Anglosaksonlar ve Türkler; yolun sonu görünüyor, adım adım Anadolu’ya! (6)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

Torun! Bu bir nöbet değil, gönül işidir. Yüreğinin sesini dinle...

Kurulacak Türk Devletine karşı öne sürülen gizli şartlar arasında; Laiklik ile İsrail Devleti’nin tanınması mı vardır; Tabloda Kürt kardeşlerimiz nerededir? Şeytan her zaman ayrıntıda gizlidir.

Bu bölümde; Osmanlı Devleti’ni yıkılışa götüren antlaşma ve maddelerinin açıklanmasının yanında Yeni Devletin kurulmasında belirleyici olacak şartlar da vurgulanacaktır.

Başlangıçtan bugüne insanların (Milletler ve Devletlerin) uygulamalarına bakıldığında, ilkesel anlamda değişen bir uygulamanın olmadığı görülmektedir.

Dün tarihte Sümerler için geçerli olan neyse, bugün ABD yönetimi için de benzer anlayışlar geçerlidir. Değişenler; Mancınıklar yerlerini, nükleer bombalara; Oklar, makineli tüfeklere; işgal orduları ise büyük şirketlere bırakmış olmasıdır.

İnsanların aklı, bilgi –deneyim ve basiretleri oranında işlevseldir. Aksi olsaydı herhalde yaşadıklarından bir ibret, ders alırlardı.

Özetle, “İnsanlar kendilerini tekrar etmektedirler.” Elbette, (mevcut-eskimiş) bilgiden yeni bir bilge üretemedikleri sürece.

Ve maalesef ortada uzun süredir üretilmiş yeni bir bilgi de görülmemektedir.

**

1606 yılı itibariyle gelinen noktada,  Osmanlı Devleti’nin yaptığı her yeni antlaşma ona Yolun Sonu nu göstermiştir.

Bu açık ifadesi ile İstanbul’un Fethi, “Haçlılar” olarak tanımladığımız Hristiyan Avrupalıların kendi gelecekleri için paniğe kapılmalarına ve kendi aralarındaki sürtüşmeleri sorgulamalarına neden olmuştur. Osmanlıya karşı ilk yaptıkları, Deniz yolundan (Kara İpek yoluna alternatif olabilecek ) keşifler olmuştur. Ticaret Kara yolundan denize kaydığında Osmanlı, ilk büyük gelir kaybına uğrar. Gerek Yeniçerilerin, gerekse  (Suhte ve) Celali isyanların arkasında, bu gelir kaybı ve Kervansaraylar nedeniyle işsiz kalan insanlar vardır.

**

1606 Zitvatorok Antlaşması, (Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu )

– Antlaşmaya göre Eğri, Estergon, Kanije kaleleri Osmanlılarda, Raab (Yanıkkale) ve Komarom kaleleri Avusturyalılarda kalacaktı.

-Osmanlı padişahı, Avusturya Arşidüküne Roma İmparatoru (Kayser Kaizer) unvanıyla hitap edecek.

-Zitvatorok Antlaşması Osmanlıların lehine gibi görünse de Osmanlı Devleti artık eski gücünde değildi. Bu antlaşma ile Osmanlı Devleti’nin Avusturya karşısındaki üstünlüğü sona ermiş, siyasi dengeler Osmanlı aleyhine bozulmaya başlamıştır.

1672 Bucaş Antlaşması, (Lehistan-Litvanya Birliği) 

-Bu antlaşma Osmanlı Devleti’nin topraklarına toprak kattığı (yani son kez yeni toprak kazandığı) son antlaşmadır.

-Ayrıca Osmanlı Devleti, Bucaş Antlaşması ile batıda en geniş sınırlarına ulaşmıştır.

1739, Belgrad Antlaşması; (Avusturya Arşidüklüğü, Rusya İmparatorluğu)     

-Azak Kalesi yıkıldı, toprakları Osmanlı Devleti ile Rusya arasında sınır oldu.

Osmanlı Devleti’nin imzaladığı son kazançlı antlaşmadır.

-Bu antlaşmanın imzalanmasında etkili olan Fransızlara karşı kapitülasyonlar süresiz olarak uzatılmıştır.

1774 Küçük Kaynarca Antlaşması, (Rusya İmparatorluğu)           

-Rusya, Osmanlı topraklarındaki Ortodoksları daimî surette himaye edebilecektir.

-Rus sefirlerinin, Eflâk ve Boğdan vaziyetleri hakkındaki müracaatları dikkate alınacaktır. (Bu madde mucibince memleketin işlerinde Rus müdahalesine devamlı açık kapı bırakılmış oluyordu.)

-Rus ticaret gemileri, Karadeniz’le Akdeniz’de hareket serbestisine sahip olacak ve istedikleri zaman boğazlardan geçebilecekler ve Osmanlı limanlarında kalabileceklerdi. Böylelikle Karadeniz bir Türk gölü olmaktan çıktı.

