yaptırımları sertleştirdiği bir dönemde Türkiye’yi ziyaret edecek.

Rusya’nın ambargosu Türkiye’ye yaradı

Batı’ya mesaj

Ünlü Rus siyasi uzmanı eski milletvekili Sergey Markov da Rusya’nın Sesi’ne yaptığı açıklamada,

 “Bence ziyaret Batı’ya anlamlı bir mesaj çünkü bugün ABD başta olmak üzere Batı, Rusya’ya karşı savaş açtı. Türkiye ise farklı, doğru adımlar atıyor. Takdir ediyoruz. Türkiye bize karşı yaptırımlara katılmıyor, bağımsız davranıyor. Bu bağımsız davranışları şunu gösteriyor: Türkiye ABD kontrolünden çıkıyor artık” dedi.

…Rusya bağımsız politika üretmeye çalışan Türkiye ile ilişkilerin artırılmasına önem veriyor. Bir Rus uzmanının söylediği gibi, Türk-Rus ilişkilerinde kan dolaşımı süreci başladı” diye konuştu.

Suriye gölgesi

Ziyaret öncesi verilen olumlu mesajlara karşın Suriye’deki içsavaş nedeniyle son yıllarda Türkiye ile Rusya’nın arasından “kara kedi” geçti ve ilişkiler hasar gördü.

Ukrayna sorunu

Ukrayna’da Batı yanlısı bir iktidarın işbaşına gelmesi, Rusya’nın ise ülkenin doğusundaki ayrılıkçılara destek vermesi, ayrıca Kırım’ı işgal ederek kendine bağlaması Ankara-Moskova hattında yeni bir görüş ayrılığı yarattı. Ancak, Kırım’ın ilhakını tanımasa da, Batılı ülkelerle ortak hareket etse de Türkiye Rusya’ya uygulanan ve her geçen gün sertleşen yaptırımlara katılmadı. (9)

Devam edecek…

 

Resim; web ortamından alınmış, alt yazı tarafımızdan düzenlenmiştir.

Kaynaklar;

(1)Daha fazlası için; http://www.dw.de/rusyan%C4%B1n-ambargosu-t%C3%BCrkiyeye-yarad%C4%B1/a-18037114

(2)Daha fazlası için; http://turkish.ruvr.ru/news/2014_12_01/putinin-ziyaretinden-flas-sonuc/

(3)Daha fazlası için bakınız; http://turkish.ruvr.ru/2014_12_03/Guney-akim-akishi/

(4)Daha fazlası için; http://www.bbc.co.uk/turkce/ekonomi/2014/12/141202_rusya_turkiye_dogalgaz

(5)Daha fazlası için bakınız; http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2014/12/141202_times_rusya_turkiye

(6)Daha fazlası için bakınız; http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2014/11/141119_rusya_turkiye_putin_ziyaret

(7)Daha fazlası için;  http://www.amerikaninsesi.com/content/rusyadan-turkiyeye-gaz-indirimi/2541667.html

(8)Daha fazlası için bakınız; http://www.amerikaninsesi.com/content/putin-ve-erdogan-suriye-konusunda-uzlasamadi/1557638.html

(9)Daha fazlası için bakınız; http://www.dw.de/putinin-t%C3%BCrkiye-ziyaretinin-perde-arkas%C4%B1/a-18099667

 

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*