ABD Neden Geriliyor? Silah İcat Oldu Mertlik, Nükleer İcat Oldu İnsanlık Bozuldu

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

 

ABD Başkanı Nixon : ”Oraya demokrasiyi savunmaya gitmiyoruz, çünkü Kuveyt demokratik bir ülke değildir, o bölgede de zaten öyle bir ülke yoktur. Oraya bir dikta rejimini yok etmeye de gitmiyoruz. Oraya uluslararası hukuku da savunmaya gitmiyoruz. Oraya gidiyoruz ve oraya gitmeliyiz, çünkü bizim hayati menfaatlerimize dokunulmasına izin vermeyeceğiz.” (1)

Amerika’yı bir örnekle daha tanımaya çalışalım:

ABD Eski Dışişleri Bakanı Condeleezza Rice’ın, Washington Post’a yazdığı makaleden: Rice : BOP ile Türkiye ve 22 ülke değişecek.

Başkan George Bush döneminde Dışişleri Bakanı olan Condoleezza Rice, Büyük Orta Doğu Planı (BOP) ile ilgili en çarpıcı açıklamayı ABD’nin Irak’ı işgalinden sonra yapmıştı. Önceleri, ABD’nin güvenlikten sorumlu danışmanı (sonra dışişleri bakanı) Rice’ın, 2003’te Washington Post gazetesinde yayınlanan “Transforming The Middle East” (Orta Doğu’yu Dönüştürmek) başlıklı yazısında, Fas’tan Basra körfezine kadar Ortadoğu’da bulunan 22 devletin yönetim, sınır ve haritalarının değiştirileceğini, Türkiye’nin de bunların içinde olduğunu belirtmişti.

Aba altından sopa gösterdi
ABD’nin 90 yıllık projesini, 2003’te genişleterek ve BOP adıyla yeniden sahneye koyan eski Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, adım adım yürüyen projenin geldiği noktayı ve bundan sonra neler olabileceğini Washington Post’a yazdığı makalede ortaya koydu.

Rice, Orta Doğu’da bölünüşün bitmek üzere olduğunu vurgularken, tek istisna yaptı: Türkiye’de Kürt meselesi!

İsrail’e koruma kalkanı
Rice, BOP ile ilgili en çarpıcı açıklamayı ABD’nin güvenlikten sorumlu danışmanı olduğu 2003 yılında yapmıştı. Rice, ‘Orta Doğu’yu Dönüştürmek’ başlıklı yazısında, Fas’tan Basra Körfezi’ne kadar Orta Doğu’da bulunan 22 devletin rejiminin, sınır ve haritalarının değiştirileceğini, Türkiye’nin de bunların içinde olduğunu vurgulamıştı. Buna göre, ABD bu proje ile kendisine rakip olabilecek muhtemel bir gücün oluşmasını engellemek istemekle birlikte, rakipsiz askeri gücü ve teknolojik imkânı ile Orta Doğu’yu kontrol altına almak istiyor. Bölgede bulunan petrol ve doğal gaz kaynakları üzerinde denetim sağlamanın yanında, İsrail’i koruma amacı da güdüyor.

Politikamız değişmez
26 Temmuz 2006’da İsrail Başbakanı Ehud Olmert’le Kudüs’te bir araya gelen dönemin ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, çantasından BOP dosyasını çıkararak “Yeni Orta Doğu için zaman geldi” demiş,

Türkiye ile birlikte İran, Irak ve Suriye’yi de kapsayan Kürdistan projesi uygulamaya koymuştu.

Barack Obama, 44. Başkan olarak koltuğa oturur oturmaz Wilson’dan Bush’a kadar gelen o haritayı gördü. Bush, ilk parçayı Irak’tan koparıp kuzeyde Kürdistan’ı kurmuştu. Sıranın kendisine geldiğini gören Obama da Suriye’nin kuzeyinden Kürdistan’ın ikinci parçasını koparmak için Esad’ı hedef aldı ve senaryoda figüran rolü verilen Türkiye bataklığa itildi.

Acı gerçek
Dost ve müttefik bildiğimiz ABD’nin Türkiye’ye kurduğu kumpas bunlarla sınırlı kalmadı. Terör örgütü PKK, Bush döneminde, Barzani’nin himayesiyle Kandil’e yerleştirildi, silah ve lojistik destek sağladı, karadan operasyon yapan Mehmetçiğin önü kesildi. Göreve gelen Obama da yine Kandil’i korudu. Bu net ve yalın gerçeklere rağmen Türkiye’den ABD’ye bakan ‘naif uzmanlar’, Obama’nın değiştireceği kaderi beklerken, ABD’nin Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone acı gerçeği hatırlattı : Amerikan politikaları kişiye göre değişmez. ABD’de sandıktan kim çıkarsa çıksın, Türkiye politikası değişmez.” (*)

Yukarıda Eski Başkan Nixon ağzından ifade edilen “Hayati” menfaatler Nedir?

