Bazı Ülkeler (Aileler), Neden Diğerlerinden Daha Zengindir? Geçmişin Gelişmeye Katkısı (1)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

 

Tüm birikimler bir değerdir. Tecrübenin önemi buradadır.

 

Yahudiler ne diğer milletlerden daha akıllıdır, ne de yeteneklidir. Yahudileri zengin (ve tedbirli) yapan, bulundukları ülkeden sürülmeleridir. Diğer ifadesi ile, Yahudilerin diğer ülkelere sürülmeleri, onların zenginlik nedeni olmuştur.

Peki sürgün, nasıl bir zenginlik kaynağı olabilmektedir?

Yahudilerin yaptıkları işlerin başında İthalat-İhracat gelmektedir. Elbette, para ticareti de…

Yahudiler, sürgün edilirken dünyaya dağılmış ve gittikleri ülkelerin dillerini, kültürlerini, zenginliklerini ve ihtiyaçlarını öğrenmişlerdir. Elbette öğrenmekle kalmamış, aralarındaki sıkı bağlar sayesinde de, bunları karşılıklı olarak alıp-satmış ve büyük paralar kazanmışlardır.

Kültürel ve sosyal faktörler toplumların kalkınmasını etkilemekte ve bunu hızlandırmakta mıdır?

– Bazı ülkelerin diğerlerinden daha fakir olmalarının arkasında, geçmiş birikimlerinin bulunmaması mı vardır?

Güçlü (kökleri ile) geçmiş ve birikim, servetin kaynağı mıdır?

İspanya’dan, Osmanlı’ya Sığınan Yahudilere Vatandaşlık Daveti

İspanya, 500 yıl önce engizisyondan kaçarak ciddi bir bölümü Osmanlı İmparatorluğu’na sığınan Yahudilerin torunlarına vatandaşlık teklif etmeyi planlıyor.

15. yüzyıl’da ünlü İspanya Engizisyonu başlamadan önce, İspanya’da 300 bin Yahudi yaşıyordu. Dünyanın en büyük Yahudi cemaatlerinden biriydi bu.

Kasım ayında İspanya Adalet Bakanı Alberto Ruiz-Gallardon bir açıklama yaparak, Sefarad Yahudileri olarak bilinen İspanya kökenli Yahudilerin torunlarına, İspanyol vatandaşlığı ve pasaportu verilmesi planından söz etti.

Gallardon, “İspanya’nın geçmişini yeniden keşfetmek için yaptığı bu uzun yolculukta, bunun kadar duygulandırıcı olay sayısı fazla değil” diyerek yaptı bu açıklamayı.

Osmanlı’ya Sığınan Yahudiler

15. yüzyıl boyunca İspanya’dan 100 bin Yahudi kaçtı. Bazıları Kuzey Afrika’ya gitti, ama çoğu Osmanlı İmparatorluğu topraklarında İstanbul, İzmir, Selanik ve Safed kentlerine yerleşti.

Bugün Türkiye’deki Yahudilerin % 90’ı Sefarad Yahudisi’dir.

İstanbul’da otomobil ticareti yapan 55 yaşındaki Roni Rodrigue, İspanyol pasaportu için başvuru yapmış bile. “Vatandaşlık hakkım varsa neden olmasın dedim” diyor.

Rodrigue İspanya’ya iki kez gitmiş. Oraya yerleşmeyi düşünmüyor. Ama halâ bir bağı olduğunu düşünüyor.

Ölmekte olan bir dili, Ladino dilini konuşuyor. Sefarad Yahudilerinin konuştuğu, eski İspanyolca kökenli, İbranice ile yerleştikleri ülkelerin dillerinden sözcükleri de almış bir dil.

İngiltere’den bir Sefarad Yahudisi, “Gönlümde halâ İspanyolum” diyor. İspanya’da ev yaptırıyormuş, hatta mezarı için bile bir yer satın almış. Vatandaşlık başvurusu ile ilgili yeni düzenlemelerden yararlanmayı umuyormuş.

2. Beyazıt : “Ferdinand Yahudileri Nasıl Kovar?”

İspanya’nın 1492’de Yahudileri kovmasının ülke ekonomisi üzerinde yıkıcı etkileri olmuş. Yahudilerin çoğu; varlıklı tekstil tüccarı, mücevherci ve tefeci imiş.

Barcelona Üniversitesi’nden tarihçi Maria Josep Estanyol şöyle diyor :

“Dönemin Osmanlı İmparatorluğu Sultanı (2. Beyazıt), Ferdinand gibi büyük bir İspanyol kralının nasıl olup da bu kadar zenginlik kaynağı olan Yahudilerden vazgeçip kendisine bıraktığını anlayamadığını ifade etmiş.”

“Sultan, imparatorluğuna zenginlik kazandıran Yahudi ailelerin gelmesinden oldukça memnunmuş.”

Yıllar boyunca Sefarad Yahudileri’nin geri dönmesine izin verilmesi için bir hareket gelişti. Fakat İspanya hükümetinin bu olayı bugün neden gündeme getirdiği bilinmiyor.

