Belçika’nın PKK ve Terörist aşkı nereden geliyor? Yıl 1932 Yer Belçika’da bir güzellik yarışması

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

cumhuriyet-guzellik-musabakasi

 

Ülkemizde pazarı kontrol eden kitap-dergi yayıncıları ile, “Merkez Medya” yöneticileri: Batılı devletleri şirin, özgürlükçü, insan hakları havarisi ve gelişmekte olan ülkelerin kurtarıcısı olarak gösterirler. Gerçek durum ne yazık ki bunun tam tersidir.

Bunun neden böyle gösterildiğini okuyanların bilgi-deneyim ve basiretlerine bırakıyoruz.

Son günlerde gerek Belçika’nın PKK’ya verdiği destek, gerek: ABD, Almanya, Avusturya, Hollanda, İsveç gibi kendine gelişmiş batılı ülkelerin;

Hem yaşadığımız, 15 Temmuz darbe-işgal girişiminin başarılı olmamasına üzülmelerine,

Hem de, ülkemiz aleyhine ne kadar şer odağı varsa hepsini silah, para ve siyaset alanında destek vermelerine ışık tutacak 3 örnek veriyoruz.

Bu örneklerden sonra dileyenler, Batı ve Medeniyeti hakkındaki kanaatlerini yeniden sorgulayabilirler.

Birinci hikayemiz

Yıl 1982 Sonbaharı olmalı. 80 Askeri darbesi yaşanmış, seçimler henüz gerçekleşmemişti, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi öğretim üyeleri ile İstanbul’daki bankacılar, o zamanki adı AET olan Avrupa Birliği kurumlarını tanımak üzere Belçika ve Lüksemburg’a davet ediliyoruz.

Doğrusu AET yetkilileri bizleri güzel ağırlıyorlar…Gezimizin önemli bir noktası, AET dış işlerinde yetkili devlet adamları ve parlamenterlerin şerefimize verecekleri öğle yemeğiydi. Brüksel’deki bu öğle yemeği Belediye Sarayında veriliyor. Önemli parlamenterler heyetimizi yemekte ağırlıyor. Şık ve yuvarlak bir masa. Heyet üyelerimiz karışık bir şekilde oturuyoruz.

Bu tür yemeklerde adet olduğu üzere. Misafirleri ağırlayan heyet başkanı kadehini her iki ülkenin mutluluğu adına kaldırır, bir iki kibarca söz sarf eder… Benzer bir şekilde ağırlayan heyet başkanı önce nezaket cümleleriyle bizlere hoş geldin dedikten hemen sonra zehir zemberek bir konuşma yapmağa başladı

“Siz kendinizi ne sanıyorsunuz! AET demokratik ülkeler topluluğudur, sizler ise bizim dostlarımız Turan Güneş, Turhan Feyzioğlu gibi pek çok parlamenterin görevlerini engellemekle kalmıyor, hala kendinizi bu topluluğa hangi hakla üye olabileceğinizi sanıyorsunuz?

Konuşma bu küstahlık devam edip gidiyordu. Konu anlaşılmıştı, AET Dış İşlemleri Sorumlusu bizim vasıtamızla Evren’e mesaj gönderiyordu. Sinirlenmiştim. Söz istemek için elimi kaldırdım. Adam şaşkınca “Evet” dedi. Ben ise

-“AET üyelerinin demokratik hassasiyetlerini görmek hepimizi çok duygulandırdı. Ancak merakımı hoş görün, 79-80 yıllarında Türkiye sokaklarında günde 20-30 kişi terör kurbanı olarak yaşamını yitirirken, bir protestonuzu görmedik, demokratik hassasiyetleriniz neredeydi acaba? Üstelik yönetime el koymuş olan silahlı kuvvetler, en kısa zamanda seçimler yapılacağını vaad ediyorlar. Çok demokratik bir iç savaşı mı tercih ederdiniz?

Tam o sıra, solumda oturan, bugün dahi yüzü gözümün önünden eksilmeyen, kızıl saçlı, seyrek kızıl sakallı genç bana dönerek

“Biliyor musun, boşuna sinirleniyorsun. Siz bu oyunu 1453’te kayıp etmişsiniz! Bilmiyor musun?”

Ben şaşkın

“Siz ne söylemeye çalışıyorsunuz? Lütfen açıklar mısınız?”

Kızıl genç

“Bakın dostum, Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethettikten sonra Papa Roma’dan kendisine bir elçi göndererek ‘Gel Hıristiyanlığı kabul et. Ben de seni, Doğu Roma İmparatoru olarak takdis edeyim!’ teklifini gönderiyor. Sultan bu teklifi reddediyor. İşte o andan itibaren siz Avrupa’da partiyi kaybettiniz.”

Bugün demokrasi derler, yarın Kürtlere özgürlük, Ermenilere toprak vs. Sizden her gün yeni bir şey talep edeceklerdir. Bu işin sonu gelmez!

Zira burası bir Hıristiyan Birliğidir. Siz ise bu birliğe tam karşıt bir konumdasınız. Bu söylemi de, bu açıklıkla size benden başka kimse söyleyemez, zira ben yahudiyim” dedi. Dondum kaldım. (1)

İkinci Hikayemiz

Belçika hükümeti, terör örgütü PKK’ya, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun da katılacağı Türkiye-AB Zirvesinin yapılacağı AB Konseyi binasının hemen arkasında çadır kurması için izin verdi.

