ASELSAN Cinayetleri : Rusların S-400’lerinin Bize Bir Yararı Yok; ABD’nin Patriot Füzeleri Gibi (4)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

 

Zayıf, güçlü ile oturacağı masada kaybedenin kendisi olacağını peşinen kabullenmelidir

 

Sovyet lideri Gorbaçov görevinden ayrıldıktan sonra yazdığı bir kitapta (*) bazı açıklamalarda bulunur. Ancak, düşündükleri ile uygulamaları birbirleriyle örtüşmez. Çünkü silah üretimi ve ticareti, gelişmiş ülkeler için çok kârlı olduğu kadar, stratejik bir alandır. Sırf bu yüzden, müşterileri olan ülkelerin yüksek askeri / silah teknolojileri üretmelerini istemez ve olabildiğince engel olurlar.

Önce, eski Sovyet lideri Gorbaçov’un yukarıda bahsedilen açıklamasını verelim :

“Soğuk savaş döneminin bitmesiyle, gelişmiş ülkelerin silahlanma yarışı için harcadıkları dev paraların, kısmen de olsa, dünyadaki fakirliğin ortadan kaldırılması amacıyla kullanılacağını sanıyordum.

Bana öyle geliyordu ki, Hristiyan değerler üzerine inşa edilmiş medeniyetler, dünya üzerindeki 800 milyon insanın aç, bir milyardan fazla insanın içecek sudan mahrum kalması, 2 milyardan fazla insanın elektrik şebekesiyle henüz tanışmamış olması ve dünya nüfusunun yarısı olan 3 milyar insanın da, temel ihtiyaç maddelerinden yoksun durumda bulunmasına asla tepkisiz kalmazlar ve içlerine sindiremezlerdi.” (1)

Gerçeğinde, bu yoksul ülkelere silah satan ve onları daha da yoksullaştıran kimlerdir ?

“…Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI), son 5 yıl içinde silah ihracatında yüzde 14’lük artış kaydedildiğini bildirdi…

ABD silah ihracatında şampiyon…

Silah ihracatçısı ülkeler arasında ilk sırada ABD, ikinci sırada ise Rusya geliyor…

Dünya silah ihracatının dörtte birini Rusya yapıyor. Rusya’nın müşterileri arasında Hindistan, Çin ve Vietnam başı çekiyor…

Fransa, Almanya, İngiltere, İspanya ve İspanya gibi Avrupa ülkeleri, 2011 – 2015 yılları arasında dünya silah ihracatının beşte birini gerçekleştirdi.” (2)

Özeti şudur : Zenginler, yoksul ülkelerin sırtına binmiş; onları kendi içlerinde ve komşuları ile çarpıştırarak, kanatırcasına sömürmektedir.

* * *

Al Birini, Vur Ötekine !

“Amerika’ya Kızıp, Rus Füzesi Almak (29 Aralık 2017)

Tabii yalnızca ABD’ye kızgınlıktan, ya da ABD’yi kızdırmak için değil; asıl neden, ABD’nin Türkiye’ye Patriot füzeleri satmayacağının çoktan anlaşılması.

Düşünsenize, Mayıs ayında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın korumalarının Washington’da protestocuları döverek dağıtmasına tepki olarak, bildiğiniz beylik tabanca satmaya yasaklama getiren ABD Kongresi, dünyanın en gelişmiş silah sistemlerinden birisini mi satacak Türkiye’ye ?

Türkiye’de demokrasinin Olağanüstü Hal altındaki durumunu savunacak halim yok elbet, ama dünyanın en koyu diktatörlüklerinden Suudi Arabistan daha mı demokratik Türkiye’den de, oraya satılmasında sorun çıkmıyor ?

Şunu hemen söyleyelim, Rus S-400 füzeleri gibi, eğer olabilseydi ABD Patriot füzeleri de geçici çözüm olacaktı. Türkiye bir yandan Fransa ve İtalya ile NATO-uyumlu, halen NATO ülkeleri tarafından kullanılan Aster-30 hava savunma sisteminin, teknoloji transferi ve milli yazılım dâhil, Türkiye’de ortak üretimi için ciddi görüşmeler yapıyor. Ancak bu anlaşmaya varılsa da, üretime başlaması en az beş yıl alabilir, böyle bir takvim gerçeği var yani.

