Bu iddia ile “Sevr Antlaşması” balonu “Vahdettin Kaçtı!” yalanı gibi tarihe gömülecektir.

Önceki Yazı
Sonraki Yazı
Anıtlara ihtiyaç duymayanlar, anıtlarının dikilmesini hak etmişlerdir. (İngiliz yazar William Hazlitt )

Anıtlara ihtiyaç duymayanlar, anıtlarının dikilmesini hak etmişlerdir. (İngiliz yazar William Hazlitt )

 

Son Osmanlı Meclisi Nisan 1920’de kapatılır. Sevr’in heyete imzalattırıldığı tarih, 12 Ağustos 1920’dir. Soruyoruz; Sevr Antlaşması’nı (taslağını) hangi Meclis onaylayacaktır? Ortada bir Meclis mi vardır? İşgal güçleri tarafından basılmış ve kapatılmış son Osmanlı Meclisi’nin üyelerinin önemli bir kısmı Ankara’ya gitmiş ve yeni açılan Meclis’te görev yapmaktadır.

İstanbul’daki Meclis kapalı olduğuna göre; Sevr Antlaşması’nı (taslağını) Ankara’da yeni açılan Meclis mi onaylayacaktır?

-Osmanlı Ordusu yenilir ve yenilgisi sonucu 30 Ekim 1918’de “Mondros Mütarekesi” Antlaşması yapılır. Aslında burada da bir ilginçlik vardır.

-İmzalayan Bahriye Nazırı Rauf (Orbay) İttihatçıdır.

-Ülkeyi savaşa sokan İttihatçılar,

-Yenilen İttihatçılar,

-Ülkeden Alman denizaltısı ile kaçanlar İttihatçılar,

-Yenilgi sonrası, “Devletin -ordunun-silahların- Teslim Belgesi”ni imzalayanlar ittihatçılar,

-Yeni Kurulan Devlet’te yönetici –Başbakan- olan İttihatçılar,

-Hain olan (Aslında ağır tehditler altında ülkeden sürülen) Osmanlı ve Vahdettin!

-Bu durumda ne derler?

-“O la la!”

Ancak, konumuz bu değildi. Biz sadede gelirsek;

-Son Osmanlı Meclisi, (Meclis-i Mebusan) 12 Ocak 1920‘de İstanbul’da açılır.

28 Ocak’ta (Milli Yemin) Misak-ı Millî (Son şekli, 11 Eylül 1919’da Sivas Kongresi’nde verilmiştir.) ilan edilir.

16 Mart‘ta İstanbul resmen  işgal edilir. (Bu tabirde ilginçtir, gerçeğinde ülke Kasım 1918’de işgal edilmiştir. İşgalin işgali mi olur? Anlayan beri gelsin! ) 2 gün sonra Meclis son kez toplanıp tatile girer.

18 Mart 1920‘de İngilizler, meclisin etrafını makineli tüfeklerle sararak, toplantı halinde bulunan milletvekillerinden bazılarını tutuklayarak ve sürükleyerek götürürler. Son Osmanlı Meclis-i Mebusanı düşman süngüsü altında zorla kapatılır.

-Bu olaylar üzerine (bu konuda tartışmalıdır) Ankara’da olağanüstü yetkilere sahip bir meclisin açılmasına karar verilir, Kurucu Meclis olarak çalışması düşünülen bu meclisi, Mustafa Kemal, halkın yadırgamaması için “olağanüstü yetkilere sahip bir meclis” olarak takdim eder.

– Kurucu Meclis ve seçimlerle ilgili 19 Mart 1920‘de bir bildiri yayınlar,  Seçimlerin yapılması için yayınlanan bu bildiri uyarınca, yurdun her yerinde seçimler yapıldı.22 Nisan 1920’de yapılan çağrı ile Millet Meclisi, 23 Nisan 1920 günü toplanır.

-Hacı Bayram Camii’nde kılınan Cuma Namazından sonra topluca Meclis binasına gelinir,Türkiye tarihinde ilk kez padişah olmaksızın, (23 Nisan 1920, saat 14’de) merasimle ve dualarla (Ankara’da) Meclis açılır.

Özetlersek;

-30 Ekim 1918’de, (Mevcut İttihat-Terakki destekli hükümetince) Mondros Mütarekesi ile Devlet, Ordu ve silahlar teslim edilir.

-İşgalciler (Galipler) kendi antlaşma şartlarını dayatmak için ( gerçekte dayatılacak olanlar; Musul Petrolleri’nin İngilizlerce gaspı ve Kapitülasyonların devamıdır) Yunanlılara Anadolu (15 Mayıs 1919’da) işgal ettirilir.

-Ancak, Anadolu Aralık 1918’den itibaren işgalcilere kendi imkânları ile direnmeye başlamış ve bu direniş giderek büyümektedir. İngilizlere sorun olan da budur.

-Erzurum Kongresi’ni (1919 Temmuz) hazırlayanlar (içlerinde gizlenmiş ittihatçılar olmakla birlikte) Erzurumlu ve Trabzonlu aydınlar ve eşraftır.

Erzurum Kongresi’nden önce Osmanlı şehzadelerinden Abdülhalim Efendi’nin Erzurum’da ne aradığını da tarihçilere bırakıyoruz. (*)

-Mustafa Kemal Paşa, Erzurum’a (1919 Temmuz) geldiğinde, kongre hazırdır ve Mustafa Kemal Paşa, bu kongreye, kongreyi hazırlamak için değil, katılmak üzere gelmiştir.

Tekrar soruyoruz;

-Ortada (Mart 1920’de) kapatılmış bir Meclis bulunurken;

-(Selanik Mebusu İttihat ve Terakki’nin kurucularından Emanuel Karasu’nun seçtiği) Osmanlı Heyeti, 12 Ağustos 1920’de, Çoğunluğun “Ballandıra Ballandıra!” anlattığı,” Sevr (dayatması) Antlaşması”nı hangi yetki ile imzalar?

-Haydi imzaladı…

-Bu ihanet Belgesi’ni hangi meclis onaylayacaktır?

-Hangi Meclis?

Ne demek istiyoruz?

-Eğer,

-Okumuyorsanız,

-Okuyanlar canınıza okumaktadır.

-“Tırnağın varsa başını kaşı!” Atalarımız böyle söyler ve bu ülke, dedelerimiz ve ninelerimiz tarafından bu şekilde kurtarılmıştır.

-Tırnakları ile toprağı değil, taşlarını kazıyarak, kendilerini İngilizlerin paralı askeri, taşeronları Yunanlıların makineli tüfeklerin önüne,

-Silahsız, kasaturasız,  sadece imanlarından aldıkları güçle göğüslerini açarak ve “Allahuekber!” diyerek..

Allahuekber!

 

(*)MİLLÎ MÜCADELE’DE ERZURUM, Cevat Dursunoğlu, İKİNCİ BASKI  KASIM 1998

 

 

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*