Batı kalkınmasındaki gerçek; Sermaye ve Fikri zenginliğin halka yayılmasıdır (18)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı
Sömürgeciler hedef aldıkları ülkelerde kendilerine uygun bir anlaşma yapamadıklarında hedef ülkede ilk yaptırdıkları: Askeri darbedir.

Sömürgeciler hedef aldıkları ülkelerde kendilerine uygun bir anlaşma yapamadıklarında hedef ülkede ilk yaptırdıkları: Askeri darbedir.

Kendine Gelişmiş Batı, diğer toplumları: “Islahat, Devrim” veya kendi çıkarlarına göre dayattıkları, “Ekonomik kalkınma!” modelleri, şekli taklit uygulamaları ile oyalayarak, aralarındaki mesafenin daha da açılmasını sağlamışlardır.

Batı ve bizim kalkınma konusuna teknik olarak girmeden önce etrafın biraz aydınlatılmasına ihtiyaç vardır.

Önce basit bir soru;

-Kendine Gelişmiş Batı, sömürmek için hedef aldığı ülkelerde neden gerçek manası ile bir demokrasi kurdurmamaktadır? Petrol üreten ülkelerin nerede ise tamamında neden diktatörler vardır?

Batılılar biliyorlar ki, gerçek demokrasinin yaşandığı ülkelerde, servet ve fikirler özgürce yayılmakta ve halkın tamamı, ülkesinin maddi-manevi kalkınmasında, eşit girişim ve üretim şansına sahip olarak, ülkesini kalkındırırken kendisini de geliştirmektedir.

Şimdi de üzerinde çokça düşünülmesi gereken bir soru daha;

-Neden bu ülkede çok yakın tarihlere kadar, ekonomik manada 3-5 aile kollanmış: medya ve kitap yayınları sınırlı sayıda kişilere bırakılmıştır. Araştırıldığında, özellikle batıdan tercüme eserlerin iki banka tarafından (seçildiği) yapıldığı görülecektir.

Şu mu hedeflenmektedir?

Parayı, gazeteleri ve ülkeye getirilecek kitapların yayınlarını kontrol ettiğinizde, sistemin karşısında bilinçli bir halk (üretim gücü) olmayacak, çıkmayacaktır.

Ancak, Sermaye ve Fikir, bir gübre misalidir…

Sermaye ve Fikri zenginlikler, ülke topraklarının, halkının tamamının üzerine serpilmedikçe, hiçbir zaman ülkenin tüm topraklarından ve halkından tam olarak yararlanılmayacaktır.

Ülkemizin sanayisine (üretimine) baktığınızda (çok yakın zaman kadar) karşınıza çıkacak olan tablo şudur;

-Marmara bölgesi üretimin: yüzde yetmişini,

-Ege Bölgesi: Yüzde on beşini,

-Akdeniz Bölgesi: Yüzde onbeşini gerçekleştirmektedir.

-Peki, ülkede geri kalan bölgeler?

-Onlar mı?

-Onlar “Yeşil!”

-Nasıl yani?

-Onlar, Yeşil… Yeşil… Yeşil Sermaye!

-E… Sonra?

-Sonrası:

Montaj yapan Atölyeler ve Montaj usulü yaşayan bir Halk…

-Geldiğimiz noktada ortada (batının ekonomik) dayatmaları sonucu ne bir Yerli bir otomobil üretilebilmiştir, ne de kendi değerleriyle yaşayan (Yerli) bir halk kalmıştır.

Bu girişten sonra artık  Batının kalkınmasına dönebiliriz.

Devam edecek…

-Kalkınmada Halk ve Halkın düşünceleri belirleyici değilse…

Resim; http://turkmensyyasaty.blogspot.com.tr/2013/03/skolastiki-dusunje-we-diktator-liderler.html

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*