Amerika-İsrail ilişkileri ile: “Kaos/Terör/IŞİD/PKK” Meselesi hiç bu kadar açık yazılmadı.

Önceki Yazı
Sonraki Yazı
Amerikan firması Standart Oil of New York (Socony) 1919’da iki mühendisini Irak’a petrol aramak üzere göndermişti. Bunlardan biri, yazdığı mektupta “… pasta o kadar büyük ki, bunun Amerika’ya ait olması için her şey yapılmalı” diyordu.

Amerikan firması Standart Oil of New York (Socony) 1919’da iki mühendisini Irak’a petrol aramak üzere göndermişti. Bunlardan biri, yazdığı mektupta
“… pasta o kadar büyük ki, bunun Amerika’ya ait olması için her şey yapılmalı” diyordu.

 

1982’de İsrail’de bir plan açıklanır. Açıklanan plan Ortadoğuda, (Suriye/IŞİD vb. konularda) uzun yıllar sonra yaşanacakları nerede ise kelime kelimesine anlatmaktadır. “Her şeyin alınıp satıldığı bir dünyada, malî ve dolayısıyla siyasî güç giderek daha belirleyici hâle geldi. 1948’den bu yana Amerika Birleşik Devletleri İsrail’e 28 milyar ekonomik ve askerî yardım sağladı.” (1/a)

1.Almanya ile Avusturya’nın ödedikleri “tazminatla”;

2. Amerika Birleşik Devletleri’nin şartsız bağışları;

3. Dünyaya dağılmış “Diaspora” Yahudiler’in ödemeleri gibi dışarıdan İsrail’e boşanan para akışıyla rahatlamış bulunan İsrailli yöneticiler, dış politikada,“Büyük İsrail” yolundaki en ihtiraslı hedeflerini plânlayabiliyorlardı.

Kudüs’te Dünya Siyonist Örgütü tarafından yayımlanmakta olan Kivunim (Yönelişler) dergisindeki“80’li yıllar için Israil’in stratejik plânları” ile ilgili bir makale, bu konuda bize çok net bilgiler vermektedir:

Merkezde yer alan gövde olması bakımından Mısır, özellikle Müslümanlar ile Hıristiyanlar arasındaki giderek sertleşen çatışmalar gözüne alınırsa, şimdilik bir kadavradır. Bu ülkenin ayrı coğrafi eyaletlere bölünmesi, bizim Batı cephesi üzerinde, 1990’li yıllar için siyasî hedefimiz olmalıdır.

Böylece Mısır bir kere parçalandıktan ve merkezî iktidardan yoksun bırakıldıktan sonra, Libya, Sudan ve diğer uzak ülkeler aynı çözülmenin içine gireceklerdir. Yukarı Mısır’da bir Kıptî devletinin kurulması ve daha az öneme sahip bölgesel kimliklerin oluşturulması, barış anlaşması yüzünden şimdilik geciktirilmiş, fakat uzun vadede kaçınılmaz olan bir gelişmenin anahtarıdır.

Dış görünüşüne rağmen, Batı cephesi Doğu cephesinden daha az problem çıkarıyor. Lübnan’ın beş eyalete bölünmesi… Arap dünyasının bütününde meydana geleceklerin müjdesini veriyor.

Suriye ve Irak’ın etnik veya dinî kıstaslar bazında belli bölgelere ayrılması, uzun vadede, İsrail için öncelikli gaye olmalıdır.

Bunun birinci safhası ise, söz konusu devletlerin askeri güçlerinin İmha edilmesidir.

Suriye’nin etnik yapıları, kendisini parçalanmaya hazır hâle getiriyor: Suriye’nin deniz sahili boyunca bir Şiî devleti, Halep’te ve Şam’da birer Sünnî devleti kurulabilir. Her halükârda Huran’la birlikte Ürdün’ün kuzeyinde –belki de bizim Golan’ımız üzerinde- kendi devletini oluşturmayı ümid eden bir Dürzi kimliği de ortaya çıkabilecektir…”

Bu noktada araya girerek bir hatırlatma yapılması gerekmektedir;

Bu yazının tarihi, 1982 Yılı’dır. Açık ifadesi ile, ortada ne bir “İŞID” vardır, ne de “Suriye’de iç karışıklıklar…” İlginç değil mi?

“Şimdi, MİT Tırları” ve benzeri meseleler daha berrak değerlendirilebilir.

Ve Fransa Kralının tehdidi karşısında, Fuat Paşa’nın verdiği şu ünlü cevabı çoğumuz biliriz:

-“Haşmetmeab, siz, bendenize, başka bir devlet gösterebilir misiniz ki, üç yüz senedir, siz (yani dış devletler) dışarıdan, biz (yani hainler) içeriden devamlı tahribine direnebilmiş olsun! Evet, üç yüz senedir, siz dışarıdan, biz içeriden, Osmanlı’yı yıkamadık! (*)

Bu nedenlerle: tarihini çok iyi (doğru olarak) bilmeyen toplumların sorunlarının kaynağını anlaması da nerede ise mümkün olmamakta; Su üzerinde bir çöp misali akıntının yönüne sürüklenmektedirler.

