“Büyük Kürdistan” Hiç gelmeyecek bir başka bahara mı kaldı? (2)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

barzani

Büyük Kürdistan” Devleti, birinci dereceden Rusya, İngiltere-Fransa’yı ilgilendirir(di). Bu üçlü olmadan ABD etkisiz eleman‘dır. Ve “Büyük Kürdistan”, demek, Rusların Akdeniz’deki belirleyiciler arasında ön sırada olması demektir.

Bunlar ortak bir paydada buluşmadan, bölgede bir düzen değişikliğine giderlerse, bugün kapalı olarak (maşalarına) yaptırdıkları savaşlar, bundan böyle açık olarak yapılacak demektir. Bunun da anlamı, 3.cü Dünya savaşı’dır.

Peki, Batı 3.cü Dünya Savaşı’na hazır mı?

Sanmıyoruz…

Neden?

Nedeni; Bu savaştan sonra Ortada ne bir Amerika kalır, ne de bir Avrupa…

Doğu, Batının efendiğini elinden alır….

Çin, herhalde böyle bir hatanın  yapılmasını bekliyordur.

Özeti; Batının başı ekonomisi işe derttedir.

Napolyon ne demiştir?

“Para… para… para…”

I.Dünya Savaşı’nı Ağırlıklı Musevi bankerlere yaptırmışlardı,

Bugün Amerika ve İngiltere nerede ise 30 Trilyon dolar borç içindedir.

Batmakta olan batı bu parayı nasıl ödeyecektir?

Bizlerde yanlış değil de eksik bilinen bir husus daha vardır.

Klasik ifadesi ile Ruslar’ın sıcak denizlere (Akdeniz’e) inme hayali olduğunu düşünürüz.

Gerçeğinde bu iddia, meselenin pazarlanmasında vitrin görüntüsü içindir.

Bakalım gerçek nedir?

Otu çek köküne bak!

Fatih Sultan Mehmed’in, 1453 İstanbul, 1458 Atina’nın fethi ile paniğe kapılan Hristiyan Avrupalılar, Hristiyanlığın yok olacağını düşünür ve Müslüman Türklerden (Osmanlılar) kurtulmak için çareler aramaya başlarlar.

Bulunan çare, Osmanlıyı ekonomik yollardan çökertmek için kara İpek Yolu’na alternatif, denizden yeni bir İpek Yolu bulunmasıdır. (Gerçeğinde Osmanlıyı yıkan keşiflerdir. Osmanlıdaki tüm isyanların altında gelirini kaybeden devlet ve halkın sorunları vardır.)

İnsanoğlu meselelerine bir çare arar da bulamaz mı?

Elbette bulur.

Ünlü keşifler işte bu niyetlerle başlar…

Coğrafi Keşifler, sadece bu bölgenin, Avrupa’nın değil, Dünyanın, (özellikle ekonomik) dengesini değiştirecektir.

Kısaca (Avrupalılara göre ) Portekizli Denizci Vasco da Gama ve keşifler

“Vasco da Gama (1469 – 1524), Keşifler Çağı’nda yaşamış, Avrupa’nın en başarılı kaşiflerinden olan, Avrupa’dan çıkıp doğrudan Hindistan’a giden ilk kişi olarak bilinen, Portekizli denizcidir.

Portekiz kralı I. Manuel’e bağlı olarak, Doğu’nun hazinelerine ve Hristiyanlar için kutsal olduğuna inandıkları Hindistan topraklarına ulaşmakla görevlendirilmiştir. 1497’de, kendisinden önce Bartelemeu Dias’ın keşfettiği ve Afrika’yı dolanan Ümit Burnu’nu kadar uzanan deniz yolunu geliştirerek, Denizci Henri’nin başlattığı Portekiz deniz keşiflerine bir yenisini eklemiştir.

Avrupalıların Hindistan’a deniz yoluyla ulaşabilmeleri, Osmanlı Devleti’nin ticari alandaki üstünlüklerine son vermiş, deniz ticaretinde Avrupalıların üstünlüğü ele geçirmesini sağlamıştır. (1)

Roma, Ceasar ve Çar…

-“1478’e gelindiğinde, Rusya’nın büyük bir kısmı III. İvan’ın egemenliği altına girmişti. III. Îvan Latince caesar kelimesinden gelen çar unvanını almış, Roma ve Bizans imparatorluklarının gerçek vârisi olduğunu iddia etmeye başlamıştı. Rusya’nın “Üçüncü Roma” olduğu yolundaki bu görüş, o gün bugündür Rus tarihinde alttan alta işleyen bir temadır.

Bu gibi fikirler, savaşın gerekleriyle birleşerek, gene Rus siyasetinde kalıcı bir unsur olan mutlakiyetçiliği pekiştirdi. Eski Rus prensliklerini birleştirerek bir tek devlet haline getirme projesi büyük ölçüde teknik gelişmeye, özellikle de silah sahasında gelişmeye bağlıydı.

