2023 Avrupa’sının yeni ekonomik devi Türkiye: “ Aaa… Bunları da mı biz üretiyoruz ?” (10)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

 

Körden (Amerika’dan) tokat yiyen şaşıdan (Rusya’dan) medet umarmış. Kurtlar sofrasında yardımlaşma yoktur.

Körden (Amerika’dan) tokat yiyen şaşıdan (Rusya’dan) medet umarmış. Kurtlar sofrasında yardımlaşma yoktur.

 

Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar, Türkiye’nin milli savunma sanayiinde çok ilerleme kaydettiğini ihtiyaç olması halinde, kendi uçak gemisini yerli imkan ve kabiliyetleri ile yapabilecek güçte olduğunu söyledi.

Savunma Sanayii Müsteşarı Murad Bayar ”Tamamı yerli tersanelerde üretilen, dünya standartlarında birçok gemi projesi tamamlanmıştır veya tamamlanmaktadır” diyerek Türkiye’nin uçak gemisi kapasitesi konusunda şunları söyledi:

-”2016 yılı yerli katkı hedefleri doğrultusunda askeri gemilerde, sistemlerden alt sistemlere inildikçe artan yerlilik oranı hem sektörü geliştirmiş, hem de yerli kaynakların yurt içinde kalmasına imkan ve olanak sağlamıştır.

Gelişen sektör ile tasarım kabiliyetleri, ileri mühendislik ve teknoloji birleşerek geçmişte imkansız gibi görülen birçok proje hayata geçirilmiştir.

‘Uçak gemisi yapabilme kapasitesine sahibiz’

Sonuç itibariyle, gelişen denizcilik sektörü ile elde edinilen kazanımlar sonucu ihtiyaç olması halinde Türkiye kendi uçak gemisini ‘Yerli İmkan ve Kabiliyetleri’ ile yapabilecek güçtedir.

Yüzde 90 yerli kaynaklı

Son dönemde Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçları çerçevesinde toplam bedeli 20 Milyar Doları bulan modernizasyon projesi yürürlüğe konulmuş olup, bu projelerin yüzde 90’ının Türk Savunma Sanayiinin katılımıyla hayata geçirilmekte olduğunu belirten Bayar şunları söyledi:

”Yurtdışından hazır alıma gittiğimiz projelerin oranı maliyet bazında yüzde 10’un altına düşmüş bulunmaktadır. Bunlarda dahi, sözleşmelere konulan offset ve sanayi katılımı yükümlülükleri ile sanayimize önemli oranda iş imkanı yaratılmaktadır.

Geldiğimiz nokta itibarı ile, TSK ihtiyaçlarının yerli sanayimiz eliyle karşılanma oranı 2 katına çıkarak yüzde 52,1’e, cirosu 2,7 Milyar Dolara, ihracatı 853 Milyon Dolara, yıllık Ar-Ge harcamaları ise 600 Milyon Dolar seviyelerine ulaşmıştır. Dünyada ilk 100 büyük savunma sanayii şirketi arasında artık bir Türk şirketi de bulunmaktadır.

Halihazırda Müsteşarlığımızca yürütülmekte olan 250’nin üzerinde projenin büyük kısmı 2000’li yıllarda sözleşmeye bağlanmış olup, son birkaç yıl içinde tamamlanma aşamasına gelen veya teslimatı gerçekleştirilen projelerin sayısı hayli fazladır.

Bu çerçevedeki projeler şöyle sıralanıyor:

Radar Elektronik Destek ve Elektronik Taarruz (RADAR ED/ET) Sistemleri Tedarik Projesi, Müşterek Elektronik Harp Simülasyon Sistemi (MEHSİM) Projesi, Tank Taşıyıcı Araç ve Römorku (TTAR) Projesi, KBRN Mobil Arazi Laboratuarı Projesi, Taktik Tekerlekli Araçları (TTA) 2½ Ton Projesi, Taktik Tekerlekli Araçları (TTA) 5-10 Ton Projesi, Taktik Tekerlekli Araçları (TTA) MKKA Projesi, Uzun Ufuk Projesi, MİLGEM Projesi Prototip Gemi Klaslama Hizmeti ve Prototip Geminin Geçici Teslimi, Sualtı Taarruz Timleri Harekatı için İntikal Botları Projesi, Süratli Müdahale Devriye Botu Projesinin, 2011 yılı içerisinde tamamlanması öngörülmektedir.

