Batıda özel hayat: “Ay inanmıyorum! ‘Kadın Hakları’, İşçi hakları ile birlikte mi verildi (10)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

işte kadın-2-

 

İnsan neden her gün gördüğünün farkına varamaz? 20 yıllık evli bir kadın bir akşam kapıyı açtığında, eşikte duran eşinin bir gözünün olmadığı fark eder ve panikle sorar:

-“Ay… heriiff! Senin bir gözün yok muydu?” Eşi:

“Yirmi yıl boyunca hep elime değil de, bir gün de yüzüme bakmış olsaydın herhalde bir gözümün olmadığını fark ederdin.

Fıkradan anlaşılması gereken, bir yere bakmak yeterli değildir.

Bir yere bakarken; bizde, orada ne görmemiz gerektiği bilinci olmasıdır.

Bu, bakmak (şahitlik) ve görmek (derinlik) farkıdır.

Kadın ve İşçi Hakları konu olduğunda aklımıza ilk gelecekSanayi DevrimiİleFransız İhtilaliOlmalıdır.

-“Sanayi Devrimini anladık ta, Fransız Devrimi’nin konu ile ne ilgisi var?

Kısaca açıklayalım, Fransız Devrimi, aslında Sermayenin yaptığı bir Devrim’dir. Siz buna, “Darbe” de diyebilirsiniz.

Ve bu bir şaka değildir.

Konuyu biraz daha açalım:

Sanayi Devrimi gerçekleşmeseydi veya daha fazla çalışacak insana ihtiyaç duyulmasaydı,

“Kadın Hakları” ve onunla birlikte, “İşçi hakları” verilmeyecek, olmayacak mıydı?

Kimileri de diyebilir: “Birleşmiş Milletler, ‘İnsan Hakları evrensel beyannamesi’ var, ancak, yine de;  Suriyeli Mülteciler, (çocuk ve kadınlar) savaştan kaçmak, yaşamak uğruna denizlerde boğuluyor, Köle (Fuhuş) ticareti yapanların ellerine düşüyorlar…”

Bu konuya şimdilik girmiyor, düşünen insanın penceresine uyarmak için küçük bir taş atarak, devam ediyoruz.

Kadın Hakları

(Dünya genelinde) Kadın hakları kavramı özellikle 19.yy’da büyük önem kazandı. Kadınların eğitimi uzun zamanlardan beri olağan karşılanmayan bir konu olmuştur.

Ortaçağ’ın feodal toplumunda okullar ve üniversiteler giderek kilisenin talimatlarına uymaya başladıktan sonra, kadınların eğitim görebilmeleri neredeyse asırlar sonra, aileleri bir manastıra para yardımı ya da herhangi bir mal devrettikleri takdirde mümkün olmuştur.

Kızların ve kadınların eğitimi için tarihteki en önemli öncülerden birisi, bilginin nasıl yayılacağı konusundaki “Omnes, omnia, omnino” (Herkes her şey hakkında bütün bilgileri öğrenmek zorundadır) ifadesiyle Bohemya Kardeşler Cemiyeti’nin piskoposu Jan Amos Comenius olmuştur.

Burada bir not düşülmesi gerekmektedir:

(Hz. Muhammed (s.a.v) 7. Asırda: “İlim talep etmek / öğrenmek her Müslümana farzdır. Demesinin yanında, 10 Müslümana okuma-yazma öğreten esirler serbest bırakılmakta: Camiler, önce Okul / toplantı yerleri, sonra ibadet yerleri olmaktadır. İlginç olanı: Camilerin bugün, gerçek işlevlerini kaybetmiş olmasıdır.)

Aydınlanma Çağı’yla birlikte devlet okulu ve genel zorunlu eğitim düşüncesi yayılmaya başladığında, kızların bu zorunlu eğitime dâhil edilip edilmemesi tartışmasının başlaması fazla uzun sürmemiştir.

Kadınlar için vatandaşlık hakkının istenmesinden sonra, ilk kadın hareketlerinin talepleriyle birlikte o zamana kadar sadece erkeklerin yararlandığı mesleki eğitime, kadınların da gidebilmeleri istenmiştir. Özellikle kadınların üniversitede eğitim görebilmeleri bir asır boyu tartışılmış ve karşı çıkılmıştır.

İzin verilmeden önce kadınların fiziksel yapıları ve düşünsel yetilerinin böyle bir eğitim için yeterli ve uygun olup olmadığı tartışma konusu olmuştur.

1840 yılında ilk kadın öğrenci dinleyicileri Zürih Üniversitesi’ne gelmiş ve 1863’den itibaren kayıtlar artmıştır. 1849 yılında ilk kadın koleji olan Londra Üniversitesi kurulmuş ve 1870–1894 yılları arasında neredeyse bütün Avrupa genelinde kadın eğitimi çalışmaları devam etmiştir.