İngiltere Başbakanı Winston Churchill, bunu çok kısa şekilde özetler :

– “Bir damla petrol, bir damla kandan daha değerlidir!”

Amerika neden geriliyor?

“ABD elçisi: ‘Halkbank için uyarımız sonuçsuz kaldı, imparatorluğun çöküşünü izleyeceksiniz !‘. 

Bir grup AB büyükelçisiyle 17 Aralık’ta büyükelçilikte yemekte buluşan ABD elçisi Ricciardone’un, “Halkbank konusunu dile getirmiştik. Sonuç alamadık. Şimdi imparatorluğun çöküşünü izleyeceksiniz” dediği öğrenildi… Kurucuları arasında eski CIA ve MOSSAD başkanının olduğu United Against Nuclear Iran adlı kuruluşunun hazırladığı ve STAR’ın duyurduğu Halkbank raporunda, bu rahatsızlık ayrıntılı bir şekilde dile getiriliyordu. İran’ın Ankara Büyükelçisi Ali Reza Bikdeli’nin sözüyle başlayan raporda, “İran’ın petrol alışverişindeki para transferlerinde kilit olan Halkbank’ın daha da önem kazanacağı” sözleri yer alıyordu.

“…ABD Kongresi’nden çok sayıda parlamenter, bir süre önce Amerikan Dışişleri ve Hazine bakanlıklarına yazdıkları mektuplarla İran devletinin, Halkbank üzerinden yaptığı altın ticaretine karşı önlem alınmasını istemişti.” (2)

Bu habere karşılık;

– “ABD’nin Ankara Büyükelçisi Frank Ricciardone, hakkındaki iddiaları yazılı açıklama ile yalanladı.
Ricciardone, ABD’nin devam eden yolsuzluk operasyonuyla hiçbir şekilde ilgisi olmadığını vurgulayarak, ‘ABD ve Türkiye arasındaki dostluk ve işbirliği iki ülke için de hayati öneme sahiptir. Hiç kimse Türk-Amerikan ilişkilerini böyle asılsız iddialarla tehlikeye atmamalıdır. Böyle bir toplantı yapılmadığı gibi, haberlerde ortaya atılan iddiaların tümü tamamen yalan ve iftiradır’ dedi. (3)

Amerika neden geriliyor?

Amerika’yı ve siyasetini daha iyi anlamak adına aşağıda, 52 yıl içerisinde belirleyici konumdaki  siyaset ve devlet adamlarının görüşü verilmektedir :

1898’de senatör Albert J. Beveridge :

– “Dünya ticareti bizim olmalı, olacaktır ve bunu elde edeceğiz de. Denizleri bizim ticaret gemilerimizle kuşatacağız, büyüklüğümüze yakışır bir filo inşa edeceğiz. Kendi kendilerini yöneten, bizim sancağımızı taşıyan ve bizim için çalışan büyük sömürgeler, ticaret yollarımız boyunca yan yana dizilecektir. Kuruluşlarımız, ticaretimizin kanatları üzerinde sancağımızı dalgalandıracaktır. Ve Amerikan hukuku, Amerikan düzeni, Amerikan medeniyeti ve bayrağıyla, bugüne kadar kan revan içinde olan ama artık Tanrı sayesinde yakında ışıl ışıl olacak kıyılara ayak basacağız. (4)

1945’de, ABD başkanı Truman :

– “Öyle bir zaman gelecek ki, Birleşik Devletler’in ihtiyaç duyduğu pek çok şeyi dışarıdan elde etmemiz gerekecek. Labrador’a ve Liberya’ya gidip, çelik fabrikalarımızın iyi işlemesi için gerekli madeni almalıyız. Bakırımızı dışardan getirtmeliyiz. Arizona’da ve Utah’ta var ama Şili’ninkinden vazgeçemeyiz. Bolivya’da kalay, Endonezya’da kauçuk vardır tabii. Dünyanın diğer kısımlarında ihtiyacımız olan şeylerin bütün listesini de çıkarabilirim”.

Bu ülkeler, oligarşik hükümetlerin aracılığıyla ya da doğrudan alttan idareyle Washington’a elverişli, Amerikan şirketlerinin yoğun olarak yerleştiği, Amerikan finansının ulusal ekonomiyi az çok gizli bir şekilde denetlediği ülkelerdir. (5)

Ve geliyoruz günümüze ve bir İngiliz gazetecinin gözü ile yaşananlara:

…İngiliz gazetesi The Independent’ın dünyaca ünlü Ortadoğu muhabiri Robert Fisk, ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye’ye yönelik yaptırımları ve gümrük vergilerini yorumlayan bir yazı kaleme aldı.

”ABD, Türkiye’ye, adı duyulmamış bir pastör yüzünden ticaret savaşı mı açmış? Tek kelimesine bile inanmam” başlıklı makalesinde Fisk şu vurguyu yaptı:

”Erdoğan’ın gerçek suçları Rusya’dan S-400 füze sistemi satın alması, ABD’nin Kürt müttefiği YPG’ye verdiği desteğe karşı çıkması ve İslamcı savaşçıların silah, cephanelik, füze yüklü şekilde Türkiye üzerinden Suriye’ye akmasına izin vermesidir.”