-İngiltere ile Fransa’ya verilen kapitülasyonlar, Rusya’ya da aynen tanınacaktır.

-Bu antlaşmayla Osmanlı İmparatorluğu Dünya üzerindeki üç büyük devletten biri olma özelliğini kaybetmiştir.

1792 Yaş Antlaşması, Rusya İmparatorluğu  

Küçük Kaynarca (1774), Aynalıkavak (1779), Ticaret (1783) ve 1784’te Kırım ile Taman’ın ilhakıyla Kuban Irmağı’nın hudut tayini hakkındaki antlaşmalar yine eskisi gibi kalıyordu. Yani bu antlaşmayla Osmanlı Devleti, Kırım’ın Rusya’ya ait olduğunu kabul etmiştir.

-Bu antlaşmayla gerileme dönemi sona ermiş ve dağılma devri başlamıştır.

1795, Trablus Antlaşması, Amerika Birleşik Devletleri       

-4 Kasım 1796’ta ABD ile Osmanlı İmparatorluğu arasında imzalanan antlaşmadır.

-5 Eylül 1795’te yapılan bu anlaşmaya göre ABD, Cezayir’deki esirlerin iadesi ve gerek Atlas Okyanusu’nda, gerekse Akdeniz’de ABD sancağı taşıyan hiçbir tekneye dokunulmaması karşılığında, 642.000 altın ve yılda 12.000 Osmanlı altını (21.600 dolar) ödeyecekti.

-Bu antlaşma; ABD’nin iki asrı aşkın tarihinde, yabancı bir dille imzalanan tek anlaşması olduğu gibi, yabancı bir devlete vergi ödenmesini kabul eden tek ABD belgesidir.

1801 Paris Barış Senedi, Fransa 1. Cumhuriyet        

-1798 yılında başlayan Mısır seferi, 1801’de Fransa’nın yenik düşerek birliklerini geri çekmesiyle sonuçlanmıştı. 27 Haziran 1801 tarihinde Fransa birliklerinin Mısır’dan geri çekilmesini düzenleyen sözleşmenin imzalanmasından sonra, Osmanlı Devleti ve Fransa arasında nihai bir barış antlaşması imzalanması için görüşmelere başlandı. Paris Barış Senedi, bu bağlamda hazırlanmış, anlaşmanın imzalanmasında Fransa’yı temsilen Napolyon Bonapart ve dışişleri bakanı Charles Maurice de Talleyrand-Périgord, Osmanlı Devleti’ni temsilen elçi Seyid Ali Efendi hazır bulunmuştur.

1802 Paris Antlaşması, Fransa 1. Cumhuriyet           

-Paris Antlaşması’nın 5. maddesiyle Osmanlı İmparatorluğu ve Fransa birbirlerinin toprak bütünlüklerini karşılıklı olarak garanti ediyorlardı. Altıncı ve sekizinci maddelerle el konulan mallar ve savaş esirlerinin durumu düzenleniyordu. Yedinci madde gümrük kurallarının eski kapitülasyonlara göre yeniden düzenlenmesini öngörüyordu. Dokuzuncu maddeyle Osmanlı Devleti Fransa lehine en çok gözetilen ulus kaydı düşüyordu…

1809 Kale-i Sultaniye Antlaşması, Birleşik Krallık     

-Antlaşmanın en önemli maddesi olan on birinci maddeyle, savaş gemilerinin Çanakkale ve İstanbul boğazlarından geçmelerinin önceki dönemlerde her zaman yasak olmuş olduğu hatırlatılıyor, bu eski kurala tüm devletlerin barış döneminde de uyması isteniyordu. Büyük Britanya tarafı, bu kurala uyacağını belirtiyordu.

-Ayrıca bu antlaşmanın bazı gizli maddelerinde Birleşik Krallık’ın Osmanlı İmparatorluğu’na Fransa’ya karşı bir savaş halinde destek vereceği hükümleri bulunmaktaydı.

**

1812 Bükreş Antlaşması, (Rusya İmparatorluğu)    

-Sırplar, iç işlerinde serbest olacaklar.

-Tuna nehrinde hem Osmanlı hem de Rus gemileri serbestçe dolaşabilecek. Prut ve Tuna nehirlerinin sol sahilleri iki ülke arasında sınır kabul edilecek.

-Anapa kalesi ile birlikte, kuzeyde Kuban Irmağı ağzından güneyde Bzıb Irmağı ağzına değin uzanan Karadeniz kıyı kontrolu Osmanlılara, Bzıb Irmağından güneydeki Rion Irmağına değin Karadeniz kıyılarının kontrolü de Ruslara bırakıldı.