Ayrıca; Genel Maksat Helikopteri Projesi, Muharip Uçak Geliştirme Projesi, Alçak İrtifa Hava Savunma Füze Sistemi, Orta İrtifa Hava Savunma Füze Sistemi, Mobil Sabit Radar Projeleri, Türk Tipi Hücumbot Projesi, Acil Müdahale ve Dalış Eğitim Botu Projesi, Yüzer Birlikler Sistem Cihaz Donanım Modifikasyonu ve Yenileştirme Projesi, 600 sınıfı Sahil Güvenlik Botları Projesi, Yüksek Frekans Elektronik Taarruz (HF/ET) Projesi, Seri Üretim Radar Elektronik Destek ve Elektronik Taarruz (RADAR ED/ET) Sistemleri Tedarik Projesi, Doğrudan Dizi Geniş Spektrumlu (DDGS) Elektromanyetik Sinyallerin Tespiti ve Karıştırılması Projesi, Hava Platformunda Uzaktan ED/ET Kabiliyeti Kazanımı (HAVA SOJ) Projesi, Radar ve Muhabere Aldatma ve Karıştırma Simülatörleri (RAKAS MUKAS) Tedarik Projesi, Yavuz Sınıfı Firkateyn Yarı Ömür Modernizasyonu Milli Elektronik Harp Suiti Projesi, Araca Monte Multi-Spektral Sis Cihazı (AMMSSC) Projesi, Proje Yönetimi Bilgi Sistemi Projesi. (1)

Koç’tan tek kalemde ‘Cesur’ savunma atağı!

Türkiye’nin özel sermayeli en büyük savunma sanayi şirketi Otokar ve BAE`nin önde gelen yatırım şirketi Tawazun’un girişimleriyle kurulan Al Jasoor adlı şirket, BAE Silahlı Kuvvetleri ile 8×8 taktik tekerlekli zırhlı araç sözleşmesi imzaladı.

Anlaşma, Abu Dhabi’de gerçekleşen Ortadoğu’nun en büyük savunma fuarı IDEX 2017’de duyuruldu.

Milliyet’ten Duygu Erdoğan’ın haberine göre 661 milyon dolarlık anlaşma, Türkiye savunma sanayi için de tek kalemde imzalanan en büyük savunma ihracatı olma özelliğini taşıyor.

TEKNOLOJİ İHRACATI

Otokar’ın BAE’deki kurulu Otokar Land Systems şirketi ile Tawazun’un Heavy Vehicles Industry şirketinin ortak girişim şirketi olan Al Jasoor, BAE Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçları kapsamında geliştirilen 8×8 amfibik zırhlı aracı, BAE’nin halihazırda sahip olduğu üretim tesislerini kullanarak üretecek.

Savunma sanayinde 30 yılı geride bırakan Otokar’ın, 5 kıtada, 30’u aşkın ülkede hizmet verdiğini belirten Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Otokar Yönetim Kurulu Başkanı Ali Koç, bu sözleşme ile Otokar’ın teknoloji ihracatına ve ortak girişim şirketi aracılığıyla yurt dışında üretime başladığına dikkat çekti.

Körfez ülkelerine ihracat yapmakla kalmayıp, Al Jasoor (Cesur) ile yurt dışında üretime başlayacaklarını belirten Koç, “İmzalanan bu anlaşma ile şirketimiz Otokar, savunma sanayiinde artık sadece ürün değil; global ölçekteki bilgi birikimi, mühendislik, Ar-Ge ve teknoloji transferi kabiliyetleri ile de ön plana çıkıyor” dedi.

