Badem bıyıklıların başarılarının kerameti bıyıklarında mı?

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

Elbette keramet bıyıklarında değil, kafalarının dışını değil içini süslemiş olmalarındadır. Aşağıda üç ayrı kuruluşun 2002-2009 yıllarına ait performans değerleri verilmekte ve başarılarının kararı her zaman olduğu gibi okuyanın bilgi, deneyim ve anlayışına bırakılmaktadır.

THY, 2003’teki değerlendirmede Avrupa’nın 27’inci; 2009 yılı sonu itibariyle yapılan değerlendirmede 4’üncü sıradadır. Peki, ne yaptılarda kısa sürede Lufthansa, British Airways, Air France’dan arkasından dördüncü olabildiler?

THY yetkilisi anlatmaktadır. “2003’ten, 2010 yılına kadar THY’ye hostesler hariç hiç lise mezunu personel alınmamıştır. Alınan personelin tamamı üniversite mezunu ve çok büyük bir oranı da master ve doktora yapmıştır. Bunlarla birlikte THY kadroları, Avrupa ve Amerika’nın önemli üniversitelerinde master yapmış kişilerle zenginleştirilmiştir.

Bizim eğitime, teknolojiye yaptığımız yatırım eski dönemlerle kıyas edilemeyecek kadar çok büyüktür. Örneğin bu yıl bilgi işlemde teknolojiye 100 milyon dolar civarında yatırım yaptık.

Birçok projemiz var. 300’e yakın bilgisayar yüksek mühendisi çalışıyor. Türkiye’nin belki de en büyük bilgi teknolojileri personeline sahibiz. Birçok programı biz satıyoruz. Teknolojileri geliştiriyoruz. Yapamadıklarımızı dışarı veriyoruz. Hazır programları alıyoruz. Yani THY’yi her değişikliğe adapte ediyoruz ve THY Yönetimi senkronize olarak işini yapıyor.

Ekip görevini çok iyi bilen arkadaşlardan oluşuyor. İşin ehli, işini seven insanlarla çalışıyoruz.

THY hiçbir personelini taşımıyor. Bütün personel THY’yi taşıyor. Bizim övündüğümüz şey bu. Başarının altında bu ekibin imzası var.

Toplam gelirde yüzde 86 artış yaptık. Net karımız yüzde 128 arttı. Baktığınız zaman geçmişle kıyaslanmayacak kadar iyileşmeler var. Daha da iyi olması için çaba sarf ediyoruz.

THY, 2005 yılında Avrupa’nın tüm yolcu pastasından 4.1 pay alırken, 2009 yıl sonu itibariyle bu pay 7.6’ya çıkmıştır. Bu 7.6’lık pay bize Avrupa üçüncülüğünü getirmiştir. (Kaynak; Haber 7)

İDO’nun yatırımları

-İDO’nun yatırımları deniz ulaşımının cazibesini artırmaktadır. İstanbul Deniz İşletmeleri (İDO) son yıllarda yaptığı yatırımlara bu yıl da devam edecektir. İDO, deniz ulaşımına yaptığı yatırımlar ile yolcu sayısını 5 yılda 7 milyondan 91 milyona çıkarmıştır.

İDO’nun yolcu, hat ve filosunda bulundurduğu araç sayısı ve kapasitesi ile alanında dünya birincisi olduğunu kaydeden Paksoy, “Yaptığımız yatırımlarla 2001’de 37 milyon YTL olan ciromuzu 320 milyon YTL’ye ; 2, 5 yıl içinde çok büyük bir atılım içine girilerek, taşınılan araç sayısı 2001’de 550 binken 2006’da 5, 1 milyona çıkarılmıştır. (DenizHaber.Com)

-Yenileşen, modernleşen ve değişen TCDD…

Demiryollarının diğer ulaşım araçları içindeki payı yolcu taşımacılığında yüzde 2, yük taşımacılığında ise yüzde 5 seviyesindedir. Ancak, ulusal ve uluslararası hatlarda demiryollarını ve demiryolu hizmetlerini geliştirip çeşitlendirmeyi hedefleyen Türkiye, ulaşım alanındaki yatırımlarının önemli bir kısmını da demiryolu taşımacılığına ayırmıştır.

TCDD, 2008’de rekor seviyede yük taşımış, 2002’ye göre yüzde 43 artış kaydedilerek 23 milyon tonluk yükün lojistiği raylar üzerinden gerçekleştirilmiştir.

Ayrıca taşınan yolcu sayısı da yüzde 10 artarak 81 milyona ulaşmıştır.

2023 ve 2035 hedeflerinin belirlendiği 10’uncu Ulaştırma Şurasında da öncelik, demiryolu yatırımları ve projelerine verilmiştir.