1826 Akkerman Antlaşması, (Rusya İmparatorluğu)          

-Osmanlı Devleti’nin her bakımdan zayıf bulunduğu bir sırada, Rusya’nın savaş tehdidi karşısında imzalamak zorunda kaldığı Akkerman Antlaşması, Osmanlı Devleti’nin zararına bir belge olmuştur. Bu gibi nedenlerden dolayı Akkerman antlaşması, Osmanlı Devletinin aleyhinde olan önemli antlaşmalardan biridir.

1829 Edirne Antlaşması, (Rusya İmparatorluğu)     

-Yunanistan bağımsız bir devlet olacaktır.

-Eflak, Boğdan ve Sırbistan’a özerklik-otonomi tanındı.

-Rus ticaret gemilerine boğazlarda geçiş hakkı tanındı.

-Antlaşmanın 10. maddesine göre Osmanlı İmparatorluğu Rusya İmparatorluğu, İngiltere ve Fransa’nın Londra’da 6 Temmuz 1827’de ve buna dayalı olarak yine Londra’da 22 Mart 1829’da aralarında yaptıkları,Yunanistan Krallığı’nın kurulmasını ve bağımsızlığını öngören anlaşma ve protokolü kabul edecekti. (Londra Antlaşması)

1833 Hünkâr İskelesi Antlaşması , (Rusya İmparatorluğu)          

-Bu antlaşmanın gizli maddesinde; Rusya, Batı ile savaşa girdiği anda, Osmanlıların, boğazları Batılılara kapatacağı hususu vardı. Bu madde, Rusya’nın bu dönemde rekabet içinde olduğu Birleşik Krallık ve Fransa’ya karşı konmuştur.

-Bu antlaşma ile Boğazlar sorunu ortaya çıkmıştır. Boğazlar sorunu 1841’deki Londra Konferansı’nda tekrar ele alınmıştır.

1838 Baltalimanı Antlaşması, Birleşik Krallık

-Tekel sistemi kaldırıldı. Britanyalılara diledikleri miktarda hammaddeyi satın alma imkânı verildi.

-İç ticarete Osmanlı vatandaşlarının yanı sıra Britanyalıların de katılması öngörüldü.

-Büyük Britanya gemileriyle gelen Britanya malları için bir defa gümrük ödendikten sonra, mallar alıcı tarafından nereye götürülürse götürülsün bir daha gümrük ödenmeyecekti.

1840 Londra Antlaşması, (Mısır Hidivliği, Birleşik Krallık, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, Prusya Krallığı, Rusya İmparatorluğu)

-Bu antlaşma ve akabindeki olaylar Osmanlı İmparatorluğu’nun kendi içindeki bir isyanı bile büyük devletlerin yardımı olmadan bastıramayacağını göstermesi bakımından önemli bir belgedir.

1856 Paris Antlaşması, (Birleşik Krallık, Fransa 2. İmparatorluk)          

-Osmanlı Devleti açısından ise: Başlangıçta Rus tehlikesi bertaraf edildi; Osmanlı Devleti, devletler genel hak ve hukukundan faydalanma imkânı elde etti; Avrupa konseyine girme hakkını kazandı. Ancak, toprak bütünlüğü ve bekası Avrupa büyük devletlerinin kefilliği altına girdi. Karadeniz’de Rusya ile aynı muameleye tabi tutulması haksızlık olarak ortaya çıktı. Keza devletin tamamen bir iç meselesi olan Islahat Fermanı’na antlaşma metni içinde yer verilmesi, müteakip yıllarda iç işlerine müdahale zemini hazırladı.

1878 Berlin Antlaşması, (Alman İmparatorluğu, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, Birleşik Krallık, İtalya Krallığı, Fransa 3. Cumhuriyet, Rusya İmparatorluğu)

-Ayestefanaos Antlaşmasında olduğu gibi Sırbistan, Romanya (Eflak-Boğdan) ve Karadağ’ın kendi başlarına bağımsız birer devlet olmaları aynen kabul edildi. Niş Sancağı Sırbistan’a, Dobruca Sancağı Romanya’ya, bunların dışında birkaç kaza Karadağ’a bırakılarak Ayestefanos Antlaşmasıyla öngörüldüğü gibi yeni kurulan bu üç yeni devletin sınırları genişletildi.

Kars, Ardahan, Batum ve Artvin sancakları Rusya’ya bırakıldı. Doğubayazıt ve Eleşkirt ise Osmanlı’da kaldı.

