Avrupa Birliği’ne göre “Türkiye ABD’nin Truva Atı!”, NATO bir akvaryum mudur? (4/Son)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

petrol

California’da Cumhuriyetçi Partinin sticker’larında “Tekmele kıçını, al petrolünü” yazıyor. Son derece dürüst ve açık sözlü davranıyorlar. Savaşın gerçek sebebini açıklıyorlar. Sebep enerji ve petrol...(1)

Noam Chomsky, (ABD) AB üyeliği konusunda ABD’nin Türkiye’ye verdiği desteğin ardında, Irak’ta olası bir savaş için sağlayacağı katkıdan dolayı Türkiye’yi ödüllendirme isteği bulunduğunu söyledi. Chomsky’e göre, ABD ayrıca, Türkiye’nin AB içinde bir ‘Truva Atı’ olmasını hedefliyor.

Işın Eliçin (NTV): Avrupa Birliği, Türkiye’nin erken kabul edilmesi için baskı yapan Amerika’yı tersledi. Bundan yola çıkarak, ABD ile Avrupa Birliği gibi iki büyük güç arasındaki mesafeden, belki de bir rekabetten söz etmek mümkün olabilir mi? (2)

Irak’taki yabancı etkisi çok önceden başlamıştı. Mezopotamya, Dicle ve Fırat nehirleri arasında kalan bölge, kuzeydoğudaki Safevi Pers İmparatorluğu ile çatışan Osmanlı İmparatorluğu’nun en doğudaki ileri karakolu olarak daha 16. Yüzyılda Batı’nın ilgi odağı haline geldi.

İki yüzyıldan daha uzun süren bu çatışma, sayısız sınır anlaşmazlığı, akın ve hileyi teşvik etmişti. O zamanlar Osmanlı toprağı olan birçok kutsal yere İranlı Şiilerin erişimi ve Türklerin Şii azınlıkların isyan çıkarmasından duydukları korku hassas konulardı. Bir barış anlaşması imzalandı; bu anlaşmada yer alan konular arasında, her iki imparatorluğun da otoritesini tanımayacak olan can sıkıcı Kürtler de vardı.

19. Yüzyıl başlarında, bölgede yeni yeni rekabet etmeye başlayan iki imparatorluk, Britanya ve Rusya sınırı kendi yararlarına olacak şekilde düzenlemeye çalıştılar. Dış güçler yavaş yavaş açık düşmanlıkları yatıştırdı.

Ama bir tür gerilla savaşı yüzünden – örneğin 1830’larda Persler Kürtleri Osmanlılara karşı isyan etmeleri için teşvik etmişlerdi – bölgedeki gerilim devam etti.

Petrolün keşfi ve bunu takip eden 1914-1918’deki I. Dünya Savaşı ve Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılması, Irak’ın politik manzarasını çarpıcı bir değişime uğrattı.

Arap Yarımadası ve Doğu Akdeniz’de Türklere karşı kazandığı kesin zaferlerin ardından (bu zaferlerin kazanılmasında kısmen T. E. Lawrence’in yönettiği Arap ayaklanmalarının yardımı olmuştu), Britanya Irak denilen bu bölgenin denetimini ele geçirdi.

Irak’ın ve aslında aynı bütünün başka bir parçası olan Kuveyt’in sınırlarını çizdi. Her ikisi de güneydeki bağımsız Suudi Krallığı’ndan belirsiz sınırlarla ayrılmıştı.

Winston Churchill’in de parmağının olduğu bu sınır çizme egzersizleriyle ulaşılmak istenen sonuçlardan biri de, Irak’ı bir Körfez limanından yoksun bırakmak ve bu şekilde onu daha da bağımlı hale getirmekti. (3)

İngiltere ve Amerika’nın Petrole bakışları(Musul petrolleri)

I. Dünya Savaşı’ndan kısa bir süre önce Osmanlı hükümeti, yarı hissesi İngiliz Anglo-Persian, Hollandalı Royal Dutch Shell ve Alman Deutche Bank’a ait olan Türk Petrol Şirketi‘ne imtiyaz hakkı tanımış ve yabancı ortaklar Türk şirketinin katılımı olmadan, Osmanlı topraklarında arama ve üretim yapmamayı taahhüt etmişlerdi.

O sıralarda ABD, Ortadoğu’da İngiltere ve Fransa tarafından nüfuz bölgeleri oluşturulmasına karşı çık(a)mamakla birlikte, özellikle petrole ilişkin ticari faaliyetlere müdahale edilmemesini ve Amerika’nın bu yöndeki girişimlerinin engellenmemesini istemekteydi.

Nitekim Amerikan firması Standart Oil of New York (Socony) 1919’da iki mühendisini Irak’a petrol aramak üzere göndermişti. Bunlardan biri, yazdığı mektupta

“… pasta o kadar büyük ki, bunun Amerika’ya ait olması için her şey yapılmalı”

diyordu.

Amerikalıların, elde edilmesi için “Her şey yapılmalıdır” diyecek kadar hayati gördükleri Musul Petrolleri için İngiltere (Deniz Bakanı) Başbakanı, Wilston Churchill ne demekteydi?

“Bir damla petrol, bir damla kandan daha değerlidir! ”(4)

Dört bölümde yazılanlar özetlenirse;

-Gelişmiş Batı’nın bu bölgeye ilgisinin altında: ne insan, ne demokrasi, ne çevre, ne de laik cumhuriyet yönetimler vardır. “Türkiye ve Suriye Laik olmalı; İran, Suudi Arabistan mı? Hımm.. Onlarda petrol var olmaları şart değil!

-Büyük Devletler’in dostları (Stratejik ortaklar, Müttefikler!) değil,  çıkarlarına hizmet eden yardımcıları vardır.

-Ya Kural koyacak kadar güçlü olursunuz, ya da kuralı koyanların “Stratejik ortaklar, Müttefikleri!” Bunun adı halk tabiri ile…!

www.canmehmet.com

Resim; http://picturesdotnews.com/tag/baltics/

Resmin altındaki alt yazı tarafımızdan düzenlenmiştir.

Kaynaklar;

(1) Daha fazlası ve kaynaklar için bakınız; http://arsiv.ntv.com.tr/news/192711.asp?0m=-1KT

(2) Daha fazlası ve kaynaklar için bakınız; http://arsiv.ntv.com.tr/news/192711.asp?0m=-1KT

(3) “Savaş Ganimetleri” Sahife:118

(4) Daha fazlası ve kaynak için bakınız: http://www.canmehmet.com/amerika-ve-avrupa-arasindaki-bir-savasta-cin-ve-rusya-nerede-duracaktir-1.html

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*