…’SANKİ TRUMP’IN UMURUNDA’

”Hapse atılan ya da öldürülen masumları zerre kadar umursamayan Trump, bir anda Türkiye’yi iğdiş etmeye çalışıyor ve bunların hepsi Pastör Andrew Brunson ev hapsinde tutulduğu için yaşanıyor” diye çıkışan Fisk, ”Tek kelimesine bile inanmıyorum. Trump, Brunson’ın aylar süren tutukluluğu hakkında pek az ses çıkardı” vurgusu yaptı.

ABD’deki Evanjelik Hıristiyanların bu tutuklamayı ‘Hıristiyanlığın yargılanması’ gibi sunduğunu belirten Fisk, Trump’ın yaptırım kararlarını ve TL’deki değer kaybını aktardıktan sonra şöyle devam etti:

‘İŞTE ERDOĞAN’IN SUÇLARI’

”Fakat makul olalım. Tüm bunlar bir Piresbiteryen pastör nedeniyle mi yaşanıyor? Hayır. Erdoğan’ın asıl suçlarının listesi şöyle: Türkiye’ye, Rus yapımı S-400 füze sistemi alıyor. ABD’nin Kürt müttefiki YPG’ye desteğini kabullenmeyi reddediyor. İslamcı savaşçıların Türkiye sınırından çok sayıda silah, havan topu ve füzeyle akmasına izin verdi. Ki, o dönem Erdoğan’ın eski dostu Beşar Esad’ı devirmeye çalışan ABD’nin buna hiçbir itirazı olmadı. Ardından, bir Rus savaş uçağını Kasım 2015’te düşürmesi —Moskova bunu hemen boykot etti- sonrasında Erdoğan Putin’e yanaştı. Bu şekilde, Ruslar ve İranlılar, Erdoğan’ı Temmuz 2016’daki Gülen darbesi konusunda ilk uyaranlar oldu. Türk ordusunun iç radyo trafiğini dinliyorlardı ve İstanbul’un Sultanı’na haber verdiler.”

SUUDİLERİN GAZABI

Bu listeye, Türkiye’nin İran’a yönelik yeni Amerikan yaptırımlarını kabul etmeyerek Tahran’dan petrol almayı sürdürmesinin Trump’ın planlarını bozduğunu ekleyen Fisk, ”Trump’ın en yakın müttefiklerinden biri olan ve Pastör Brunson’ın benzerleri için din özgürlüğünün hiç var olmadığı Suudi Arabistan da Erdoğan’a öfkeli” hatırlatmasını yaptı. Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın ‘Türkiye’nin İran ve İslamcı militanlarla birlikte şeytan üçgeninin bir parçası olduğu söylediğini’ anımsattı…(6)

www.canmehmet.com

Resim: Web ortamından alınmış, yazı tarafımızdan düzenlenmiştir.

Kaynaklar:

(*)   a) http://www.yenicaggazetesi.com.tr/yine-ayni-tezgah-51745h.htm   b) http://www.yenicaggazetesi.com.tr/abd-kurt-kartini-koz-yapma-pesinde-75998h.htm

(1) ABD Başkanı, Richard Milhous Nixon (d. 9 Ocak 1913, ö. 22 Nisan 1994) Başkan Nixon da şunu tekrarlayacaktır: “Tanrı Amerikalılarla beraberdir ve Tanrı Amerikalılar’ın yönettiği bir dünya istiyor.” Demeç, emekliliğe ayrıldıktan sonra Irak işgaliyle ilgili olarak, 7 Ocak’ta New York gazetesine verilmiştir. Kaynak; “BATI TERÖRÜ”, ROGER GARAUDY. (Daha fazlası için:  http://www.canmehmet.com/amerika-ve-ingiltere-osmanlinin-yeni-devlete-donusturulmesinin-neresindedir-8.html

(2) : 21 Aralık 2013, Cumartesi, 02:28 / Star Gazetesi)  http://haber.stargazete.com/politika/abd-elcisi-halkbank-icin-uyarimiz-sonucsuz-kaldi-imparatorlugun-cokusunu-izleyeceksiniz/haber-819016

(3) : http://haber.stargazete.com/guncel/ricciardone-operasyonla-ilgimiz-yok/haber-819099

(4) “BATI TERÖRÜ”, ROGER GARAUDY. Sahife 83.

(5) A.g.e: Daha geniş bilgi ve kaynaklar için bakınız :  http://www.canmehmet.com/amerika-ve-ingiltere-yeni-devlet-olusumuna-hangi-anlayisla-ve-ne-zaman-dahil-oldular-7.html

(6 https://tr.sputniknews.com/avrupa/201808161034792303-fisk-papaz-krizinin-tek-kelimesine-bile-inanmayin/ 

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*