Şimdi kaldığımız yerden devam edebiliriz.

“…Böyle bir devlet, uzun vadede, bölge için bir barış ve emniyet garantisi olacaktır. Bu bizim rahatça gerçekleştirebileceğimiz bir hedeftir.

Petrolca zengin ve iç mücadelelerin pençesindeki Irak, îsrail’in nişan çizgisindedir. Onun dağılması bizim için Suriye’ninkinden daha önemlidir, zira Irak, yakın vadede İsrail için en ciddi tehlikeyi temsil etmektedir.” (2/a)

(Bunun İbranca orijinaliyle tam metni benim şu kitabımda verilmiştir: Filistin, İlâhî Mesajlar Diyan, Ed. Albatros, Paris, 1986, s. 377-387 ve 315. Sayfadan başlayarak Fransızca tercümesi.)

Bu geniş programı gerçekleştirmek için, İsrail yöneticileri kısıntısız bir Amerikan yardımına sahiptiler. Lübnan’ın istilâsı arefesinde ellerinde bulundurduktan 507 uçaktan 457’si Washington’un onayladığı bağışlar ve ödünçler sayesinde Amerika Birleşik Devletleri’nden geliyordu. Amerikan lobisi. Millî çıkarların aleyhine bile olsa, gerekli vasıtaları temin etme yükümlülüğünü, Siyonist “lobi”nin baskısıyla, üzerine alıyordu.

Kivunim plânının hedefleri fazla uzak, çatışma da oldukça riskli görülünce, İsrail lobisi bu harekâtı Amerika Birleşik Devletleri’ne gerçekleştirmeyi başarıyordu. Irak’a karşı yapılan savaş bunun en çarpıcı örneğidir.

‘İki güçlü baskı grubu Amerika Birleşik Devletleri’ni savaşı patlatmaya iterler.

1 – “Yahudi lobisi”, çünkü Saddam Hüseyin’in bertaraf edilmesi en güçlü Arap ülkesinin tehdidinden kurtaracaktı… Amerikan Yahudileri Atlantik’in öte yakasındaki medya sisteminde esash bir rol oynarlar. Başkanla Kongre arasındaki sürekli uzlaşma Beyaz Saray’ı onların isteklerini son derece dikkate almaya sevkeder.

2 – “İş çevreleri lobisi” ….savaşın ekonomiyi atılıma geçireceği kanaatine varmıştır. İkinci Dünya Savaşı ve bunun Amerika Birleşik Devletleri’ne sağladığı devâsâ siparişler, içinden hiçbir zaman çıkamayacaklan 1929 krizini sona erdirmedi mi? Kore savacı yeni bir ekonomik patlamaya yol açmadı mı

Amerikaya refahı tekrar getiren mübarek savaş.. (3/a)

“1982’den 1988’e dörde katlanmış (1982’de 1 milyar 600 milyon dolar; 1988’de 6 milyar 900 milyon dolar) bir bütçeye sahip… American Israeli Public Affairs Committee (A.I.P.A.C.)’nin siyasî nüfuzunu abartmak zordur.” (4/a)

Siyonist yöneticiler lobilerinin bu rolünü gizlemiyorlardı. Ben Gurion açık açık söylüyordu:

“Amerika veya Güney Afrika’da bir Yahudi Yahudi arkadaşlarına “bizim” hükümet dediği zaman, İsrail hükümetini kasteder. (5/a)

Dünya Siyonist Teşkilâtı’nın 23. Kongresi’nde Ben Gurion, yabancı ülkedeki bir Yahudi’nin ödevleri konusunda açıklamada bulunur:

“Çeşitli milletlerin bütün Siyonist örgütlerinin ortak görevi, Yahudi devletine, herhalükârda, kayıtsız ve şartsız yardım etmektir. Hatta böyle bir davranış, içinde bulundukları milletlerin otoriteleriyle çelişse bile.’ (6/a)

**

Yukarıdaki alıntılar, ROGER GARAUDY’nin,  “İSRAİL MİTLER VE TERÖR” Kitabından alıntılardır. Bu kitabın Fransa’da yayınlanması yasaklanmıştır. Yazar, kitabını sonunda kendi imkanları ile bastırır. (Sekizinci basım: haziran 2012, Pınar yayınları.

Peki, yazarın bu konudaki (Amerika-Batı ve İsrail) ifadeleri eksik midir? Gerçekte kim kimi kullanmaktadır?

Onu da biz tamamlamaya çalışalım.