Teorik olarak, bu Yahudilerin geri dönmesinin İspanya’nın daralan ekonomisini canlandırabileceği söylenebilir.

Amacı ne olursa olsun, bazı Müslüman alimler bu girişimi haksızlık olarak değerlendiriyor. Kendi atalarının da Engizisyon döneminde İspanya’dan sürüldüğünü, ama kimsenin kendilerini davet etmediğini söylüyorlar.” (1)

* * *

Yahudilik

Yahudilik, yakın doğuda yaşamış olan İsrailoğulları ve İbranilere dayanan etnik kökensel bir dindir.

Yahudi ismi, Yakup Peygamberin on iki oğlundan biri ve İsrail’in on iki oymağından biri olan “Yahuda” isminden gelmektedir. Yahudi sözcüğünün Türkçedeki karşılığı, Arapçadan gelen “Yehudi” kelimesine dayanmaktadır. Ülkemizde Yahudilere Musevi denilmesinin sebebi ise Musa Peygamberin soyundan geldiklerine inanıldığı içindir.

Yahudiliğin Doğuşu

M.Ö. 970 yılında, Davut Peygamberin oğlu olan Süleyman Peygamber İsrail Kralı olmuştur. Kral olduktan sonra Kutsal Tapınağı inşa ettirmiş ve daha sonra kuzeydeki on kabile İsrail Krallığından ayrılmıştır. M.Ö. 722’de Asurluların bu toprakları işgal etmesiyle birlikte Yahudiler bu topraklardan sürgün edilmişledir. Yahudiliğin diğer Krallığı olan Yehudalar’ın da Babilliler tarafından fethedilerek Kudüs Tapınağını yok etmeleriyle, Yahudiler bu bölgeden de kovulmuşlardır.

Sürgünde geçen elli yılın ardından Pers Kralı olan Büyük Kiros Yahudilere, Kudüs’e geri dönmeleri ve kendi topraklarında yaşamaları için izin vermiştir.

İkinci Tapınağın inşası Birinci Tapınağın yıkılmasından 70 yıl sonra I. Darius Hükümdarlığı zamanında tamamlanmıştır. M.Ö. 152 yılında Haşmonayim Krallığını kuran Mattathias, Kudüs’ü bir defa daha başkent yapmıştır. Haşmoniyam Krallığı yüz yıldan fazla ayakta kalmışsa da, gücünü artıran Roma İmparatorluğu’nun tahta geçirdiği Herod’un Krallığında kontrol, Roma Devletinde olmuştur. M.S. 70 yılındaki Yahudi-Roma Savaşları’nı başlatan birinci ayaklanma da, M.S. 135 yılındaki Bar Kohba Ayaklanması sonrası Yahudilerin yaşadığı yenilgiler de, hem kopuntu hem de sürgün edilen insan sayısını büyük bir oranda artırmıştır. Çok sayıda Yahudi İsrail diyarını terk etmiş ve birçoğu da Roma tarafından esir edilerek ülkenin dört bir yanında köle olarak satılmıştır.

Bu dönemden sonra Yahudiler başta Avrupa ve Ortadoğu olmak üzere daha sonra Kuzey Amerika’ya yayılmışlardır.

Tarih boyunca birçok devlet, ulus ve hükümet Yahudilere baskı uygulamış ve hatta tamamen ortadan kaldırmaya çalışmışlardır. Bu amaçla Yahudilerin ülkeden kovulmasından tutun da, yapılan katliamlarda muhalefetin susmasının sebebi yapılan soykırımın korkusudur. Tarihte görülen Antisemitizm, Yahudilerin katli ile sonuçlanan Birinci Haçlı Seferlerinin, İspanya Engizisyonunun Marrano Yahudilerine uyguladıkları idamların, Rus Çarlarının destekledikleri Pognomların yaptıkları katliamlar, Yahudilerin İsrail devleti başta olmak üzere Kuzey Amerika’ya göç etmelerine neden olmuştur. Yapılan bütün Yahudi kıyımları Adolf Hitler’in 1942 ile 1945 yılları arasında Holokostta yaklaşık 6 milyon Yahudi’nin katledilmesiyle doruk noktasına ulaşmıştır.  (2)

* * *

Hristiyanlık ve Yahudilik(te) Temel Anlaşmazlıklar

Tarihsel süreç içinde: Hz. İsa, miladi çağın başında yaşamış, Hıristiyanlığın kurucusu olan Filistinli bir Yahudi’ydi. Hz. İsa, Tevrat’ı ortadan kaldırmadığını, tam tersine kusursuz hale getirdiğini ileri sürdü.

Bununla beraber, o zamanın Yahudi din otoriteleri, Hz. İsa’nın görüşlerine katılmamış ve desteklememişlerdi. Hıristiyanlık, her ne kadar Yahudi başlangıçlara sahipse de, zamanla manevi kurtuluş hakkındaki değişik felsefesi, adanma ve merhamet şekilleriyle, hissi ve düşünsel tavırları ve tarihsel bilinci ile tamamen değişik bir yaşam tarzına dönüştü.