Evet, bugün Ruslarla kredi anlaşmasına imza atılacak olan S-400 füzeleri, 2020’de teslim edilecek. Tam 2,5 milyar doların yarısını peşin verecekmişiz Ruslara, yarısını taksitle. Şu anda açıklanan bir teknoloji transferi, teknoloji kazanımı yok Türkiye’nin; muhtemelen füze sistemini, özellikle ilk başlarda Rus askerler yönetecek. Rus füzeleri Türkiye’nin hem de önemli bir üyesi olduğu NATO hava savunma sistemiyle uyumlu değil, oraya bağlanmayacak yani. S-400’lerin, Rus silahları kullanan bir yerlerden, örneğin Suriye’den gelebilecek bir saldırıyı ‘düşman saldırısı’ olarak tanıyıp tanımayacağını bilmiyoruz. Çünkü örneğin 1990’ların başında Türkiye’de ABD ile ortak üretilen F-16’ların NATO üyesi Yunanistan’ı ‘tehdit’ sayması için yapıldığı türden bir ‘milli yazılım’ yüklemesi yapılacağı yolunda bir bilgi de henüz yok. Rus savunma sistemi kendiliğinden, NATO sistemini ‘tehdit’ olarak görüyor, o düzenleme konusunda da anlaşılan Türk değil, Rus yazılımcı ve mühendislere güvenmek durumunda kalacağız.

Ama NATO müttefiki olduğu halde, ABD de Patriotlar konusunda teknoloji transferi, ortak üretim, milli yazılım gibi konulara kapalıydı ve tekrar edelim, Türkiye bu koşulları kabul edip almak istese bile Kongre vermeyebilirdi; muhtemelen vermeyecekti.

Türkiye neredeyse on yıl boyunca ABD’den PKK ile mücadelede kullanılmak üzere sadece iki adet silahlı insansız hava aracı satın almak istedi, tekrar ediyorum, iki. Yıllarca geri çevrildi bu talep.

Sonunda ABD’deki yüksek teknoloji üniversitesi MIT’te eğitim görmüş genç bir mühendis, Selçuk Bayraktar, babasıyla kurduğu imalathanede bunu başardı (sonra da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan-Bayraktar ile evlendi); şimdi Türkiye kendi insansız hava araçlarını kullanıyor. (3)

* * *

“Ankara, Batı’dan Askeri Donanım Almaktan Neden Vazgeçiyor?  (17.03.2017)

Milli Savunma Bakanlığı, 2017-2021 dönemi için tedarik planını belirledi. Ankara’nın stratejik hedefi, ‘teknolojik üstünlüğü bulunan küresel oyuncu’ olmak

HER ŞEY YERLİ ÜRETİM

Milli Savunma Bakanlığı’nın önceliğinde yaklaşık 400 program bulunuyor. Havacılık alanında Ankara hafif helikopter, İHA, 5. nesil TF-X avcı uçakları ve savaşta kullanılabilir eğitim uçaklarının tasarım ve üretimine yönelik çaba harcıyor.

Türkiye, kara kuvvetlerinin modernizasyonu için ‘akıllı mühimmat’, yeni nesil Altay tankları, Kirpi zırhlı askeri araçları, tanksavar ve çeşitli topları tedarik etmeyi planlıyor.

Ayrıca Türkiye’deki tersaneler ve gemi fabrikaları da büyük anlaşmalar bekliyor. Milli Savunma Bakanlığı, (radar ve gözetleme sistemleri gibi) özel donanımlar, nöbet ve devriye botları, korvet, destroyer ve mayın önleme gemileri tedarik ederek, sahil güvenlik kuvvetlerini de güçlendirmeyi amaçlıyor.

Türk ordusuna 2021’e kadar (30 stratejik ve 28 taktik) 58 keşif İHA, 35 Altay tankı, bir mobil elektronik savaş sistemi, sahil güvenlik radarları ve ilk eğitim uçağı teslim edilmiş olması planlanıyor.

Yakın yıllarda Türkiye savunma sanayiinin, ‘kara platformları’ (muhtemelen Altay tankları) için motor, (helikopterler takılan) turbo şaft motoru ve savaş uçakları için roket saldırısı önleme sistemi üretmiş olması gerekecek.

UZUN MENZİLLİ FÜZE SİSTEMİ

Savunma sanayiinin ayrıca 8 adet hava savunma sistemli, TF2000 yeni firkateyn ile ilgili geciken proje çalışmalarını başarması gerekecek.

‘MONTAJ ÜNİTESİ’ KONUMU SÜRÜYOR

Milli Savunma Bakanlığı’nın iyimser çağrılarının ve etkileyici silah ihracat istatistiklerinin arkasında, Türkiye savunma sanayiinin en az 2021’e kadar çözemeyeceği bir yığın sorun bulunuyor. Şu anda Ankara’nın gerçek başarısı oldukça mütevazi gözüküyor.