-1799’da (Bilinen) Filistin topraklarında ilk “Yahudi Devleti’ni öneren Mısır İşgalinde zor duruma düşen Fransız Komutan Napolyon’dur. (7)

İsrail, “kendini korumak, kurulan devleti güvenceye almak ve caydırıcı unsur olabilmesi” için 1952’de Fransa’nın gizli yardımı ile önce “bir Nükleer reaktör kurar ve 1980’lerde (!) silahlarına sahip olur.”(8)

Çok merak edilen bir konu: İsrail mi ABD’nin çıkarlarına hizmet etmektedir,  ABD mi İsrail’in? Cevabı, NATO eski Genel Sekreteri Joseph Luns vermektedir.

-“İsrail, modern çağımızın en az masraflı paralı askeri olmuştur” (9)

Üçlü çalışmamızın üçüncü kanadı olan îsrail Politikasının Kurucu Efsaneleri ise,İsrail’in Allah’ı yerine, İsrail devletini koymaktan ibaret olan politik siyonizmin sapmasını sergiliyor.

-Bu haliyle İsrail devleti dünyanın geçici efendilerinin, yani Batı tipi büyümenin temel taşı olan Ortadoğu petrollerini sahiplenme gayesi güden Amerika Birleşik Devletleri’nin batmayan nükleer uçak gemisi konumundadır. (Bu “büyüme” modeli, IMF’nin aracılığıyla Üçüncü Dünya ülkelerine her iki günde bir Hiroşima zayiatına denk bir pahaya mal olmaktadır). (10)

Umarız, Ortadoğu’nun neden kaynatıldığı, ateşe kimlerce sürekli odun atıldığı, ava (bir devlet kurmaya heveslenirken) giderken kimlerin (Batının) tuzağına (Yahudilerin nasıl)  düştüğü, “Kaos, Terör, El Kaide, Taliban, PKK” ve benzeri terör örgütlerinin nasıl oluştuğu ve yaşatıldığı konusunda karanlık nokta kalmamıştır.

Yazıyı, sık kullandığımız bir bilgiyi tekrar ederek noktalayalım.

– Nitekim Amerikan firması Standart Oil of New York (Socony) 1919’da iki mühendisini Irak’a petrol aramak üzere göndermişti. Bunlardan biri, yazdığı mektupta

“… pasta o kadar büyük ki, bunun Amerika’ya ait olması için her şey yapılmalı”

diyordu. Mektubun işgal altındaki İstanbul’da İngilizlerce ele geçirilmesi üzerine Londra, Irak Yüksek Komiseri Arnold Wilson’a jeologların petrol aramasının yasaklanması yönünde talimat verdi. Kısacası Kuzey Irak’a artık Avrupa devleri değil ABD de burnunu sokmaya başlamışlardı.

Amerikalıların, elde edilmesi için “Her şey yapılmalıdır” diyecek kadar hayati gördükleri Musul Petrolleri için İngiltere (Deniz Bakanı) Başbakanı, Wilston Churchill ne demektedir?

“Bir damla petrol, bir damla kandan daha değerlidir! ” (11)

www.canmehmet.com

Resim;

(*) Kaynakları için bakınız; http://www.canmehmet.com/bati-soslu-hayat-islahatlar-ve-devrimlerle-hiristiyanlarin-noel-agacina-sus-mu-olduk-15.html

Kaynaklar;

(1/a)Time Magazine, Haziran 1994. (Alıntı: İsrail Mitler ve Terör)

(2/a) Kivunim, Kudüs, sayı 14, Şubat 1982, s. 49-59. (A.g.e)

(3/a) Alain Peyrefitte: Le Figaro, 3 Kasım 1990. (A.g.e.)

(4/a) Wall Street Journal, 24 Haziran 1987. (A.g.e.)

(5/a) Rebirth and Destiny of Israel, 1934, s. 489. (A.g.e.)

(6/a) Ben Gurion: “Tasks and character of a modern sionist”, Jerusalem Post, 17 Ağustos 1952 ve

“Jewish telegraphic agency”, 8 Ağustos 1951” (Alıntı: İsrail Mitler ve Terör)

(7) Kaynakları için bakınız; http://www.canmehmet.com/anglosaksonlar-mukemmel-bir-zamanlama-ile-yahudilere-devletlerini-kurarlar-3.html

(8) Kaynakları için bakınız; http://www.canmehmet.com/amerika-avrupa-satrancinda-israil-ve-iran-piyon-kennedy-sah-ve-mat-midir.html

(9) Kaynakları için bakınız;http://www.canmehmet.com/israil-ve-kurdistan-pkk-dosyasi-israil-en-az-masrafli-parali-asker-peki-pkk-1.html

(10) Kaynakları için bakınız: http://www.canmehmet.com/amerika-israili-parali-askeri-oldugu-icin-mi-koruyor-2.html

(11) Kaynakları için bakınız: http://www.canmehmet.com/amerika-israili-parali-askeri-oldugu-icin-mi-koruyor-2.html

 

 

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*