13 Haziran sabahı yeni Türkiye’de uyanacak, ortada ne CHP, ne de MHP’yi göreceğiz

Önceki Yazı
Sonraki Yazı

1648 İngiliz Devriminden bu yana ülkelerdeki değişimi gerçekleştirenler ne kralın ordularıdır, ne de diktatörlerin zulmü, işkenceleri. 1648 İngiliz, 1789 Fransız, 1917 Ekim devrimi ile, 1985 Rus Glasnost, “Açıklık” politikaları, 2010-2011 Cezayir (Arap halklarının) hareketlerinin tetikleyicisine bakıldığında, temelindeki isyan nedenlerinin birbirine çok benzer oldukları görülmektedir.

-1648 İngiliz devriminde, Kral ve soyluların ülke gelirinin büyük bir kısmını aralarında paylaşmaları ve ağır vergiler vardır.

-1789 Fransız devriminde, orta sınıf halkın ülke gelirinden yeterli pay alamaması, ağır vergiler karşısında ezilmesi ve ülkede yolsuzlukların çoğalması etkendir.

-1917 Rus Ekim devriminin arka planında; halkın üzerindeki ağır baskı sonucu ülkenin adeta bir hapishaneye dönüştürülmesi, savaşların sonucu oluşan ekonomik çöküntü ve yoksulluklar…

-1985 Rus Glasnost, “Açıklık” politikaları nelerin sonucunda bir ihtiyaç haline gelmiştir? “ülkedeki ekonomik sorunların içinden çıkılmaz hal alması, baskı ve yoksulluk, bunların sonucu halkın çıkış noktası olarak, fikir ve ifade özgürlükleri görmesi, talep etmesi vardır.

2010-2011 Cezayir (Arap halklarının) hareketlerine bakıldığında da isyanların nedenleri olarak, düşünce ve ifade özgürlüğünün olmaması, yönetimin halkın üzerinde aşırı baskı oluşturması, yolsuzluklar, bozuk ekonomik düzen sonucu oluşmuş yoksulluk görülecektir.

Özetlersek;

-Haksız gelir dağılımı, Ülke gelirinin birkaç kişi arasında paylaşımı,

-Halkın düşünce ve ifade özgürlüğü taleplerine olumlu cevap verilmemesi,

-Baskı rejimlerinin halkın her türlü isteklerine kulaklarını kapatması…

CHP bir siyasi parti değildir.

Bu nedenle hiçbir zaman halkla işi olmamıştır.

Halkın talepleri umurunda değildir.

CHP’nin tek derdi düşündüğü sistemi dayatmaktır.

Peki, MHP siyasi parti midir?

Eğer, olsa idi…

Sistemin değil, halkın derdinin derdinde olurdu…

Nasıl yani?

Bir Dalan…

Bir Alan…

Bir de bilen!

Gerisi mi?

Külliyen yalan…

Cihaner, Haberal, Alan, Demirel, Kılıçdaroğlu, Bahçeli, Küçük, Doğan…

Yok aslında birbirimizden farkımız…

Ama biz Milliyetçiyiz!

Atmacayı vurdular bir avuç kanı için!

Yani…

Yanisi şudur;

13 Haziran sabahı yeni bir Ülkede gözlerimizi açacağız…

Eğer, İktidardaki hükümet gerçek manası ile sivil bir anayasa yapılmasına öncülük etmez, düşünce ve ifade özgürlüğünü beşiğe koyar sallarsa…

Kısa vadede bir erken seçim bekleyebilirsiniz…

“Hadi be…” Diyeceklere,

-Halk zenginliğini, özgürlüklerin ve demokrasinin içerisinden doğduğunu gördü mü?

Gördü…

– Bu durumda dağdan yuvarlanan çığ misali, çığ’ın, halkın istekleri önünde durabilirseniz mesele yok…

-Tabi çığın altında kalmazsanız…

Önceki yazılarımızda,

-“Çömlek çatladı sızdırmaya başladı” demiştik…

-Şimdi de diyoruz ki,

-Çömlek dağıldı…

-“Akşam oldu hamam, herkes köşesine tamam.”

Konu ile ilgili görüşlerinizi belirtebilirsiniz. Görüşleriniz için tıklayınız

Yorumlar

Yorumlar

Leave a comment

(required)

(required)


SPAM ENGELLEME SORUSU

*