30 Ağustos, Lozan Ve PISA Matematik-Fen Sınavlarının Ortak Noktası Nedir (1)

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

 

 

Singapur, 2015 PISA Birincisidir. Başarılarının nedenlerine geçmeden İngilizlerin başarılı olma konusunda bir yöntemini aktaralım. İngiliz Hariciye Vekaleti İngiliz sporcularını uzun yıllar kazanamayacakları yurtdışı yarışmalarına katılmalarına izin vermemiştir.

Bunun arkasında ana neden, halkın alınan olası yenilgiler karşısında, kendilerine olan özgüvenlerini kaybetmeleridir.

Çok okuyan dolayısıyla çok iyi siyasetçi olan İngilizler bilirler ki, kişi, toplum ve bir devlet kendine olan güvenini kaybettiğinde, kendine göre güçlü olana gönüllü sömürge olmaktadır.

Burada şu soru gündeme gelmelidir: Neden batı medyasından beslenen (kimi) medyada sürekli olarak batılıların her konuda üstün, başarılı; Bizlerin (İslam Ülkelerinin) başarısız, geri kaldığı vurgulanmaktadır.

Burada kesinlikle bir art niyet psikolojik savaş vardır.

Ve aşağıdaki sözler ne amaçla söylenmektedir?

 -“Türk halkının yüzde 60’ı aptal.”

-“Türklerin yüzde 80’inin aptal olduğunu kimlerin iddia ettiğini biliriz.

Düne kadar toplu iğne yaptırılmayan bu millet, ne oldu da İnsansız ve silahlı hava araçlarının yanında yüksek teknolojik araçlar üretmeye başladı?

E v e t   ne   d e ğ i ş t i?

Öğrencilerimiz, uluslararası PISA Matematik ve Fen Sınavlarına katılmakta ancak başarısız olmaktadır. Kimse neden şunu sorgulamamaktadır?

Öğrencilerimiz, okul ve eğitim-öğretim sistemimiz, bu sınavların başarı ölçülerini desteklemekte midir? Ülke şartlarımız bu hedeflerle örtüşmekte midir?

Çocuklarımıza adeta İngilizce öğretimini dayatıyoruz?

Tüm öğrencilerimizin İngilizce öğrenmesi ne kadar gereklidir?

Bunların hepsi, İngilizce öğrendiklerinde birer akademisyen olarak: İngiliz-Amerikan kütüphanelerinde araştırmacı mı olacaklardır?

Biz çocuklarımızdan biliyoruz, Anadolu liselerinden mezun olmalarına rağmen İngilizce ve İtalyancayı işyerimizde, işimizden dolayı öğrendiler. Daha açık ifade edilirse, eğer, dış ticaretle uğraşmasaydık, okulda (sözde) iyi eğitim almalarına rağmen İngilizce konuşamamaktadırlar.

Bu durum, gerçeğinde çok zeki olan öğrenciler üzerinde kendine güvensizlik, İngilizlere-Amerikalılara karşı bir eksiklik! hissetmeyecekler midir?

Singapur ve Eğitimine geçmeden, neden bir hedef olarak Osmanlı İmparatorluğu’nun üstün yönetim yeteneğini gençlerimizin önüne konulması gereğini de hatırlatmış olalım.

Singapur, uluslararası (PISA 2015) fen, matematik sınavlardan en başarılı ülke olurken; Türkiye fende 52’inci, matematikte 49’uncudur. Singapur’u tanımak adına önce bir devlet olarak Singapur kısaca tanıtılacak, sonra başarılarının sorgulamasına geçilecektir.

Singapur:

-Devlet Oluşu :29 Ocak 1819

-Birleşik Krallık ‘tan bağımsızlık kazanması: 31 Ağustos 1963

-Malezya’ya Katılışı:16 Eylül 1963

-Bağımsızlık kazanması: 9 Ağustos 1965

-Yüzölçümü : 719,9 km2

-Nüfus : 5,469,700

-GSYİH 2008 tahmini, Toplam :181,939 milyar  USD.

-Kişi başına : 38.972 USD.

Türkiye :

-Devlet Oluşu : 1299

-Birinci Dünya Savaşı/TBMM Hükümeti: 23 Nisan 1920

-Yüzölçümü : 783.562 km2 (1451 yılından evvelki döneme yakın)

-Nüfus : 81.000.000

-GSYİH 2006 tahmini, Toplam : 900 milyar  USD.

-Kişi başına : 11.000 USD.

Yukarıdaki verilere göre nasıl oluyor da bir vilayetimiz kadar küçük olan (yeni) bir devlet, bizden daha nitelikli öğrenci yetiştirebiliyor?

Nerede kaldı bizim devlet birikimimiz; asırlarca bir dünya devleti olmamızın getirdiği zenginlikler?

Singapurlu öğrenciler Matematik ve Fen eğitimde nasıl başarılı oldular?

“…Başarılı ülkelerde her şeyden önce, öğretmen niteliği çok yüksek; öğretmen yetiştiren kurumlara yalnızca en başarılı öğrenciler alınıyor, öğretmenler öğrenim programının oluşmasına doğrudan katkı sağlıyor ve kendilerini sürekli geliştiriyor. Başarılı ülkelerin diğer sırrı da araştırma temelli öğretim yöntemleri kullanılmaları ve okul öncesi eğitime katılımın yüksek olması.

…Öğretmen yetiştiren kurumlara nasıl öğrenci seçildiğinden başlamak gerekiyor. Singapur’da bu kurumlara ilk üçte birlik dilimde yer alan öğrenciler alınıyor. Bu öğrencilere, lisans eğitimleri süresince yoğun bir pedagojik bilgi ve uygulamaya dönük dersler veriliyor. Singapur’un tanımladığı bir öğretmen modeli var; yansıtıcı-uygulayıcı öğretmen.