İvan, çok da uzak olmayan bir tarihte, 1453’te, Konstantinopolis’in düşüşünde bunu görmüştü; kent, Fatih Sultan Mehmet hücum birliklerine… Hıristiyan topçulara döktürdüğü toplarla kentin surlarını dövebildiği için düşmüştü. Dolayısıyla İvan da kendine top döktürmüş ve bunlar karşısında bir anda işe yaramaz hale gelen Rus prensliklerinin surlarını yıkarak onları zapt etmiş ve hükümdarlığını doğudaki düzlüklere doğru genişletmişti…” (2)

(Fatih döneminde 1451-1481 yaşamış olan, (Ortodoks) III. İvan Kimdir?

III. İvan, (Hüküm süresi) 1462 – 1505, Rus topraklarının önemli bölümünü yönetimi altında toplamış ve merkezi bir Rus devletinin temellerini atmıştır. Rusya tarihindeki en uzun süre tahtta kalan hükümdarlardan biridir.

Çocuk yaşta evlendiği karısı 1467’de ona tek oğul bırakarak (bir olasılıkla zehirlenerek) öldü ve hanedanın sürekliliğini güvence altına almak için yeni bir evlilik gereği doğdu. Kardinal Bessarion 1469’da Roma’dan getirdiği bir mektupla İvan’a, son Bizans imparatorunun yeğeni ve vesayeti altındaki öğrencisi Zoe Palailogos’la evlenmesini önerdi. Zoe Moskova’ya gelerek Sofiya adını aldı ve büyük olasılıkla Ortodoksluğu benimsedi; üç yıl sonra da Kremlin’de İvan’la evlendi.

Bu olay Üçüncü Roma, Moskova görüşünü pekiştirdi.

III. İvan, otokratik ve merkeziyetçi Moskova devletinin gerçek kurucusu olarak kabul edilir. (3)

Bu noktada bir Rus Çarından daha bahsedilmesi gerekmektedir.

I. Petro (1672 -1725)

“Rusya’yı Avrupa’nın güçlü devletleri arasına sokabilmek için güçlü bir ordu ve denizlerde hakimiyetin gerekli olduğuna inanan Petro, orduyu baştan aşağı yenileme ve bir donanma kurma hamlesine girişti. Sıcak denizlere inip İngiltere’yle bile mücadele edebilecek bir askeri ve ekonomik güce sahip olmak istiyordu.

Çar I. Petro, Asya ve Avrupa hazinelerinin anahtarı olan İstanbul’un mutlaka alınmasını, bunun için de Türkiye ile İran arasına fitne ve fesat tohumları ekilmesi gerektiğini ve Gürcistan ile Kafkasya’nın ele geçirilmesinin şart olduğunu tembihler..” (4)

Rus Çarı I. Petro’nun 1725 Yılında yazdığı vasiyetname’sinden alıntılar

-Bütün evlatlarım, birbirini takiben, Avrupa ülkelerinde hükümran olacaktır., zira Avrupa’nın bütün devlet kuruluşları köhnemiş ve ihtiyarlamıştır.

-Rus devleti daima dengeli savaş şartları hazırlamalı ve bu hazırlığın Rusya’nın terakkisine sebep olması için çalışılmalıdır.

-Avrupa ülkeleri arasında fitne-fesat türetmek, aralarında zıddiyet yaratmak ve bu işte onlardan biri ile işbirliği içinde olmak lazımdır. Özellikle Alman halkı arasındaki kaynaşma ve kargaşalıklarda faal bir yer tutmaya çalışmalı. Zira onlar bizimle hemhudut ve bize bitişiktir.

-İngiliz hükümeti ile birlik olup temasları sıklaştırın. Çünkü ticarette ve devlet idaresinde bu bize faydalı olur. Gemi inşaatı için gerekli bütün malzeme onlardan alınacaktır. Bu temas hem silah, hem de gemicilik için çok faydalıdır.

Rusya devletini, dünya devleti yapabilmek için, onun başkentinin, Asya ve Avrupa hazinelerinin anahtarı olan İstanbul olması lazımdır.

-Bu maksadın hedefine ulaşabilmesi için, daima Türkiye ile İran arasına fitne-fesat tohumları ekmeli, kavga ve savaş çıkarılmalıdır.

-Bu iş için Sünni ve şii mezhepleri arasındaki ihtilaflar en keskin silah ve yenilmez ordudur.

-Hem Türkiye’nin hem de İran’ın din adamlarını elde etmek ve onlar vasıtası ile Sünni-şii ihtilaflarını kızıştırmak lazımdır.