Uzmanlar Türkiye’nin, Rusya’nın veya (ABD, Almanya, Fransa, İngiltere gibi) NATO ortaklarının elinde bulunan benzersiz silah tasarımı deneyimine sahip olmadığı görüşünde birleşiyor.

Türkiye, Batı’nın askeri ürün ve parçalarını kullanan ‘montaj ünitesi’ durumunda. Örneğin Türkiye’nin hava sanayi şirketi TUSAŞ (TAI), Lockheed Martin F-16C/D avcı uçaklarını bu şekilde üretiyor.

Ankara’nın yerli üretim olarak adlandırdığı askeri donanımların büyük bir kısmı aslında Batılı ürünlerin değiştirilmiş alternatifleri. Örneğin FNSS Savunma Sistemleri A.Ş., ABD’nin 1960’lı yıllarda ürettiği M113A1 zırhlı aracının bazında tasarlanmış olan AIFV (ACV-15) piyade araçları üretiyor.

Roketsan şirketinin ürettiği T-155 Fırtına obüsü, Güney Kore’nin SAU K9 Thunder aracının bir alternatifi. 2001 yılında Ankara, 1 milyar dolar karşılığında Fırtına aracının üretim lisansını aldı, 2004’te de üretimine başladı. Türkiye’de üretilen obüslerin üzerinde Alman üretimi motorlar kullanılıyor. 2011’de Azerbaycan, 36 adet T-155 aracı satın almak istemiş, ancak Almanya’nın bu amaçla motor tedariki yapmayacağını açıklamasıyla anlaşma sağlanamamıştı.

BAĞIMLILIK, ALTAY TANKINI DA ETKİLEDİ

Teknoloji ve parça ithalatına olan yüksek bağımlılık, çok iyi bilinen Altay tank projesini de olumsuz etkiledi. Türkiye Milli Savunma Bakanlığı, orduda kullanımda olan ve eskimeye yüz tutan Alman Leopard 1, Amerikan M60 ve M48’lerin yerlerine geçmek üzere bin (1.000) adet Altay tankını tedarik etmeyi planlıyor.

Bu yolda Türkiye ciddi sorunlarla karşılaştı. 2015’in Ekim’inde Savunma Sanayi Müsteşarlığı ve Tümosan şirketi, Altay için motor tasarımında yardım etmek üzere Avusturyalı AVL List GmbH şirketini seçti. Ancak Viyana, Türkiye’ye silah ve askeri teknoloji sevkiyatlarına ambargo uyguladı ve AVL List GmbH’nın Ankara ile işbirliği yapmasını yasakladı.

‘NATO’YA İNANÇSIZLIK ARTTI’

Şimdi Ankara, Almanya’ya karşı ekonomik yaptırım uygulamanın imkânlarını görüşüyor, ancak Berlin’in karşı tedbirleri, Türkiye’nin savunma sanayi alanındaki birçok iddialı projesini batırabilir.

Ankara aslında bir ‘pat’ durumuna geldi. Türkiye, geleceği olan askeri teknolojileri geliştirmenin imkânlarını araştırıyor ve aynı zamanda Rusya’ya göz kırpıyor. Türkiye’de geçtiğimiz yıl 15 Temmuz’da yaşanan darbe girişiminin ardından NATO’ya karşı inançsızlık oldukça arttı.

‘BAĞIMSIZ ÜRETİM SÖZ KONUSU DEĞİL’

Rus Arsenal Oteçestva dergisinin genel yayın yönetmeni Viktor Murahovskiy, RT ile mülakatında Ankara’nın 2021’e kadar ‘teknolojik üstünlüğü bulunan küresel oyuncu’ olamayacağını ve mevcut sorunlarını çözemeyeceğini söyledi.

Murahovskiy, ‘Türkiye, uluslararası ortaklık sistemine sıkıca entegre edilmiş durumda ve buradaki göreceli hiyerarşinin aşağılarında yer alıyor. Türkler, montaj ve onarım yapabiliyor, ancak bağımsız olarak herhangi bir şeyi üretme durumları yok. Yurtdışından gelen parçalardan oluşmayan hiçbir Türk silahının adını veremiyorum’ dedi.

NATO’DAKİ GERİLİM ANKARA’YI ARAYIŞA İTİYOR

Ankara’nın, orduda geniş biçimde kullanılan silahları kaliteli bir şekilde üretebildiğine dikkat çeken uzman, Türkiye’nin karmaşık olmayan silah sistemlerinin üretiminde Çin’le rekabet edebileceğini aktardı.