‘ALTAY’DA SERİ ÜRETİME HAZIRIZ’

Fuarda milli ana muharebe tankı Altay’ın seri üretimi sürecine ilişkin de soruları yanıtlayan Ali Koç, “Otokar’ın ana yükleniciliğinde tasarlanan ve geliştirilen Altay, iki yıldır zorlu testlere tabi tutuldu. Savunma Sanayii Müsteşarlığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından gerçekleştirilen ‘Kabul Testleri’nde son aşamaya gelindi. Şubat ayı sonuna kadar kabul testlerinin tamamlanması hedefleniyor. Otokar, ülkemiz için stratejik öneme sahip Altay tankının seri üretimini de başarıyla gerçekleştirecek yetkinliklere sahiptir. Seri üretim için görevlendirilmeye hazırız. Altay’ın üretimi için görevlendirildiğimiz takdirde ülkemiz savunma sanayisinin ihtiyaçlarını karşılamanın da ötesinde Altay ile de yurt dışına ihracatta önemli bir sayfa açacağımıza ve yeni pazarlara ulaşacağımıza inanıyorum” dedi.

Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu ise, bu sözleşmeyle, Otokar’ın dünyadaki konumunu güçlendirmesinin yanı sıra, Türkiye savunma sanayinin gelişimine hız kazandıracağına inandığını söyledi. (20.02.2017)

ALTAY Tankının Seri Üretimine Hazırız

Türkiye’nin en büyük özel sermayeli savunma sanayi şirketi olan ve Altay Milli Ana Muharebe Tankı Projesi’nin ana yüklenicisi konumundaki Otokar Otomotiv ve Savunma Sanayi AŞ, tankın seri üretimi konusundaki iddiasını ortaya koydu

Otokar’ın ana yükleniciliğinde tasarlanan ve geliştirilen Altay Tankı, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçları doğrultusunda, milli imkan ve kaynakların kullanıldığı bir proje olma özelliği taşıyor.

Tasarım, prototipleme ve kalifikasyon projesi olan Altay sayesinde Türkiye, fikri mülkiyet hakları kendisine ait olan bir ana muharebe tankına kavuşmakla beraber, karada giden en komplike aracı tasarlama ve üretme altyapısına da sahip olacak.

“Göreve hazır bekliyoruz”

Otokar Otomotiv ve Savunma Sanayi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Koç da savunma sanayisine yönelik faaliyetleri ve Altay Tankı’nın seri üretimine yönelik değerlendirmesinde, şirket olarak savunma sanayinde 2015’te yurt içi ve yurt dışından aldıkları siparişlerin üretimlerine odaklanacaklarını ancak ihracat konusundaki çalışmalarına da hızla devam edeceklerini belirtti.

Tankın seri üretimi için, “Bu görev için alt yüklenicilerimizden işçilerimize kadar tüm insan kaynağımız, deneyimimiz, kabiliyetlerimiz ve ülkemiz için en iyiyi sunma tutkumuz ile göreve hazır bekliyoruz” ifadeleri kullanan Koç, şunları kaydetti:

“Türkiye’nin en büyük kara sistemleri projesi olan Altay Tankı’nda ise görevlendirildiğimiz takdirde üzerimize düşen tüm yükümlülükleri en yüksek hassasiyet ve istekle yerine getirmeye hazır olarak bekliyoruz. Özellikle dost ve müttefik ülkelerin Altay Tankı’na gösterdiği ilginin, uzun vadede Türkiye savunma sanayisi ihracatına da olumlu etki yaratacağına inanıyoruz.”