Gelecek raylar üzerinde…

Modernizasyon çalışmaları kapsamında TCDD, 2010 ve 2012 yatırım programını ve projelerini belirledi. Yük ve yolcu taşımacılığında demiryolunun öne çıkacağı gelecek vizyonunda Türk halkı ve firmalar raylar üzerinde çok daha ucuz, konforlu ve hızlı ulaşım imkânı bulacak; 2010-2012 dönemini kapsayan üç yıllık süreçte bir uçtan bir uca Türkiye’nin her köşesine sağlıklı demiryolu ulaşım hata kurulacaktır.

Bu projeler kapsamında Ankara-Konya Hızlı Tren Projesi ve Kayseri Kuzey Geçişi Varyantı tamamlanacak; Ankara- istanbul ve Ankara-Sivas Hızlı Tren projelerinin inşaat çalışmalarına ise devam edilecektir…

Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayii A.Ş. (TÜLOMSAŞ) Genel Müdürlüğü’nde 173 adet Dizel Elektrikli Anahat Lokomotifi imaline ve Türkiye Vagon Sanayi Anonim Şirketi (TÜVASAŞ) Genel Müdürlüğü’nde 84 araç DMU Tren Seti üretimine başlanması planlanan projeler arasında yer almaktadır…

Neler yapıldı ve neler yapılıyor?

-Sakarya’da hızlı tren ve metro araçları fabrikası kurularak üretime başlandı. İstanbul metrosunun araçları bu fabrikada üretiliyor. İlk yerli üretim metro teslim edildi.

-Yerli ray üretimi desteklenerek Karabük Demir Çelik Fabrikalarından 2008’de yaklaşık 64 bin ton ray alınarak hat yenileme ve bakım çalışmalarında kullanıldı.

-Çankırı’ya makas fabrikası, Afyon ve Sivas’a travers fabrikası kuruluyor. Böylece hızlı tren ray ve traversleri ülkemizde üretilebilecek.

-TCDD ve MKK işbirliğiyle Türkiye’de ilk defa tren tekerleği üretiliyor.

-Öte yandan Eskişehir ve Adapazarı tren imalat ve ihracat merkezi oluyor. Avrupa, Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerine TÜLOMSAŞ’ta dizel elektrikli lokomotif üretmek için General Elektrik (GE) ile stratejik ortaklık anlaşması imzalandı.

-TÜVASAŞ’ta DMU ray otobüsü üretimi için lisans alınarak prototip imalat çalışmalarına başlandı.

-Demiryolu araç parkı yenilendi. 31 adet dizel elektrikli ana hat lokomotifi ve 760 adet yuk vagonu imal ettirilerek araç parkına katıldı. 32 set banliyö, 12 set ray otobüs, 10 adet dizel lokomotif, bin 228 adet yük vagonu 2009’da demiryollarının araç parkına katılıyor. Halen bin 500 kilometrede demiryolu inşası devam ediyor.

-Çin’den batı Avrupa’ya kadar kesintisiz demiryolu bağlantısını sağlayacak olan Kars-Tiflis-Bakü demiryolunun temeli atıldı.

Özetle;

-THY, 2003’te Avrupa bazında taşımacılıkta 27’inci sıradadır. Kısa sürede büyük bir performans gösterir ve 2009 yılında 4’üncü basamağa ;

– İDO, çağdaş, güvenli ve ekonomik fiyatlarla deniz araçlarıyla taşıdığı yolcu sayısını 5 yılda, 7 milyondan 91 milyona yükseltir.

-TCDD, 2008’de rekor seviyede yük taşır; 2002’ye göre yüzde 43 artış kaydederek 23 milyon tonluk yükün lojistiği raylar üzerinden taşınmasını gerçekleştirir…

-Ve Hükümet, 2002- 2009 Yılları arasında genel bütçeden ulaştırmaya ayırdığı payı % 17’den, % 40’a ;

-Ulaştırmaya ayrılan pay içerisinden, demiryollarına ait yatırımı bir misli artırarak, %10’dan, %21’e çıkarır.

Bunların tamamı değerlendirildiğinde devletimiz halkına bir taraftan kaliteli, güvenli ve ekonomik seyahat imkânı sunarken diğer taraftan çağdaş ülkelerdeki altyapının benzerini hatta daha modernini kurmaktadır.

Şimdi birileri çıksa ve sorabilseydi;

-“Türkiye bu anlayışa uzun yıllar evvel sahip olsaydı, bugün ekonomik gelişmişlik sıralamasında dünyada nerede olurduk?

Keramet kişinin saçında, bıyığında mıdır?

Elbette değildir…

Keramet, ülkeyi sevmekte, inanmakta ve onun uğrunda ter dökebilmektedir

01.10.2010

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*