Amerika ve Avrupa arasındaki bir savaşta Çin ve Rusya nerede duracaktır (2)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı
Tarım Toplumu'nda Toprağı; İmalatçı Toplumu'nda çeliği; Bilgi Çağı'nda bilgiyi işleyebilirseniz, rekabetçi  olabilirsiniz.

Tarım Toplumu’nda Toprağı; İmalatçı Toplumu’nda çeliği; Bilgi Çağı’nda bilgiyi işleyebilirseniz, rekabetçi olabilirsiniz.

 

Avrupalı, özellikle Alman firmalar dış yatırım alanında Birleşik Devletler’in (ve Japonya’nın) önüne geçmekteler. 1992’de Almanya, Polonya ve Çekoslovakya’da en büyük dış yatırımcı haline geldi ve bilgili bir Amerikan yatırım bankacısına göre bu egemenlik tüm eski blok ülkelerine yayılacak: Eski Sovyetler Birliği ve Doğu Avrupa ülkelerine otomatik olarak girecekler, çünkü sermaye malı satıyorlar”. (1)

Almanya’nın bu ülkelere verdiği 40 milyar dolar tutarındaki borç, bağış ve kredi de Washington’un sağladığı rakamın en az beş kat üzerinde ve bunun da avantajlı konumlarını sağlamlaştıracağı görülüyor. (2)

Japonya’nın 1970 ve 1980’lerde bir ekonomik güç odağı haline gelmesi büyük ölçüde mavi yakalı emek gücünün bilimsel ve teknik eğitimine bağlıdır. Bu konudaki bir uzman şöyle diyor: “(Onlar) Amerika’daki mavi yakalılara göre yüksek matematiği daha iyi yorumlayabilir,  mühendisliğin karmaşık mavi- baskılarını daha iyi okuyabilir, fabrika zemininde çok daha karmaşık görevleri yerine getirebilirler.”

Bu sonucu destekleyecek bir çok kanıt bulunabilir, en azından son yirmi yıldır Amerikalı öğrencilerin matematik ve fen sınavlarından aldıkları notlar Japonya’daki (ve birçok Avrupa ülkesindeki) öğrencilerin çok altında kalmaktadır…

Son dönemlerde hazırlanan bir OECD raporu Amerikan üniversitelerinin hala Japonya ve Almanya’daki üniversitelere göre mühendislik ve fen alanlarında verdiği mezunlar açısından yıllık  %7 ila % 10 geride kalmakta olduğunu göstermektedir…” (3)

Japon ve Alman sanayi (ve mali) sermayesi eğitim ve işçi eğitimi, konularında Amerikan banka ve sanayi kapitalistlerinin ulusal ekonomide oynadıkları farklı rolleri (genişlemeye karşı yağmalama) yansıtan davranış ve girişimlerinin tam tersi bir yol izlemektedir. Şubat 1992’de Japon Başbakan’ı Kiichi Miyazawa Amerikan kapitalizmini eğitime yaklaşım biçimi, uzun vadeli yatırımlar yapma konusundaki isteksizliği, işçi vasıflarının düşmesindeki sorumluluğu ve “mal değil para yapma” yaklaşımı nedeniyle eleştirmişti.

“(Birleşik Devletler’de) değer üretme veya yaratma anlayışı çok gevşemiştir… Üniversitelerden mezun olan insanlar yükse maaşlar için Wall Street’e gitmektedirler. Sonuç olarak, gerçekte her şeyi yapan mühendisler azalmaktadır. Bunun iyi mi kötü mü olduğuna dair tartışmalar sürerken, para piyasaları gelişmiş ve hisse senetleri ortaya çıkmıştır. Hisse senetleri adı ile uyumlu biçimde çok tehlikelidir. Onlar başkalarının paralarıyla bir şeyler alıp, sonra borç faizlerini ödeyemez hale gelip, iflas ederken, biz satışlara hız verdik. Şu herkes için açık olmalıdır ki, bu durum uzun süre devam edemez.” (4)

Önceki bölümlerle birlikte yukarıdaki açıklananlar toparlanırsa;

Avrupa’da Almanya, Uzakdoğu’da Japonya; Amerika’yı “Süper Güç!” yapan etkenlerde bir adım öne geçmişlerdir. Bu yarışta Çin’i henüz değerlendirmeden…

Sanayi Devrimi ile (Batı Avrupa’ya) gelen refah, çok açık olarak büyük miktarlardaki hammaddelere sahip olmakla birlikte bunu henüz değerlendiremeyen – o gün için gelişmemiş- ülkelerden elde edilen ucuz hammadde-emek sonucu olduğu bilinmektedir.

Bugün, dünün sömürgeleri, hammaddelerini kendileri işlemekte ve dışarıya cari (gerçek) bedeli üzerinden satmanın yanında, artık birer “Aç Pazar!” değil, ihracatçı ülkeler‘dir. Bu durumda, gelişmiş batılıların refahlarını devam ettirme şansları (ucuz hammadde-emek ve aç Pazar yokluğundan- giderek azalmaktadır.

21’nci asır bilgi-iletişim çağı‘nda topluluklar yaşadıklarını (sorunlarını) tüm dünya ile paylaşarak destek aramakta ve bulabilmektedirler. Çevre-Özgürlük konuları bunlara örnek verilebilir. Bu da kamuoyu baskısı ile, refahı devam ettirmek için gerekli “sömürgeleştirme!” seçeneği giderek zayıflamaktadır.

-Sayılan nedenlerle bundan böyle, “Refah-Zenginlik” hammadde ve aç pazarlar üzerinden değil, ileri teknoloji-bilgi üretimi ile sağlanacaktır. Almanya ve Japonya’nın da yaptığı budur.

Sonsöz;

-Gelişmiş Batı’ya refah sağlayan hammaddeler-pazarlar giderek küçülmektedir. Gelecekte Kavganın ana nedeni bu olacaktır. Gerek Avrupa Birliği’nin, gerek Amerika’nın ihraç-ithal pazarlarının iyi analiz edilmesi gelecekteki kavganın bölgesini de ortaya çıkaracaktır.

-Bir kavgada Rusya çıkarları gereği (geçmişteki örnekler de dikkate alındığında) Amerika’nın; Çin’in ise Almanya’nın (Avrupa’nın) yanında yer alacağı öngörülebilir.

Uluslararası güç, her yüzyılda bir el değiştirmektedir. Bu dün böyle olmuştur. Gelecekte de böyle olacaktır.

Büyük Resim’de Türkiye nerededir? Bu sorunun cevabı; Osmanlı İmparatorluğu’nun kuruluş (Çıkış) kodlarında vardır. Bunu Kral V. George Avam Kamara’sında Lozan Antlaşması’nın onaylanma öncesinde yaptığı konuşmada da açıklamıştır.

Tarih, geçmiş değil gelecektir. Geleceğini görmek isteyenler bölge ve dünya tarihini çok iyi öğrenmelidir.

 

Resim;http://www.nedenkitap.com/index.php?route=product/product&product_id=117

Kaynaklar;

(1)James Petras-Morıs Morley, “İmparatorluk mu? Cumhuriyet mi? Amerika’nın Küresel Gücü ve iç çürümesi” Sahife;73)

(2) A.g.e.

(3)A.g.e.

(4) A.g.e.

 

857 Toplam Ziyaretçimiz 2 Günlük Ziyaretçimiz

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*