ALTAY TANKI

“Altay Tankının Genel Özellikleri”

Tankın üzerinde ana silah olarak 120 mm’lik 55 kalibre top yer alıyor. Altay’ın yeni nesil atış kontrol sistemi, hareket halindeki hedefleri de yüksek isabet oranıyla vurabilmesine imkan sağlıyor. Ayrıca tankın, meskun mahal ve ateş destek ihtiyacına yönelik uzaktan kumandalı silah sistemi ve 7,62 milimetrelik kule makinalı tüfeği bulunuyor. 1.500 beygir gücündeki motorla azami 70 km hız yapabilen ALTAY tankı, bor karbür esaslı henüz bilinmeyen kompozit/reaktif bir zırh sistemine sahip.

Tank, her türlü tehdide karşı mürettebatın kimyasal, biyolojik, radyoaktif ve nükleer tehditlerin bulunduğu ortamlarda görev yapmasına olanak sağlayan sistemlerle korunuyor.

Yaşam Destek Sistemi, İlave Mayın Koruma Kiti, Yardımcı Güç Grubu, Lazer Uyarı Sistemi, 360 derece Durumsal Farkındalık Sistemi, Altay’ın önemli unsurları arasında yer alıyor…”

Milli Savunma Duyuru

Sitede, Savunma Sanayi sektörüyle ilgili yerli firmaların milli imkânlarla geliştirdiği ürün ve projeleri görsel ağırlıklı olarak sizlere tanıtacağız.

Milli Savunma Sanayi’nin gelişmesi ile ülkemiz tam bağımsızlık yolunda önemli bir adım atmış olacaktır. Silahını, teknolojisini kendi üretemeyen, kendi ayakları üzerinde duramayan bir ülke, her zaman başka bir ülkeye veya örgüte muhtaç demektir. Biz özelliklede coğrafi konumumuzdan dolayı kendi göbeğini kendi kesebilen bir ülke olmak durumundayız. Üstelik bu gelişmeler sadece Savunma Sanayi alanında değil, bilim ve teknoloji alanında da bizi ileriye taşıyacaktır.

Günümüzde kullanılan birçok teknoloji, savunma sanayi alanında yapılan araştırmalar neticesinde elde edilmiştir. Türk Savunma Sanayi firmaları Ar-Ge faaliyetlerine yoğun bir kaynak ve zaman ayırarak, milli savunma sanayimizi hak ettiği yere çıkarmalıdır. Sizlere güveniyor ve canı gönülden destekliyoruz. (2)

Şimdi sormanın tam sırası olmalı

Araplar bizi arkadan vurdu” iddiası, biliriz ki, Bir İngiliz-Fransız cinliğidir  Bu ifadelerle Arap kardeşlerimizin bizlerle arasına kin ve nefret tohumları ekerek ve bağımızı kopararak bizleri karşılıklı olarak yalnızlaştırmaktır.

1974 Kıbrıs harekâtı sırasında Batının silah, yedek parça ambargosu karşısında Libya lideri Kaddafi’nin bize gönderdiği malzemelerini, kendisinin de uçağa sırtında taşıdığını kaç kişi bilmektedir? Özellikle de, 1910’lu yıllarda İtalyanlarla çarpışmamızda Libyalı kardeşlerimizin büyük fedakârlılıklarını?

Veya Çanakkale Savaşlarına Mustafa Kemal’in komuta ettiği kuvvetlerden 3 alaydan ikisinin Arap kardeşlerimizden oluştuğunu ve Çanakkale şehitliklerinde, bizlere yardımları sırasında şehit olan Arap kardeşlerimizin de yattığını?

Bir aşiretin ihanetini, 265 Milyon Araplara yayarak bu ülkeye büyük düşmanlık yapanlar ile

Tarihimizi bize kasıtla yanlış öğretenleri bir kez daha kınıyorum.

Devam edecek

-Gözbebeğimiz şirketlerimizi saymaya başlayalım
www.canmehmet.com

(1) 7 Mayıs 2011, Cumhuriyet, daha fazlası için bakınız: http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/diger/246226/_Turkiye_ucak_gemisi_bile_yapabilir__.html

(2)http://www.millisavunma.com/news/altay-tankinin-seri-uretimine-haziriz/

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*