Murahovskiy, ‘NATO’dan bazı müttefikleriyle gerilen ilişkiler, Ankara’yı kendisinin üretemediği yeni teknolojileri tedarik edebilecek ülkelerin arayışına itiyor. NATO’nun üyeleri arasında oldukça büyük ihtilaflar söz konusu. Türkiye’yi bir kez daha zor duruma düşürebilirler ve tabii ki Ankara, potansiyel risklere karşı kendisini güvene almaya çalışıyor’ ifadelerini kullandı. (4)

* * *

Türklerin NATO’ya (Batı’ya) güvensizliğinin çözümünde, Rusların ürettiği S-400’ler, ABD’nin Patriot Füze Sistemleri’ne (karşı bir) seçenek olur mu?

“Savunma Sanayi Müsteşarlığı, Rusya’dan S-400 füze savunma sisteminin tedariki ile ilgili varılan anlaşmanın ayrıntılarını açıkladı.

Biri opsiyonlu, iki adet S-400 sisteminin satın alınması öngörülüyor. İlk sistemin 2020’nin birinci çeyreğinde teslim edilmesi planlanıyor.

Açıklamada, sistemin kontrolünün tamamen Türk Silahlı Kuvvetleri’nde olacağı da ifade edildi. ABD, daha önce bu anlaşmadan endişe duyduğunu açıklamıştı.

S-400 sisteminin teknik özellikleri neler? Şu anda dünyada kullanımda olan en iyi hava savunma sistemlerinden biri olarak gösterilen S-400, Rusya’nın Soğuk Savaş döneminde geliştirmeye başladığı füze savunma sisteminin dördüncü neslini temsil ediyor.

Bu nedenle mevcut sistemde kullanılan teknolojinin yüzde 70 ile 80’i, bir önceki model olan S-300’den alındı. Bunlar arasında füze depolama sandıkları, fırlatma rampaları ve radarlar bulunuyor. Testlerine 1999 sonunda başlanan sistem, 2007 yılında faaliyete alındı.

Bu sistem, insanlı ya da insansız her türlü hava aracının yanı sıra hem seyir (cruise) hem de balistik füzeleri imha etme kapasitesine sahip. Azami menzili 400 kilometre, ulaşabildiği en yüksek irtifa da 30 kilometre. Ayrıca, her hedefe iki füze kilitleyerek, eşzamanlı olarak 80 hedefi vurabiliyor. En fazla 3 bin 500 kilometre uzaklıktan fırlatılan orta menzilli balistik füzeleri imha etme kapasitesine sahip.

Son dönemde Rusya, çeşitli ülkelerle bu füze savunma sistemini satmak üzere anlaşmalar da yapmaya başladı. Rusya, 2015 yılında Çin’e altı tabur, 2016’da da Hindistan’a 6 milyar dolar karşılığında beş tabur satılması konusunda anlaşma imzalandı. Bir tabur, sekiz fırlatıcıdan oluşuyor.

NATO ve ABD neden bu anlaşmaya tepki gösteriyor?

…Şu anda elinde S-400 füze sistemi olan bir NATO üyesi yok. Türkiye’ye bu sistemin konuşlandırılması halinde, bu açıdan bir ilk olacak.

Uzmanlar, NATO’nun birbirine entegre hava savunma sisteminin bulunduğunu ve Türkiye’nin S-400’ü satın almasının maliyet, nitelik ve teknoloji transferi gibi birçok teknik sorunu beraberinde getirebileceğini ifade ediyor.

Ayrıca, NATO sistemleriyle ilgili bazı teknik detayların Rusya’nın; Rusya’nın savunma sistemiyle ilgili bazı bilgilerin de NATO’nun eline geçmesinden endişe ediliyor.

Yapılan itirazın ikinci nedenini ise siyasi gerekçeler oluşturuyor. Bu alımın tamamlanması halinde bunun Türkiye’nin NATO ile ilişkilerini yeniden tanımlamak adına attığı bir adım olarak yorumlanabileceği de belirtiliyor.

ABD Savunma Bakanlığı’ndan Ağustos ayında yapılan açıklamada, bu anlaşmadan ‘endişe duyulduğu’ ve NATO müttefiklerinin ittifakı daha ileriye götürecek şeylere yatırım yapmasının beklendiği ifade edilmişti. (5)

Ancak, Rusların bir üst modelini (S-500) üretmeden, NATO bünyesindeki Türkiye’ye S-400 Füze sistemini satmaları sadece bir ham hayal.