Hindistan’ın anahtarı Türkiye’nin Payitahtıdır. (5)

Toparlanırsa;

Büyük Kürdistan demek, Ortadoğu, Mısır, Suriye, Afrika, Çin, Hindistan demek;

Büyük Kürdistan demek, Rusya’nın, (PKK siyaseti’nde) başarılı olması demek;

Büyük Kürdistan demek, Gelişmiş batılıların bu bölgede var olmasından çok, yok olması demek;

İngiltere-Fransa ve ABD’nin;  Çin, Hindistan, Mısır, Suriye (Ortadoğu) ve Afrika olmadan bir hiç olması demektir.

Bölümü bitirmeden “Büyük Kürdistan” ve Rusya ile ilişkili bir notumuz daha var…

-“Kaçtı” denilen (sabık) Sultan Vahdettin’in, Saraydan son kez çıkışı ile gemiye bindirilmesi  aşamasında yanında bulunan İngiliz İstihbarat subayı Bennett, yayınlanan anılarında şahit olduklarını  anlatmaktadır.

Ordu ve Siyaset

-Foreing Office ile Ordu’nun arası harbin içinde mi açılmıştı?

-Harbin içinde açılmıştı… evet.

-İlk sebep neydi acaba ? Belki Suriye cephesi.

-Foreing Office daha ziyade Fransa ile münasebeti muhafaza etmek istedi. Bizim Ordu ve Fransız Ordusu Selanik cephesinde hiçbir zaman münasebeti iyi olmadı. Yani Balkanlarda… General Milne ve General Franchet d’Esperay o zaman Selanik’te kumandan idiler. Güya (Fransız) Franchet d’Esperay başkumandan idi, fakat bizim İngiliz Ordusu hiç onu dinlemezdi.

-(İngiliz İşgal komutanı) General Milne ile arası açıktı..

-Evet, Foreing Office bunu düzeltmek istedi bir taraftan, fakat esas bu da… Yunanistan meselesi de… Biz İngiliz strateji nokta-i nazarından Ordu böyle görüyordu ki kuvvetli bir Türkiye bize lazım.

-Başından beri böyle görüyor…

Evet… Çünkü Ruslara karşı bir şey olsun, bir müdafaa olsun. Bu tabii strateji, nasıl diyorlar Türkçesi.

-Tabye.

-Anliyorsunuz değil mi ?

-Evet Türkçe’de kullanılıyor…

-Strateji nokta-i nazarından bu Türkiye kuvvetli olması lazım. Fakat bu Balkan politikası için Türkiye’yi zayıflaştırmak istedi. Demek bu, Türkiye üzerinde esasen bu açılıyor. Çünkü biz Ruslar’dan bir tehlike görüyorduk her vakit, yalnız bu tarafta değil tabii Hindistan tarafında da gördük. Bunun için biz İran’la ittihat etmek istedik, İran Şahı ile anlaştık fakat sonra bunu kabul etmemişler, biliyorsunuz. Bu muvaffak olmadı…”(6)

İngiliz İstihbarat Subayına göre, İran Ve Türkiye güçlü olmalı,

Ruslara göre ise, İran ve Türkiye (Elbette mümkünse!) yutulmalı, ki; Bir Dünya İmparatorluğu kurulabilsin…

Devam edecek…

Resim; Web ortamından alınmıştır.

Kaynaklar;

(1) Daha geniş bilgi için; http://www.canmehmet.com/cografi-kesifleri-kimler-yapti-vasco-da-gama-efsanesi-ve-umit-burnu-gercegi-7.html

(2) HARRY G. GELBER, MÖ 1100’den Günümüze ÇİN VE DÜNYA, Ejder ve Yabancı Deccallar. Sahife;128

(3) Ana Britannica, Cilt 17, s. 141-142- Büyük Larousse, Cilt 12, s. 5996 (Vikipedi dip notlarıdır.)

(4) 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması, (oluşumu-tahlili-tatbikî), Dr. Osman KÖSE  Ve kitabın alıntı kaynağı; (2) Vasiyetname hakkında daha geniş bilgi için bakınız; “ I. Petro’nun 1725 yılında Yazdığı “Vasiyetnamesi”, (Dirilik Dergisi 1916, sayfa 16’dan iktibas), Türk Kültürü, Ankara l990. 323,5.160-163.

(5) Meraklıları konuyu daha detaylı olarak aşağıdaki web adresinden okuyabilirler.http://www.canmehmet.com/car-i-petronun-1725-yilinda-yazdigi-vasiyetnamesi-ve-vasiyetnamenin-nato-ile-ilgisi.html

(6) “Atatürk’e nasıl vize verdim” İngiliz İstihbarat Subayı Yüzbaşı Bennett Anlatıyor. Nezih UZEL. (Geniş bilgi için; http://www.canmehmet.com/sultan-vahdettini-gemiye-bindiren-ingiliz-istihbarat-subayi-anlatiyor-kacmadi-2.html

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*