Konu teolojik temellere dayanmakla beraber, Hıristiyan alemi, bu dışlama sonunda Hz. İsa’nın Romalılarca tutuklanıp çarmıha gerilmesini Yahudilerin günahı olarak kabul etmişler ve Mesih sıfatının benimsenmemesini onaylamamışlardır.

Beşinci yüzyılda Patriark’lık kaldırıldı, Yahudilere kamu ve ordu görevleri yasaklandı, sinagoglara el kondu. Yedinci yüzyılda çeşitli Avrupa krallıklarında Yahudilere vaftiz olma emri yayınlandı. Haçlı seferlerinde Hıristiyan orduları, yolları üzerindeki tüm Yahudi yerleşim birimlerini talan ettiler ve Yahudileri katlettiler. Kudüs’ü Müslümanlarla (birlikte) savunan Yahudiler (de) aynı vahşi akıbetten kurtulamadı; 13. ve 14. yüzyıllarda sürgünler yaşadılar. Bunların en önemlisi 1492’de İspanya’da gerçekleşti.” (3)

Yukarıdaki ifadelerden anlaşılanlar :

İspanya, 500 yıl önce engizisyondan kaçarak ciddi bir bölümü Osmanlı İmparatorluğu’na sığınan Yahudilerin torunlarına vatandaşlık teklif etmeyi planlıyor. Ancak, bunun arkasında yatan neden bir özür değil, İspanyanın içericisinde bulunduğu zor ekonomik durum.

Bu noktada bir soru sorulması gerekmektedir :

Milli Mücadele (içinde ve) sonrasında ülkemizde yaşayan zengin Rum, Ermeni ve Yahudileri sürmek için çeşitli girişimlerde bulunduk mu ?

Bulunduk ise neden ?

Sürdüğümüz Osmanlı vatandaşları yerine, diğer ülkelerden gelen soydaşlarımız hangi ekonomik gruba dahildir ve burada bir seçicilik (ve cinlik!) var mıdır ?

Açık ifadesi ile, zengin (Osmanlı) vatandaşlarımızı (yani Rumları, Ermenileri, Yahudileri) sürgün ederek, yerlerine yoksul (mallarına el konulmuş ve) yoksullaştırılmış kardeşlerimizi (koyarak) mi değiştirdik ? Daha doğrusu, Millî Mücadele ile iyice zayıflayan ekonomimize, bir darbe de böyle mi vuruldu ?

Yunanlıların Anadolu’ya çıkarılmasının arkasındaki ana nedenlerden birisinin de, zengin Ege bölgesinin Yunanlılara (çatıdaki kerestelerden, kümeslerdeki tavuklara kadar) soydurtulması ve Yeni Devletin uzun süre ayağa kalkmasına mani olmak olduğu, bugün artık bilinmektedir.

Ve İzmir’i kim yaktı (veya yaktırdı ?) sorusu halâ cevap bulmamıştır.

Yahudiler ve Kayserililer (maddi ve manevi manada), aile birikimlerini titizlikle gelecek kuşaklara aktarmaktadır. Bunlar bilirler ki, birikimin her çeşidi bir servet, bir değerdir.

Kayseri’de yapılan kazılarda bulunan, 5.000-6.000 yıllık yazıtlardaki ifadeler, bugün de geçerli olan birçok ticari kuralı vasiyet etmektedir.

Bu manâda siz, bir milletin alfabesini değiştirdiğinizde, onun tüm (tarihi) birikimlerini yok etmiş olmaz mısınız ?

Bunların doğruluğu neden tartışılmaz ve burada bir haklılık varsa, neden bunlar hızlı bir şekilde akademisyenlerin, araştırmacıların ve öğrencilerin, yani halkın istifadesine sunulmaz ?

Uganda ile Selçuklu’nun / Osmanlı İmparatorluğu’nun geçmiş birikimi bir midir ?

Geçmişte büyük medeniyetlere sahip olmuş olan Çin, Hindistan, İran ve Türklerin (Osmanlının), (günümüzde) tekrar büyük devlet olmaları tesadüf müdür ?

“Amerika”, İngiliz-Fransız, İtalya ve İspanyolların birikimi olmasaydı, yine süper bir güç olabilir miydi?

Kültür, bir milletin zenginlik kaynağıdır.

Türklerin bu kadar zor bir coğrafyada ayakta kalmalarında, elbette bin yıllık birikimlerinin yararı olmadığı söylenemez.

Devam edecek…

– Geçmiş servet midir ?

www.canmehmet.com

Resim:tarafımızdan hazırlanmıştır.

Açıklama ve Kaynak:

(1)Gerry Hadden, Public Radio International, Daha fazlası için bakınız: http://www.bbc.com/turkce/haberler/2013/03/130308_sefarad_yahudileri.shtml

(2) Daha fazlası için bakınız: http://www.tarihiolaylar.com/tarihi-olaylar/yahudilik-267

(3) Daha fazlası için bakınız: http://www.salom.com.tr/haber-84993-hiristiyanlik_ve_yahudilik_temel_anlasmazliklar.html

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*