İş bununla da kalmıyor, Türkiye, Rusya’dan aldığı sistemle, kendisini Rusya’ya karşı savunabilecek mi ? (Örneğin Suriye ile olası bir sorunda, S-400’ler ne işe yaracak?)

Aynen, NATO (Batı)dan aldığı sistemle, kendisini Batı’ya karşı koruyabilmesindeki soru işaretleri burada da geçerli değil midir?

O halde bu kadar (sözde) yüksek askeri sistemlere / silahlara neden para ödüyoruz?

Evet…. Neden ödüyoruz?

Bu, gönüllü “Sömürge”lik değil midir?..

Bu pencereden bakıldığında, Türkiye Ruslardan S-400 almalı mıydı? Bu  noktada sorulacak soru şudur: Amerikalılar, üretimleri olan Patriot Füzelerini Türkiye’ye satmayarak, onları (kasıtlı olarak) Ruslara gitmek zorunda mı bırakmıştır ?

Peki, Patriot Füze Sistemleri bir ülke savunmasında ne işe yaramaktadır?

“Patriot füzeleri ilk kez 1991’deki Körfez Savaşı’nda Suudi Arabistan ve İsrail’i korumak için kullanıldı. Patriot füzesavar sistemi o zamandan bu yana, ABD ve bazı NATO ülkelerinin tercih ettiği savunma sistemi olma özelliğini koruyor.

Patriot füzesavar sistemi; uçakları, taktik balistik füzeleri, cruise füzelerini ve insansız uçakları vuracak şekilde tasarlandı.

Patriot’larda ayrı ayrı ateşlenebilen füze bataryaları bulunuyor. Bilgisayar sistemine bağlı bir radarla hedefini izliyor. Bilgisayardan hedef seçebilen askeri personelin ateşleme mevziine yakın olması gerekmiyor.” (6)

* * *

Yazı dizimizin dört bölümünde yazılanlar özetlenirse :

– Amerika, Rusya ve (gelişmiş) Avrupa ülkeleri, kazançlarının büyük bir bölümünü silah sanayiinden elde etmelerinin yanında, silah satışlarını aynı zamanda (hedef ülkelere karşı) stratejik silah olarak kullanmaktadır.

– Ruslar dahil, tüm (gelişmiş ülke) siyasetçileri, silah üretim ve satışlarının insanlık için bir yıkım olduğunu açıklamalarına karşın, uygulamaları bunun tersi şeklindedir. Samimi değillerdir.

– Amerika, kendimizi korumak için parası ile istediğimiz Patriot sistemlerini bize satmaz ve adeta bizi Ruslara gönderirler. Silah sistemlerini alsanız dahi, yazılımlarını kendiniz yapmadığınız sürece bu silahlardan verim almanız mümkün değildir. Türkiye ve Irak buna canlı örnektir. Bu konuda sadece Amerika değil, Ruslar da bize S-400 ile ilgili kodları vermeyecek(miş gibi görünmektedir).

– Milli Kuruluşlarda üretimini yaptığımız silahlar için, dışarıdan alınan parçaların üreticileri, bu parçalarla üretilen silahların / sistemlerin, 3. ülkelere ihracına izin vermemektedir. Ve canları istemediğinde de, size malzeme satmamaktadırlar.

Sonsöz : Türkiye, her ne pahasına olursa olsun, kendi Savunma Sanayi’ni kurmak ve bunu İslam Ülkeleri ile işbirliği yaparak, ileriye taşımak zorundadır.

www.canmehmet.com

Resim : Tarafımızca düzenlenmiştir.

Açıklama ve Kaynaklar :

(*) Mihail Gorbaçov, “Yerküre Manifestom“.

(1) Yerküre Manifestom. Mihail Gorbaçov. s.36.

(2) Deutsche Welle Türkçe, Matthias von Hein : http://www.dw.com/tr/d%C3%BCnya-silah-pazar%C4%B1n%C4%B1n-en-iyi-m%C3%BC%C5%9Fterileri/a-19064789

(3) http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/murat-yetkin/amerikaya-kizip-rus-fuzesi-almak-40693474

(4) https://tr.sputniknews.com/analiz/201703171027692047-ankara-batidan-askeri-donanim-almaktan-neden-vazgeciyor/

(5) http://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-41239094

(6) http://www.bbc.com/turkce/haberler/2012/12/121204_patriot_missiles.shtml

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*