Atatürk’ün öğretmeni Şimon Zwi, (Şemsi Efendi) ve Yeni Devleti kuran kadrolar (5)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı
" Kamal Atatürk" için bakınız (**);  http://www.haberform.com/haber/ataturk-ismini-degistirmis-68534.htm

” Kamal Atatürk” için bakınız (**); http://www.haberform.com/haber/ataturk-ismini-degistirmis-68534.htm

 

Yeni Devlet’in Türkçülük üzerine kurulan Fikri Temelleri bildiğimizin aksine ağırlıklı olarak Türkler tarafından değil Sabataistler/Siyonistler tarafından atılmıştır.

Kaldığımız yerden devamla;

Hıristiyan Batılılar; ”Eğer, Türkler Müslüman olmasalardı,

-“..Ne Küçük Asya (Anadolu) ve İstanbul kaybedilir, ne de Osmanlılar Balkanlar’a gelebilirdi..” demektedirler.

Bu nedenle;

-”Türkler, eski dinlerine (kültürlerine) dönmelidir…Türkler, Avrupa’dan çıkarılmalı ve Küçük Asya’da kalmalıdır.”

-”Türklerin ellerinden mıknatısları (Kuran) alınmalıdır. Araplar ve diğer İslam Ülkeleri ile araları kapanmayacak şekilde açılmalıdır…”

**

Bu plan, hedef olarak seçilen Arap ülkelerinde ve Türkiye’de  mevcut yabancı okullar kullanılarak, karşılıklı düşmanlıklar körüklenerek  büyük başarı! ile uygulanmıştır.

Sayın Süleyman Demirel’in, halk hazır değil, “Daha bir yüzyıl anlatmayın!”dediği hikâyelerin özeti de bu olsa gerek! (1)

Atatürk İhtilali”  isimli eser, “Kemalizm doktrincilerinden Mahmut Esat Bozkurt’a aittir. Kendisine Atatürk tarafından görev verilmiş ve yazdığı eser Atatürk tarafından da onaylanmıştır.

Mahmut Esat Bozkurt aşağıda hem Fransız hem de bizim Cumhuriyetin ilan edilmesi ile ilgili hikayeler anlatmaktadır.

“Fransa’da Kralcılar…

Hâlâ bugün, Fransa’da kralcılar, bunların gazeteleri ve örgütleri vardır.

Hakikatleri biraz daha açığa koyalım.

Fransa’da, ihtilal patlak verdiği gün cumhuriyetten bahis bile yoktu. Böyle bir kelimeyi bilen yok gibiydi. Louis XVI adına madalyalar basıldı.

Ve üzerlerine “Kurtarıcı Kral” diye yazıldı.

Ekmek İstiyorlar

Versay sarayına giden halk kraldan ekmek istedi.

-“Ekmek ver ve başımızda kal iyi Kral, iyi Kraliçe!” diye bağırdı.

Fransız İhtilali

Fransız İhtilalinde, o sıralarda 17 milyon kadar bir şey olan Fransız milletinin hepsi, ihtilale taraftar ve Cumhuriyetçi miydi?

Bu soruya evet demek imkânı var mıdır? Bir kere bir milletin hepsi nasıl ihtilal taraftarı olabilir?

Buna maddeten imkân yoktur. Beşikteki çocuklar, bir ayağı çukurda İhtiyarlar bunların hepsinin ihtilal taraftarı olması hayal edilebilir mi?

Bundan başka, biraz da vakıalara bakabiliriz.

Üçüncü Cumhuriyet

Ve nihayet, bugünkü Fransız Cumhuriyeti üçüncüsüdür. Ve bir oy fazlasıyla kurulmuştur.

Cumhuriyetlerin düşüşü ve bunların yerini imparator ve kralın alışı, Fransa’da bütün halkın cumhuriyet taraftarı olduğunu mu gösterir?

Bizde nasıl oldu?

Erzurum Kongresi sıralarında, bir gün, Atatürk, Erzurum Millet bahçesinde gezinirken, millet, etrafını almaya başladı. Atatürk’ün yüzüne bakan halk, bir ağızdan bağırdı.

‘Yaşasın Cumhuriyet!”

Cumhuriyet İstiyorlar

Düşünelim bir kere, bunu bağıran kimdi?

Türk halkı… hem de öz Türk halkı.

Bu halk, arkası gelmeyen savaşlarda bunalmış, sırtında yırtık gömleğiyle, ayağında yarım çarığıyla, yeni kurtuluş savaşlarına girmek üzere bulunan bir halktı.

Açtı, çıplaktı. Fakat açım, çıplağım! Diye bağırmadı, ekmek dilenmedi.

Fransız ihtilaliyle son Türk ihtilalinin başlangıcı arasında fark. Fark bu kadar büyüktür.

Fransız ihtilali ekmekle başladı.

Fransız Cumhuriyeti de bunun verimi oldu.

Türk ihtilali ve Türk Cumhuriyeti baylık  davanın verimidir.

Türk önce ekmeği değil, baylığı istedi ve aldı. (2)

Yazılanlardan anlaşılan Biz Cumhuriyeti Erzurum Halkına borçluyuz. Ancak, Erzurum ve Sivas Kongrelerinde (bildiğimiz kadar) böyle bir düşünce ve iddia bulunmamaktadır.

Kazım Karabekir Paşa günlüklerinde bakalım bu konuda bizlere ne anlatmaktadır.

-“…özel görevli İngiliz Albay Rawlinson’un;

-“Rawlinson’un da benim vasıtamla ileri sürdüğü (hilafetin ayrılması ve Cumhuriyet’in kabulü teklifini) öğrenmiştik…” demektedir. (3)

Bu çok özel İngiliz ajan Rawlinson’un telkin tarihi nedir? 1919 Yılı ve Erzurum, Sivas Kongrelerinin dönemi. Diğer ifadesi ile Yeni Devlet’in kuruluş çalışmaları esnasında. Anlaşılan; hiçbir şey tesadüf değildir. Çalışmalar birbirinden bağımsız gözükse de hepsi büyük bir resmin parçasıdır.

 

 

Devam edecek

Kaynaklar;

(1) “Evet ben Selanikliyim”,  Ilgaz Zorlu, S.24

(2) A.g.e;  Sahife:8

(3) A.g.e; S.44

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*