1885 İstanbul Antlaşması, (Birleşik Krallık)   

İngiltere ve Fransa Mısır’daki nüfuzlarını arttırmak için çekişme halindeydiler. Bu arada Mısır’da Hidiv Tevfik Paşa’ya karşı bir isyan çıktı. Bu durum İstanbul’da görüşülmekteyken İngilizler İskenderiye’yi topa tuttular ve Osmanlıların karşı çıkmasına rağmen Mısır’ı ele geçirdiler (1882). 1885 yılında Osmanlı Devleti ve İngiltere bir antlaşma yaparak Mısır’ın statüsünü resmi hale getirdiler. Bu antlaşmanın en önemli şartı Osmanlı ve İngiltere hükumetlerinin Mısır’a birer yüksek komiser göndermeleri ve bu komiserlerin hidive yardımcı olmalarıydı. Bu antlaşmayla İngiltere’nin Mısır’daki varlığı resmiyet kazanmış oldu.

1914 Osmanlı-Alman Gizli Antlaşması, (Alman İmparatorluğu)

-I. Dünya Savaşı’na girerken Osmanlı yönetimi üzerinde artan Alman etkisini ittifakla sonuçlandıran ve Osmanlı Devleti’ni resmen İttifak Devletleri safında savaşa sokan gizli ittifak antlaşmasıdır.

-Antlaşmaya göre Osmanlı ve Almanya, Avusturya-Sırbistan savaşına tarafsız kalacak; Rusya, Almanya’ya karşı bir saldırı hareketinde bulunursa Osmanlı da savaşa girecek, Osmanlı Devleti’ne herhangi bir saldırı olursa da Almanya Osmanlı’ya yardım edecekti.

1918 Mondros Antlaşması           

– 25 maddeden oluşan ve çok ağır hükümler içeren bu antlaşma ile Osmanlı Devleti, İtilaf Devletlerine tamamen teslim olmuş ve fiilen sona ermiştir.

-Görüşmelere İtilaf Devletleri adına, İngilizlerin Akdeniz Filosu Komutanı Amiral Calthorpe, Osmanlı Devleti adına Bahriye Nazırı Rauf Bey katıldılar.

Mondros Ateşkes Antlaşmasının önemli Maddeleri;

1- Çanakkale ve İstanbul Boğazlarının açılması, Karadeniz’e serbestçe geçişin temini ve Çanakkale ve Karadeniz istihkamlarının İtilaf Devletleri tarafından işgali sağlanacaktır.

2- Osmanlı sularındaki bütün torpil tarlaları ile torpido ve kovan mevzilerinin yerleri gösterilecek ve bunları taramak ve kaldırmak için yardım edilecektir.

3-Hudutların korunması ve iç asayişin temini dışında, Osmanlı ordusu derhal terhis edilecektir.

4- İtilaf Devletleri, güvenliklerini tehdit edecek bir durumun ortaya çıkması halinde herhangi bir stratejik yeri işgal etme hakkına sahip olacaktır.

5-Hükümet haberleşmesi dışında, telsiz, telgraf ve kabloların denetimi, İtilaf Devletlerine geçecektir.

6-Gerek askeri teçhizatın teslimine, gerek Osmanlı Ordusunun terhisine ve gerekse nakil vasıtalarının İtilaf Devletlerine teslimine dair verilecek herhangi bir emir, derhal yerine getirilecektir.

7-Altı vilayet adı verilen yerlerde bir kargaşalık olursa, vilayetlerin herhangi bir kısmının işgali hakkını İtilaf Devletleri haiz bulunacaktır.

1920 Sevr Antlaşması, (İtilaf Devletleri)        

-Osmanlı Devleti, bu antlaşma ile yok sayılmış ve toprakları tamamen paylaşılmıştır.

-Türk Kurtuluş Savaşı sonucunda bu antlaşma yerine 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Antlaşması uygulamaya konduğundan bu antlaşma yürürlüğe girmemiştir.

Önemli Maddeleri

Kürt Bölgesi (madde 62-64): İngiliz, Fransız ve İtalyan temsilcilerinden oluşan bir komisyon Fırat’ın doğusundaki Kürt vilayetlerinde bir yerel yönetim düzeni kuracak; bir yıl sonra Kürtler dilerse Milletler Cemiyeti’ne bağımsızlık için başvurabilecek

-Ermenistan (madde 88-93): Osmanlı Ermenistan Cumhuriyeti’ni tanıyacak; Türk-Ermeni sınırını hakem sıfatıyla ABD Başkanı belirleyecek (Başkan Wilson 22 Kasım 1920’de verdiği kararla Trabzon, Erzurum, Van ve Bitlis illerini Ermenistan’a verdi.)

-Arap ülkeleri ve Adalar (madde 94-122): Osmanlı savaşta veya daha önce kaybettiği Arap ülkeleri, Kıbrıs ve Ege Adaları üzerinde hiçbir hak iddia etmeyecek;

Ve Yukarıdaki antlaşmaların ışığında Lozan antlaşması;  Bir “Zafer midir, Hezimet mi?”

 

Devam edecek…

Resim;http://www.liberoricercatore.it/Tradizioni/storie_minime/strada_senza_uscita.htm

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*