Nedir yansıtıcı-uygulayıcı öğretmen?

Bilgisini uygulamaya yansıtabilen öğretmen… Bir şeyleri bilmekle, düşünmekle yetinmeyip, bunu yansıtan öğretmen.

Singapur’da öğretmenler uzun bir kariyer yolu tasarlayarak gelişimlerini sürdürüyorlar. Sürekli öğrenmek, sürekli gelişmek üzerine bir sistem inşa edilmiş durumda. Yoğun meslektaş işbirliği, gelişim seminerlerine katılım sözkonusu. Bu seminerler, öğretmen yetiştirme sisteminin bir parçası. Öğretmenler katılırsa katılır, katılmazsa katılmaz biçiminde keyfi bir sistem değil. Öğretmenlik kariyerinin olmazsa olmaz basamaklarından birisi, öğretmenlerin kendilerini yetiştirmeleri için diğer öğretmenlerle kurdukları işbirliği ağları.. Öğretmen yetiştirme programları, ayrıca yoğun bir biçimde uygulamaya da yönelik. Bu da pratiğe yönelik derslerin lisans sürecine yayılması demek.

“Singapur’da öğretmen yetiştirme sisteminde staj çok önemli”

Nasıl?

Birinci sınıftan itibaren pratiğe yönelik dersleri var. Öğretmen adayları ilk iki yılı derse girmeyerek, ama okulu gözlemleyerek, öğretmene yardım ederek tamamlıyor. Üçüncü sınıfta derse girmeye başlıyorlar. Dördüncü sınıfta da öyle. Türkiye’deki gibi dördüncü sınıfta değil, bütün lisans programlarında bütün sınıf katagorilerinde staj var. Ama Singapur’da birinci sınıftan itibaren öğretmen adayı sınıfın havasını soluyor. Sınıf ne demek, sınıf nasıl kontrol edilir bunları öğrenmiş olarak mezun oluyor.

…Estonya örneğini de es geçmemek lazım. Singapur, PISA’da zaten öndeydi ama Estonya fark ettirmeden çok fazla reform yaparak hızlı bir ilerleme kaydetti. Onlar da Singapur gibi öğretmenlerine çok fazla özerklik verdi. Bunu reformlarla pekiştirdi. Öğretmenlerin durumunu değerlendiren TALİS 2013 araştırmasında (Türkiye bu araştırmada yoktu) Singapur ve Estonya’nın öğretmen profesyonelliğinde ilk üç sırada yer aldıklarını görüyoruz. Singapur ve Estonya’nın PISA’da ilk dörtte yer alması, öğretmen profesyonelliğinde de ilk üçte yer almasıyla ilişkili.

“Öğretmenlerin öğretim programının yaratıcısı”

Öğretmen özerkliği ne demek?

Öğretmenlerin yetki sahibi olması… Türkiye’de merkeziyetçi bir sistemden söz ediyoruz. Öğretmenlerin sınıf içindeki uygulamalarda materyal geliştirmesi öğretim programına müdahale etmesi, geliştirmesi… Oysa Türkiye’de öğretmen hazır bir öğretim programının uygulayıcısı gibi görülüyor. Hâlbuki yüksek performans gösteren ülkelerde öğretmenler, öğretim programlarının aynı zamanda yaratıcısı. Mesela Estonya ve Finlandiya öğretim programlarının geliştirilmesiyle ilgili öğretmenlere aktif rol veriyor. Ulusal bir program çerçevesi elbette var. Ancak öğretmenler toplanıp, kendi aralarında tartışıp öğretim içeriğini belirliyor. Nasıl öğretim uygulayacaklarını belirliyor. Ama, Türkiye’de bu hazır olarak verildiği için öğretmen öğretim programını özümseyemiyor. İnisiyatif kullanması zor oluyor. İnisiyatif kullanmak belli bir beceri gerektirdiği için hem yeterlilik hem özerklik verilmeli. Özerklik yeterlilik olmadan uygun bir çözüm değil. O yüzden öğretmenin yetki alanı geliştirilmeli ama bu yetkiyi kullanabilecek nitelikte öğretmen yetiştirilmesi çok önemli.

Öğretmen maaşları nasıl?

…Finlandiya’ya baktığınızda oralarda öğretmenler, doktorlar kadar maaş alıyor. Zaten bu toplumsal statüyü etkiliyor. Öğretmenin okul dışındaki zamanının kalitesini etkiliyor….”(1)

Singapur’un (görünür) başarısı özetle:

-Öğretmen yetiştiren kurumlara yalnızca en başarılı öğrenciler alınıyor,

-Öğretmenler öğrenim programının oluşmasına doğrudan katkı sağlıyor ve kendilerini sürekli geliştiriyor.

-Singapur’un tanımladığı model ; yansıtıcı-uygulayıcı öğretmen.

– Singapur’da öğretmenler için staj çok önemli ve sürekli

-Öğretmenin yetki alanı geniş ve öğretmenler bu yetkiyi kullanabilecek nitelikteler

-Öğretmen maaşları yüksek (doktorlar kadar maaş alıyorlar)

www.canmehmet.com

Devam edecek

Resim: Web ortamından alınmış, yazı tarafımızdan hazırlanmıştır.

Kaynaklar:

(1)Türk Eğitim Derneği’nin düşünce kuruluşu olan TEDMEM’in eğitim uzmanı Derya Şahin İpek. Daha fazlası için bakınız:

http://www.aljazeera.com.tr/al-jazeera-ozel/singapur-egitimde-nasil-basarili-oldu

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*