1831 ve 1848 devrimleri esnasında da Fransa’daki kadınlar seçme hakkını talep ederken, İngiltere’de de Kadın Hakları için ilk çıkışlar 1832’de gelmiştir.

İlk modern devlet olarak da Amerika Birleşik Devletleri’nin Wyoming eyaleti 1869 yılında kadın haklarını tanıdı. 1871 yılında da Paris kadın haklarını tanıdı.

1 Haziran 1906 tarihli eyalet meclisi tüzüğü ile Finlandiya kadın haklarını kabul eden ilk Avrupa ülkesi olmuştur. Finlandiya o zamanlar Rusya’ya bağlı bir beylik idi. 1915 yılında Danimarka anayasasının değişmesi ile de kadınların seçme hakkı Danimarka’da kabul edilmiştir. (1)

Yukarıda anlatılanlardan: Batıda, “Kadın Hakları”nın, 19. Asrın ortalarında sözkonusu olduğu ve bu tarihinde Sanayi Devrimi’ne rastladığıdır.

İşçi Hakları..

-“Sanayi Devrimi ya da Endüstri Devrimi, Avrupa’da 18. ve 19. yüzyıllarda yeni buluşların üretime olan etkisi ve buhar gücüyle çalışan makinelerin makineleşmiş endüstriyi doğurması, bu gelişmelerin de Avrupa’daki sermaye birikimini arttırmasına denir.”

-İngiltere’de başlayan ardından tüm Avrupa’ya yayılan Sanayi Devrimi ile halkın yaşam koşulları hızla ağırlaşmaya başlamıştı. Günde 12 saatten fazla çalışma, çok sayıda iş kazası, bir türlü düzeltilemeyen elverişsiz sağlık koşulları, ücretlerin giderek düşürülmesi, kötü beslenme, ardı arkası kesilmeyen çocuk ölümleri, çalışanların yaşamını tam anlamıyla bir cehenneme dönüştürmüştü.

Peki, ne oldu da Batı’da Sanayi Devrimi gerçekleşti? (İddia, Batı kaynaklıdır, bize göre doğru olmayan tarafları vardır. Özetle, anlatım, taraflıdır.)

-16. yüzyıldan başlayarak Avrupa’nın nüfusu hızla arttı.

-Tarımdaki gelişmeler bu sektördeki nüfus ihtiyacını azaltarak bu nüfusun kentlere göç etmesine neden oldu. Böylece kent sanayisine hazır işgücü oluştu.

-Yaşam düzeyi yükseldi. Eskiden lüks sayılan şeker, kahve, çay gibi mallar artık orta sınıf ve alt sınıflar için doğal bir gereksinme olmaya başlıyordu. Bu da dolaylı olarak tüketim malı talebini arttırdı.

-Geniş çaplı yağmalar, sanayi devriminin en önemli finans kaynağı olmuştur. Gerek İspanyollar tarafından yağmalanan Orta Amerika altınları, gerekse de İspanyol gemilerini vuran, yağmacıları yağmalayan İngiliz gemileri, Avrupa’ya tonlarca altın taşımıştır. Bütün bunlar 16. ve 17. yüzyıllarda, sanayi devrimine götüren süreçleri desteklemiştir.

-Hindistan’da 23 Haziran 1753 tarihinde, Fransız birliklerini savaş alanında yenen İngilizler (Plessey Savaşı), Babür imparatorlarının devasa hazinesine el koymuşlardı. Bu hazinenin İngiltere’ye taşınmasıyla bu ülke ekonomisinde ortaya çıkan para ve finans olanaklarının, dokuma ve buhar makineleriyle ilgili tüm teknik buluşların 1758-1791 tarihleri arasında gerçekleşmesini açıklamada birincil argüman olduğu söylenebilir.18. ile 19. yüzyıllar arası oluşmuştur.

Fransız Devrimi aracılığıyla sanayi toplumuna uygun siyasal bir yapılanmanın temellerinin atılması. (2)

Yukarıda anlatılanlardan:

-İşçi Hakları’ da “Kadın Hakları” gibi, Sanayi Devrimi’nin getirdiklerinin sonucudur. Elbette, Komünist, Sosyalist anlayışlar da.

-Batı’da (Avrupa’da) Kadın hakları sanıldığı gibi asırlardır değil, nerede ise son yüzyılın getirdiklerindendir. Reklamı yapıldığı, parlatıldığı gibi değil.

Devam edecek

-Batı’da Kadınlar eziliyordu da, Doğu’da ezilmiyor muydu?

www.canmehmet.com

Resim:web ortamından alınmış, resim ve alt yazı tarafımızdan düzenlenmiştir.

Kaynak:

(1) Fazlası için bakınız: ( https://tr.wikipedia.org/wiki/Kad%C4%B1n_haklar%C4%B1 )

(2) Fazlası için bakınız: https://tr.wikipedia.org/wiki/Sanayi_Devrimi

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*