Türkiye’de Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, İçişleri Bakanı Efkan Ala ile Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Didier Reynders, İçişleri Bakanı Jan Jambon, Adalet Bakanı Koen Geens’in katılımıyla yapılan üçlü toplantıdan sadece bir hafta sonra terör örgütü yandaşlarından yeni bir adım geldi.

PKK yandaşları aldıkları izin sayesinde Başbakan Davutoğlu’nun katılacağı Türkiye-AB Zirvesi’nin yapılacağı Brüksel’deki AB Konseyi binasının hemen arkasına çadır kurdu. Terör örgütünün Belçika’daki liderlerinden Remzi Kartal’ın Güneydoğu’daki terör operasyonlarını eleştirmek için basın toplantısı düzenlediği çadır halen kaldırılmış değil. Terör örgütünün sembolleriyle dolu olan çadırın etrafında az sayıda polisin güvenlik önlemi aldığı görüldü. Belçikalı bakanlar, geçen hafta terörle mücadelede işbirliği sözü vermesine rağmen çadıra müdahale edilmedi.

Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Reynders ise,

-“Belçika’da PKK ve DHKP-C hakkında adli takip ve soruşturmalar federal savcılar tarafından çok detaylı bir şekilde yürütülmektedir…Usulleri yavaş olan bir ülkeyiz ancak terör ve teröristlerin süreçleri konusunda en aktif ülkelerden bir tanesiyiz” cevabını vermişti.

BELÇİKA’DAKİ PKK VARLIĞI

Belçika, terör örgütleri PKK ve DHKP-C’nin Avrupa’da en yoğun faaliyette bulunduğu ülkelerin başında geliyor. Örgüt liderlerinin yaşadığı ülkeden PKK’nın televizyon kanalları da yayın yapıyor.

Sadece Belçika değil, Almanya, Avusturya, Danimarka, Fransa, Hollanda, İsveç ve Yunanistan başta olmak üzere diğer AB ülkelerinde de PKK faaliyet yürütüyor. AB’nin terör örgütleri listesinde olmasına rağmen bu örgüte karşı adım atılmaması Türkiye’nin tepkisini çekiyor.

…Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, 14 Mar’ta “PKK’nın Avrupa’daki faaliyetlerinin, AB’nin Ankara’daki saldırı sonrası ifade ettiği dayanışmasıyla çelişip çelişmediğine” ilişkin bir soru üzerine,

-“PKK, AB için tüm açılardan kesinlikle bir terör örgütüdür. AB içi ve dışındaki faaliyetleriyle onu (PKK) terör örgütü olarak görüyoruz ve buna da bağlıyız” demişti. (2)

Belçikalı yöneticiler ne demektedir?

-“Belçika’da PKK ve DHKP-C hakkında adli takip ve soruşturmalar federal savcılar tarafından çok detaylı bir şekilde yürütülmektedir…Usulleri yavaş olan bir ülkeyiz ancak terör ve teröristlerin süreçleri konusunda en aktif ülkelerden bir tanesiyiz”

Sabancı suikastı faillerinin uzun yıllar Belçika’da yaşadığı-korunduğunu da ilave edelim.

Amerikalı yetkililer Gülen’in iadesi konusunda ne demektedirler? Yargı bağımsız, bu mesele biraz zaman alacak!”

Üçüncü ve son hikayemiz

Yıl, 1932;

Yer, Belçika’da Dünya Güzellik Yarışması’nın yapıldığı salon,

Jüri Başkanı kürsüye geçerek elindeki Türkçe ve Fransızca belgeye göre şöyle konuştu:

“Sayın jüri üyeleri, bugün Avrupa’nın Hıristiyanlığının zaferini kutluyoruz. 1400 senedir dünya üzerinde hakimiyetini sürdüren İslamiyet artık bitmiştir…Müslüman kızlarının geleceği böyle olması temennisiyle, Türk güzelini dünya güzeli olarak seçiyoruz.” (3)

Sonsöz:

Bir medeniyet son bulduğunda, bağrında oluşan insan tipini ve insani anlayışı da yanına alıp götürür (4)

www.canmehmet.com

Resim: Web ortamından alınmış, yazı tarafımızdan düzenlenmiştir.

1)Zoraki Bankacı, Bir dönemin perde arkası, Metin BERK

(2) http://www.hurriyet.com.tr/belcika-zirve-oncesi-teror-orgutu-pkkya-cadir-kurma-izni-verdi-40070905

(3)http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/m-necati-ozfatura/576599.aspx?/yazarlar/m-necati-ozfatura/576599.aspx&

Daha fazlası iin bakınız:  http://www.habervaktim.com/haber/222779/sirlari-ile-oldu.html

(4) “Adil Hafızanın Işığında Birinci Dünya Savaşı’na Giden Yol ve Osmanlı İmparatorluğu’nun Sonu”         Altay Cengizer

Güzellik Yarışmasının videosu;

https://www.youtube.com/watch?v=-4GcHBj6YQs

https://www.youtube.com/watch?v=-4GcHBj6YQs

 

 

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*